Teşhis ve intak

Dr. Ömer ULUÇAY

11 Mayıs 2016 Çarşamba 06:00

Edebi-teşhis; bir edebi sanat türüdür. İnsan dışındaki varlıkları insan özelliğiyle donatma, kişileştirme ‎sanatıdır. Edebiyat ‎dışında hitabet sanatında (retorik), görsel sanatlarda, dini metinlerde vs. De kullanılır.‎

Tıbbi‎-‎Teşhis, ‏aynı zamanda bir tıbbi kelimedir‏, ‏hastalığı tanımak anlamındadır‏. ‏Bunda da olayı‏, ‏sırrı anlamak‏, ‏saklı olanı bilmek‏, ‏bilineni sınıflandırıp anlatmayı ve anlaşılmasını kolaylaştırmak ‎vardır‏. ‏Teşhiste gözlem şart olduğu gibi‏, ‏sorgulamak‏, ‏görünenleri bağdaştırmak ve böylece bir ‏sonuca varmak demektir‎. ‎Bu her zaman mümkün olmaz‎, ‎cevaplanmamış soru ve sorunlar ‏olabilir‎. ‎Bunun için de araştırma‎, ‎yardımlaşma gereksinimi vardır‎.‎

Edebi Teşhiste‎, ‎herşey insanileşmekte‎, ‎başta konuşmakta ve sonra da insani davranışlarda ‏bulunmakta‎, ‎insan dışı bir varlık olarak kendisini‎, ‎özelliklerini‎, ‎gelişmesini‎, ‎çektiklerini dile ‏getirmekte ve insanın sorduklarına cevap vermektedir‎. ‎İnsan neleri sorar‎? ‎hemen yine soralım ‏ki insan neleri sormaz‎? ‎Anlaşılıyor ki insan herşeyi sorar‎. ‎Dağa‎, ‎taşa‎, ‎açan çiçeğe‎, ‎rüzgara‎,‎‏ ‏börtü‎-‎böceğe‎, ‎dağa‎,‎‏ suya‎, ‎kuyuya‎, ‎aynaya‎, ‎ay‎-‎güneş ve yıldızlara kapılmış çer‎-‎çöpe‎, ‎uçan ‏kelebeğe‎, ‎gaklayan kurbağaya‎, ‎kartala‎, ‎aslana‎, ‎arıya‎,‎‏ karıncaya vd neler sormaz ki‎?‎

İşte doğanın sırrına vakıf olmak amacını güden‎, ‎sorunlarına cevap arayan insanoğlu‎, ‎kendi ‏dışındaki yaratıklara, insani özellik olarak söz söyletmekte‎, ‎onları konuşturarak aynı cevherden ‏olduklarını vurgulamaktadır‎.‎Bu edebi sanatın adı ‏‎"‎Teşhis ve intak‎"‎tır‎.‎‏ ‏

İntak, ‏konuşturmaktır. Konuşma yeteneği olmayan varlıkları konuşturma sanatıdır. Genellikle teşhis ‎sanatı ile birlikte kullanılır. Yalnız başına kullanıldığı da olur. ‎

Teşhis‎-‎İntak, ‏Kur‏'‏an‏-‏da da vardır‏, ‏hayvanlar konuşturulmaktadır‏.‏Böylece bu söz sanatı adeta ‎kutsanmış‏ olmaktadır‎.  ‎‏ ‏

Teşhis ve intak ile‎, ‎insanlar söylemekten zorlandıkları‎, ‎korktukları konuları‎, ‎hayvan öyküleri ile ‏rahatça anlatabilmektedirler‎. ‎Buna ‏‎"‎fabl‎" ‎denilmektedir‎.‎Canlı-cansız varlıklar dile gelmektedir‎.‎

‏"‏bu sanatlar heyecana bağlıdır, insan bazen bir duygu sağanağı altında kalır. Çok üzülür veya sevinir, işte ‎insanı saran böyle duygular onun çevreye ve diğer varlıklara da bu duyguları vermesi, onları da kendi ‎ruhuna ortak etmesi sonucunu doğurur. Duygula­rımız insan dışı varlıklarda da görünmeye başlar. Söz ‎konusu varlıklar insana (bize) benzerlik kazanırlar. Eserde o varlıkların isimleri geçer ama bunlar ‎özellikleri bakımından tamamen insan gibi ele alınırlar.‎

‎"Teşhis'in bir derece ilerisi intak’tır. Heyecanın etkisi biraz daha yükselirse, bu varlıklar sadece insanî ‎özellikler taşımakla kalmayıp, bizim duygularımızı söylemeye de başlarlar. Yani konuşurlar. İşte bu ‎noktada intak sanatı meydana gelir. Her iki sanat da kelimelerin manalarına dayalı olarak ‎yapıldıklarından mana sanatları bölümünde sayılırlar"‎ ‎.‎

‎*‎

Teşbih (benzetme) sanatı özellikleri-türleri

Teşbih (benzetme) : anlatımı güçlendirmek amacıyla, aralarında ortak nitelik bulunan iki varlık ya da ‎kavramdan, güçlü olandan zayıf olana aktarma yapılmasıdır.‎

Benzetmenin dört öğesi vardır:‎

‎1. Benzeyen ( b ) : özellikçe zayıf olan

‎2. Kendisine benzetilen ( kb ) : özellikçe güçlü olan

‎3. Benzetme yönü ( by ) : aktarılan özellik‎

‎4. Benzetme edatı ( be ) : gibi, kadar, sanki, güya, misal, andırmak.‎

Bunlardan ilk ikisi benzetmenin asıl öğeleridir. Benzetme yönü ve benzetme edatı yardımcı öğelerdir. ‎Yardımcı öğeler kullanılmadan da benzetme gerçekleşebilir. Benzetme, açık-kapalı, uzun-kısa olabilir. ‎Bazan tek sözcük benzetmeyi tamamlar (ceylanım geldi. Gülün kokusu var).‎

‎*‎

Description: http://www.okultesti.com/images/slayt/Slayt56-Metinlerin_Siniflandirilmasi_Kavram_Haritasi1.GIF

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.