Birçok arkadaşım bu günlerde beni eleştirdiğini zannederek şöyle diyor; “Neredeyse AK Parti’nin yaptıklarını savunacak duruma geldin.”
Hatta – ne ilgisi varsa – şunu da söylüyorlar: “Ulusal Kanal ve Aydınlık, artık Erdoğan’ın yaptıklarını savunuyor…
Birincisi ben ne Ulusal Kanal’ın bir temsilcisiyim ne de Aydınlık Gazetesi’nin bir sözcüsüyüm. Basında en temiz ve en kirlenmemiş gördüğüm 3-5 yayın organından biri olduğu için takip ediyorum.
Ben şahsım olarak Araştırmacı Yazarım ve sade bir yurttaş’ım… Yanıtımın bu sıfatla yapıldığının kabul edilmesin, rica ediyorum.
*
SAVUNDUKLARIM
Yazdıklarım “Yeni Adana Gazetesi”, “Çukurova Press Gazetesi”, “5 Ocak Gazetesi”’nin ve nihayet “Adana Medya Gazetesi”nin arşivlerinde bulunmaktadır. Sadece bu kadar mı? Hayır!
Özellikle Çukurova TV, Metro Tv, Kanal A ve Akdeniz TV’nin arşivlerinde yüzlerce kez konuk olduğum programlarda söylediklerim arşivlerde durmaktadır.
Orada ne diyordum:
“Ergenekon Düzmece” “Ergenekon TSK’ne kurulmuş bir Kumpastır…”
“Fetullahçı örgütün faaliyetleri Türkiye için tehdittir”
Başka ne demiştik; “Açılım bir BOP Projesidir.”
“Doğudaki sorun “Kürt Sorunu” değildir. ABD ve AB’nin Türkiye’yi bölme planıdır…”
Başka ne demiştik: “Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır” deniştik.
“Tarih nasıl gelişirse gelişsin sonunda bu gerçeklikler ortaya çıkacaktır...” demiştik.
OLANLAR
Ergenekon’un bir kumpas olduğu anlaşıldı. O dönem cezaevine konan askerler, şimdi Türkiye’yi savunmak için güvenlik güçlerinin en kritik birimlerinde görev yapmaktadır.
Kim kimin çizgisine gelmiş?
“Fetullahçı Örgütün” ne olduğu anlaşılmış ve tedbir alınmıştır. ( Bu anlamda aynı Ergenekon’da yapılan hata gibi, suçu günahı olmayanlar da ceza almaktadır. Ergenekeon Olayında bu tutuma ne kadar karşı çıkmışsam Fetullahçı Örgüt konusunda da kurunun yanında yaşın da yanmasına karşı çıkmaktayım.)
Açılım konusu ne oldu? Arşivlere bakıldığında savunduklarımız ne ise ortaya çıkanlar o oldu. O güne kadar desteklenen terör ile mücadeleye 24 Temmuz’da başlamıştır.
Ve şimdi elinizi vicdanınıza koyun, yapılan terörle mücadele mi ABD ile Savaş mı?
ABD ve ittifak ettiği eşkıya çeteleri doğuda yeniliyor.
Ermeni Soykırımı meselesi?
Haydi bu konuda detaya girmeyeceğim.
Yukarıda saydığım konularda önlem alan AK Parti’ye bu eylemleri için muhalefet etmem gerekir mi?
Ben muhalefetçilik oyunu oynamıyorum. Vatanın bağımsızlığı için mücadele veriyorum.
AK PARTİYA ÜYE BİLE OLURUM
Peki bu yeterli mi? Buna da hayır? AK Parti’nin yaptıkları yeterli değildir. Olamaz da…
Şimdi, başkanlık sistemi başka bir tuzaktır. Önüne geçilmelidir…
“Din, iman, Allah adına, yolsuzluk, hırsızlık, soygun düzenine son verilmelidir.
Türkiye çok acilen tüketim ekonomisini bırakıp üretim ekonomisine geçmelidir.
Özelleştirmelere son verilmeli gerekirse, başta telekomünikasyon şirketleri olmak üzere kamu güvenliği için kritik sektörler devletleştirilmelidir. Enerji ve limanlar gibi…
Batı’nın aldatıcı ve ikiyüzlü tutumuna karşı Doğu ile siyasal ittifaklar kurulmalı ve komşularımızla ilişkilerimizde barış dönemine girmeliyiz.
Atatürk’ün “6 Ok”u – en acil biçimde - yaşama geçirilmelidir.
Ege’de el konulan 180’e yakın adamıza yeniden Türk bayrağı dikilmelidir.
AK Parti bunları yapmazsa vebal altındadır.
Bunları yapsın gider AK Partiye üye bile olurum.
*
Değerli arkadaşlarım; ne AK Parti’ye muhalefet tabumdur ne de gelir geçer siyasi anlayışlar.
Benim Tabum; Türkiye’nin (Ekonomik, kültürel, siyasal, doğal kaynaklar v.s) Bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve Atatürk’ün 6 Ok ile simgeleşen devrimleridir.
Herhalde derdimi anlatabildim…