Siyasi partiler bir biriyle,
Siyasi partilerin iç işlerinde,
Sivil toplum kuruluşları,
Yerini sağlamlaştırmak isteyen bürokratlar,
Ve en önemlisi kamuoyunun nabzını tutan yazılı ve görsel basın aleminin hepsi bir biriyle kavgalı,
AK Parti’de ki zamansız ayrılık rüzgarları,
MHP içerisinde sonucu nereye gideceği bu hafta Yargıtay’ın vereceği kararla belli olacak büyük çekişme,
Henüz alevlenmeyen ama içten içe başkaldırıların olduğu CHP’deki kavgalar,
Tüm bu tabloya baktığımız zaman, ülkenin içerisinde bulunduğu bu sıkıntılı durumu aslında yadırgamamak gerekir.
Bu tablo sebebiyle;
Kilis’te hemen her gün yanı başımızdan teröristlerin attığı roketlere havadan karşılık veremiyoruz,
IŞİD, PKK ve PYD ülkenin her tarafında hareket kabiliyetini ortaya koyuyor ve bu pisliklerin saldırıları vesilesiyle bacasız fabrika olan Turizm bitti, ekonomik ve sosyal hayat ise felç oldu.
Neden?
Nedeni gayet basit ve açık,
Nedeni;
Siyaset alemi, batılı tarzındaki siyaset anlayışını ortaya koyamıyor da ondan.
Tam olmasa da batılı siyaset anlayışı, o ülkelerin vergi sistemindeki anlayışla paralel bir noktada.
Bilindiği gibi batı aleminde vergide usulsüzlük yaptığı tespit edilen kurumlar, devletin vereceği cezalarla hayatları biter.
Örnek mi?
Geçmişte İngiltere’de Asil Nadir’in başına gelenler en somut örnektir.
Düşünebiliyor musunuz, hakkında soruşturma dosyası bulunan milletvekilleri için 600 dosya meclise gönderilmiş.
Şimdi düşünüyorum, acaba batılı ülkelerde hakkında bu kadar dosya olan milletvekilleri var mı?
İşte sıkıntı burada,
Bu dosyaların önemli bir bölümü eminim yolsuzlukla ilgili dosyalardır,
Oysa bu vekiller;
Milletin ekonomik ve sosyal statüsünün, huzur ve güveninin sağlanması için milletvekili olduklarını, hem de şeref ve namusları üzerine yemin ederek göreve başlamışlardı.
Türkiye bu gün bir bocalama dönemindeyse, ekonomik olarak ciddi tehlikelerle karşı karşıyaysa, hukuka olan güven bitme noktasına gelmişse, bunun temelinde siyasetin millet için değil, kişilerin ikbali için yapıldığı için olmuştur.
SONUÇ OLARAK
Bu bıkkınlık veren, tahammül sınırlarını aşan gelişmelerin tek çözüm yolu, Hakk’ın tezahür etmesinin sigortası olan HUKUK sisteminin, tıpkı ABD’de ve batılı ülkelerde olduğu gibi siyasetin üzerinde hareket etmesiyle gerçekleşebilir.
Aksi takdirde, gelecek hiç te iyi gözükmüyor,
Bu gidişle millet, siyasilerin faturasını ödemeye devam eder.