AK Parti kongresinin düşündürdükleri

Doğan Gülbasar

24 Mayıs 2016 Salı 06:00

Demokrasilerde seçim vazgeçilmez bir unsurdur. Seçim yoksa demokrasi de vardır. Ancak seçim tam bir demokrasi için tek başına yeterli değildir.

Seçimle yönetime gelen kişi ya da partinin her istediğini yapması demokrasinin gereği değildir. Demokraside kurumlar ve kurallar vardır. Halkın çoğunluğunu sağlayan kişi ya da partinin her istediğini yapmasına izin vermez demokrasi.

Seçimle iş başına gelen kişi ya da parti demokrasinin kurallarına uymak, kurumlarına saygı duymak zorundadır. Demokrasi çoğunluğun yönetimde olduğu ancak azınlığın da haklarının korunduğu sistemin adıdır.

Ayrıca demokrasilerde demokratik yollarla iş başına gelen kişi ya partinin demokrasiyi yok etme özgürlüğü yoktur.

Yani kimse, “Ben seçimle işbaşına geldim ama demokrasiye inanmıyorum bu yüzden bu sistemi değiştiriyorum” diyemez.

Derse de o sistemin adına demokrasi olmaz.

15 yıldır Türkiye’yi yöneten AK Parti her ne kadar “İleri demokrasiyi getirdik, vesayeti ortadan kaldırdık” dese de, demokrasimiz geri gitmiş, kaldırılan vesayetin yerini daha otoriter bir vesayet almıştır.

Bunu AK Parti’nin son kongresinde de gördük.

Demokratik yöntemle göreve getirilen Ahmet Davutoğlu geldiği gibi gitti.

Yani işaretle...

Aldığı o oranlarını kutmasak için sürekil “Milli İrade”den dem vuran AK Parti’nin milli iradeye ne kadar önem verdiği de ortaya çıktı. Zaten bunu 7 Haziran’da da görmüştük. İstedikleri sonuç çıkmayınca, “Ben oynamıyorum, yarış yeniden yapılmalı” diyerek milli iradeye saygılarını göstermişlerdi!

Sanırım AK Parti anlayışı için milli irade sadece kendi lehlerine tecelli ettiğinde önem kazanıyor.

AK Parti’de atanan tek adayın seçilmesinin “demokrasi şöleni” gibi sunulması da traji-komik bir durumdur. Salona sandık konması demokrasi anlamına gelmiyor. Yarın bir gün Reis, “Ben bu partiyi kapatıyorum hadi kongreyi toplayın” dese bunlar yine şölen havasında kapatma kongresini toplarlar.

Demokrasi kuvvetler ayrılığına saygı duyulduğu, her türlü inanca yaşam hakkının verildiği, insanların alt kimliklerin dolayı ötekileştirilmediği, farklı düşüncedeki insanların varlığının kabul edildiği rejimin adıdır.

“Tek tipçi” anlayışla demokrasi bir arada olamaz.

Benim demokrasi anlayışım budur.

Ya AK Parti’liler demokrasiyi yanlış biliyor.

Ya da ben...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.