Farklılık zenginliktir

Dr. Ömer ULUÇAY

23 Haziran 2016 Perşembe 06:00

Evet, farklılık zenginliktir. Ama bu yetmez, farklı olup ayrı durmak olmaz. Öyle ise, "farklılık-zenginlik" ve bir de "birlik" olacak. Bir ve beraber; ama herkes kendi evinde ve sofrasında, kendi dilinde ve örfünde olacak. Bu da yetmez. Mutlaka ortak bir duygu, davranış yardımlaşma ve görünümü olacak ki toplumda ayrışma ve çatışma olmasın. Bütün bunlar dahi yetmez, bunların "eşit ve özgür" olması da şarttır.

Bütün bunları, medeni dünya "insan hakları" olarak sınıflandırmış, tanımlamış ve BM Kararlarıyla uygulamaya konulmuştur. Kadın Hakları, Çocuk Hakları, Din-İnanç-Vicdan Hürriyeti gibi Bireysel Haklar yanında Grup Hakları ve Sosyal Haklar da tanımlanmıştır. Bu ve benzer diğer hakları Devletimiz de kabul etmiştir. Bunları sadece bir imza olarak değil de, ülkemizde gerçekleşen bir realite olarak görmek istiyoruz.

Ancak o zaman "faklılığımız zenginliğimiz, birlik ve beraberliğimiz olacaktır".

İnsanlar, sadece kendisini ölçü alırlarsa olmaz. Herkesin dilini, din ve inancını, giyim ve kuşamını, örf ve adetini kendisine benzetmeğe kalkmak "ayırımcılık" yapmaktır. Kendisini ölçü alıp, üstün görmektir, bencilliktir. Toplum her şekliyle çeşitlidir: Zayıf-şişman, erkek-kadın, yaşlı-genç, alim-cahil, zengin-fakir, sağlam-hasta, zayıf-şişman, kısa-uzun, akıllı-deli, çeşitli sanatlar, insanlarda farklı kabiliyetler vardır. Hasılı her bakımdan cemiyette çeşitlilik vardır. Bunu tek tipe indirgemek doğaya aykırıdır. Kur'an-da bu farklılıklar Allah'ın Ayetleri olarak belirtilmiş ve kutsanmıştır.

Öyle ise "özgürlük-eşitlik-birlik-çoğulculuk" olacaktır. İşte zenginlik burdadır, bunu tanımalı, korumalı, geliştirmeli. Dünya geniş, herkese yer var. Yeter ki "Senlik benlik etmesinler / Dünya dardır demesinler".

*

Ötekileştirmeden sakınmak bir devlet ve sivil toplum işidir. Devlet tüm resmi kurumlarında ve mevzuatında ötekileştirici kavramları ayıklamalıdır. Demokratik zeminde eşit hak sahipleri olarak vatandaşları birlik halinde tutacak programları devreye koymalıdır. Siyasiler ve Bürokrasi bu dile dikkat etmelidir. Basın ve medyada bu yönde programlar, kısa filmler, tiyatro gösterileri olmalıdır. Belediyeler, böylesi çalışmaları halka sunmalıdır. Farklı grupların ortak etkinlikleri olmalıdır: Taziye, düğün, eğlence, piknik, festival. Anonslar farklı dillerden de yapılmalıdır.

İnanç mekanları karşılıklı olarak ziyaret edilmeli ve haklarında açıklama yapılmalıdır. Bazı dini ayinlerde, kutlamalarda başka inanç grupları karşılıklı ziyaretleşmeler içinde olmalıdır.   

Farklı inançların birlikte olacağı inanç turizmi geliştirilmeli, tanıtıcı yayınlar dağıtılmalıdır.

Belediyeler her inanç yerinin temizliğini, çevre düzenlemesini, yemek pişirilen mahallerin tanzimini, su ve aydınlatmasını, oturulacak yerlerin düzenlenmesini ve ihtiyaçlarını karşılamalıdır.

İnanç grupları, cemaatlar içinde yetkili ve önder olanlar, birlikte tanıtma konferansları düzenlemeli, ses akortları yapılmalıdır. Yazılı belge ve kitaplar dağıtılmalıdır.

Vilayet, Belediye, STK'lar tanıtıcı belge, broşür, kitap bastırmalı ve halka dağıtmalıdır.

Farklı kurumlarda okuyan öğrencilere Barış-Birlik-Eşitlik Programı içinde burslar verilmelidir. Bunlar arasında spor ve edebiyat yarışmaları yapılmalı, büyük toplantılar ile ödüller dağıtılmalıdır.

Liselerde, Üniversitelerde, halka açık şekillerde Farklı ve fakat Birlikte olmanın gereğine, zaruretine ve yararına vurgu yapan konferanslar sıkça yapılmalıdır. Okul müfredatları buna göre düzenlenmelidir.

Belediye ve Özel İdare, Muhtarlık, Milletvekilliği gibi temsil noktalarında çeşitliliğin eşit temsili dikkate alınmalıdır. Belediye ve okul hizmetlerinde semt ve farklılıklar yerine, eşit ve adil bir uygulama, hizmet sunumu yapılmalıdır. "Vekaleten temsil" yerine "asaleten temsil" gerçekleşmelidir.

Mahalli Bürokrasiden bazı grupların zaman zaman belli mekanlarda halkla buluşması yararlı olacaktır.

Etnografik gösteriler, etkinlikler yararlı olacaktır. Yerel-Kültürel Yemek Yarışması yapılmalıdır. Etnik (dil-kültür) Musiki Korosu oluşturulmalı ve Konserler verilmelidir. Yerel Musiki Dernek ve toplulukları desteklenmelidir. Buralardaki etkinlikler farklı dillerde açıklanmalı ve birlikte ortak duygu yaratılmalıdır.

Yardıma muhtaç insanlara yapılan yardımların dağıtımı kontrollü ve adil olmalıdır. İnsanlar arasında dayanışmayı teşvik etmelidir.

Ülkenin, İlin ve diğer mahalli bölgelerin sorunlarının tespiti ve çarelerin aranması, hizmetin adil olması ve eylemlerin kontrolü için İnanç ve kültür STK'ları arasında işbirliği geliştirilmelidir.

Adana'da bulunan Göçmen Kamlarına/Gruplarına farklı inanç grupları, STK'lar birlikte ziyaretler yapmalı ve yardımda bulunmalıdır.

*

Not: Adana'da AKAD yönetiminde "Farklılıklarımız Zenginliğimizdir" isimli Bakanlık izinli, Seyhan Belediyesi ve İl Müftülüğü, Vilayet destekli bir Barış Projesi Sayın Hasan Atıcı (AKAD Alevi Kültürünü Araştırma Derneği Bşk‎)   Başkanlığında başarıyla yürütülmekte ve birçok etkinlik düzenlenmektedir. Muhterem Heyeti selamlıyoruz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 10.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.