Kıyamet Senaryoları (5)

Hasan Çevik

07 Haziran 2016 Salı 06:00

 

Uzun zamandır ara vermiş olduğum yazı dizime izninizle yeniden dönmek istiyorum. İnanın bunları yazmak beni de mutlu etmiyor. Lakin geçmişimizi bilmeden de bu günümüzü yorumlayamayız. İşte bu nedenle yakın geçmişimizi ara ara yazmayı düşünüyorum ve takdiri sizlere bırakmak istiyorum. Bilmeliyiz ki bizler bu günlere tesadüfen gelmedik. Her şey bir plan ve projeyle yürütüldü. Senaryoları bozmak için gerçekleri bilmek ve tavrımızı ona göre belirlemek durumundayız.

Yıl 2008. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) 24 ve 26 Haziran tarihleri arasında Türkiye’yi masaya yatırmış ve şu kararları almıştır.

* Türkiye’nin Güneydoğusu Kürdistan’dır.

* Faşist Türk Ordusu Güneydoğuda işgalcidir ve Kürtleri katletmektedir.

* Türk askeri Kıbrıs’ta işgalcidir.

* Türkiye’de azınlıklar sorunu vardır.

Bir kötü niyet belgesi olan bu dört maddelik karara ve Türkiye’ye ait Ege adalarının Rum ismiyle kullanılması kararına ne yazık ki AKP’li vekillerin tamamı imza atmıştır. Ülkemizi savunmaları için gönderilen bu vekiller;

1-Mevlüt Çavuşoğlu (AKP Antalya Milletvekili)

2-Ruhi Açıkgöz (AKP Aksaray Milletvekili)

3-Lokman Ayva (AKP İstanbul Milletvekili)

4-Mesude Nursuna Memecan (AKP İstanbul Milletvekili)

5-Özlem Pehlivanoğlu (AKP İstanbul Milletvekili)

6-Mehmet Saygın Tekelioğlu (AKP İzmir Milletvekili)

7-Mustafa Ünal (AKP Karabük Milletvekili)

8-Erol Aslan Cebeci (AKP Sakarya Milletvekili)

Ayrıca; Davit Herütanyan, Rafi Povenesyan, Armen Gustavyan isimli üç Ermeni parlamenter ile Andros Kipriyano isimli Kıbrıs Rum kesimi parlamenteri de bizim vekiller gibi bu maddelerin doğruluğunu kabul etmiş ve kararın altına imza atmıştır.

O dönemde Türk parlamenter grubunda yer alan CHP’li Vildan Keleş alınan kararlara şiddetle karşı çıkmış, bunun Türkiye’ye karşı düşmanca bir tavır olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine dönemin Avrupa parlamenter meclisi başkanı olan Louis Maria de Puig’in, “meclisin böyle bir karar almasını Türk Grubu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun istediğini bunu da Y.Tuğrul Türkeş’e aktardığını” söylediği iddia edilmiştir.

 İnsanın gerçekten olup bitenlere inanası gelmiyor, ne ile açıklanabilir ki böylesi bir ihanet! Ama o dillerden düşürmedikleri "millet" in bunlardan haberi bile olmadığı kesindir. Zira milletimiz bu kadar da vatanına karşı duyarsız değildir!

 Bu olayı 04 Şubat 2015 tarihinde Hasan Demir Yeniçağ gazetesinde şöyle yazmıştır; “Çavuşoğlu’nu 2008’de o toplantıya Mehmetçiğin adada olmasını AB üyeliğine engel gören ve Kıbrıs’tan asker çekme düşüncesi olan, bu düşüncesine karşı çıkan Denktaş’a, “Sana mı soracaktım!” diyebilen Erdoğan göndermişti… Rumlar da “evet” deseydi bugün ada toptan Rumların olacaktı…

Aynı AKP şimdi de Türkiye’nin Güneydoğu’sundaki Mehmetçik ve cümle devlet varlığına “işgalci” diyen PKK ile bölgeden Türkiye’nin tasfiyesi için masaya oturmuştur…

Dün Kıbrıs’ta Denktaş’ın yaptığının tam tersini yapıp gerçekleri görünce pişman olanlar şimdi de Atatürk’ün yaptığının tam tersini yapıyor.

Dün Kıbrıs Türk’ü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Rumların gafleti ile kurtuldu. Türk halkı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtulması için PKK’nın gafletini beklemek İblis’in cennete girmesini beklemekten farksız değil mi? Ey AKP ve AKP’ye bu desteği verenler, ne zaman uyanacaksınız?”

Adaşıma teşekkür ediyor, bu kararlara itiraz eden ve imzalamayan CHP İstanbul Milletvekili Vildan Keleş’e, Samsun Milletvekili Haluk Koç’a, o dönemde MHP’li şimdi AKP’li olan Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş’e, Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu ile Azerbaycan’dan Abbasof ve Alman parlamenter Prof. Dr. Hakkı Keskin’e ülkem adına saygılarımı sunuyorum.

Halkın vergileriyle maaş alıp ülkeye ihanet eden ve bu kararların altına imza atanları da Allah’a havale ediyorum.

Devamı gelecek…

Hasan Çevik 06.06.2016

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.