Birkaç zamandır masamda bir Ahmet Edip’in Harabi Divanı durur. Can yayınları’ndan çıkmış bu eser Can yayınları’ndan çıkmış. Ahmet Edip 1853 yılında doğup, 1918 yılında vefat eden Bektaşi şairdir. Çok değişik ve düşündürücü şiirleri var. Bu gün sizinle sadece 2 şiirri ve bir dörtlüğünü paylaşacağım. Harabi, şiirlerine başlık vermez di ben de aslına sadık kalarak başlıksız yayımlayacağım.
*
Şer-i şerif inkâr olunmaz ammâ
Şeri’at var, şer’iattan içeri
Tarikatsız Allah bulunmaz ammâ
Tarikat var, tarikattan içeri
Gördüğün şeri’at, şeri’at değil
Gittiğin tarikat, tarikat değil
Hakikat sandığın hakikat değil
Hakikat var hakikattan içeri
Vech-i Harabi’ye gel eyle dikkat
Hakk’ın cemalini eylersin rü’yet
Sade Hkk var demek değil ma’rifer
Ma’rifet var, ma’rifetten içeri
(Şeri’at: Hukuk- şer-i şerif: hukuk değerleri-vech: yüz – rü’yet: görme, bakma- cemal: yüz güzelliği
*
Kimsenin hatasın göremez idin
Kendi noksanını bilmiş olaydın
Her bir söze cevap veremez idin
Benlik davasından geçmiş olaydın
Kulağın olaydı sözüm duyardın
İrfanın olaydı bana uyardın
Ayağın ısırıp kana boyardın
Bir kelbin ağzında on diş olaydın
Ben nerye kaçsam görecek. idin
Defter-i amalim dürecek idin
Bilirim Şani'yi sürecek idin
Dervişan üstüne teftiş olaydın
Gazeller yaparsın lafların çoktur
Lakin o sözlere karnımız toktur
Gerçi hiddetine sözümüz yoktur
Ey Harabi biraz geniş olaydın
*
Her gemisi olan kaptan değildir
Her zengin olanlar sultan değildir
Bu nutkun sahibi irfan değildir
Edip’ü Harabi budalanındır.