Toplumlar bağrından çıkan iyiliksever merhamet sahibi insanların varlığıyla kardeşlik hukukunu tesis edip onun mutluluğunu yaşarlar,
O kardeşlik hukukudur ki, milletin bölünmez bütünlüğünü meydana getirir.
Çünkü o hukuku ön gören yüce Allah’tır.
Bizim toplumumuzda genele baktığımız zaman, milletimizin içerisinde öylesine merhamet ve izan sahibi insanlarımız var ki, onların tek gayeleri fakir fukarayı gözetip gençlerin daha iyi bir eğitim almaları için seferber olmaktır.
Bu pencereden baktığımız zaman, Nuri Çomu ve Hakkı Polat gibi Adana’da onlarca işadamını sayabiliriz,
Bu gün Hakkı Polat’ı anlatmak istiyorum,
İş hayatına 1981 yılında Denizli mahallesinde 15 m2’lik bir yerde başlayan Hakkı Polat, günümüze geldiğinde 3 bin metrekarelik işyeriyle, dolaylı olarak yüzlerce insana istihdam sağlamıştır.
Hakkı Polat bazı cambazlar gibi şeytani planlar yapıp vergi kaçırmıyor,
O verdiği vergilerle defterdarlık tarafından ödüllendirilen, komşusu aç iken yatamadığı için sürekli ihtiyaç sahiplerini gözetleyen bir zihniyete sahiptir.
En güzel yanı ise;
İnsan ve zihniyet ayrımı yapmadan yardım yapmasıdır,
Bu gün bir caminin ihtiyacını gideren Hakkı Polat, bir de bakıyorsunuz bir sonraki gün Cemevinin yardımına koşuyor.
İşte bu anlamlıdır,
Bu eylem toplumun kaynaşmasını sağlayan bir eylemdir.
Kentimizin manevi mimarlarından Merhum Mahmud Sami Ramazanoğlu hazretlerinin doğduğu evin restorasyonunda önemli katkılar sağlayan Hakkı Polat, 28 Şubat darbesinin hemen ardından “Hakkı Polat Anadolu İmam Hatip Lisesi” ni yaparak, devlete bağışlayarak, eğitim alanında önemli bir hizmete de imza atmıştır.
Hakkı Polat’a işte bu örnek ve güzel hizmetleri vesilesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onur ödülü dönemin TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç tarafından Adana Valiliğinde yapılan bir törenle verilerek onurlandırılmıştır.
Ne yazık ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onurlandırdığı eli öpülesi bu zihniyetin sahibi Hakkı Polat, bu gün hak etmediği bir muamele ile karşı karşıya kalmıştır.
Yapmayın beler, bu insanlar sırf Allah rızası için seferber olurken bu gidişle yarın hayırda yarışacak insan bulamazsınız.
SONUÇ OLARAK
Bu insan;
Çalmamış,
Çırpmamış,
Bazı hokkabazlar gibi ihaleler peşinde koşup fesat ve fitne işlerine karışmamış,
Aksine hep veren el olmuş,
Yardıma doymayan bu insan daha da ileri giderek, ismini taşıyacağı bir vakıf kurarak yardımları bu vakıf kanalıyla yapmayı planlamış.
Peki, bu tür insanlarımızın onuruyla oynarsak, onları incitirsek, onların önünü kesersek, bunun sonu nereye varır?
Bunun sonu kardeşlik hukukumuzun temeline zarar vermez mi?
Olysa bizlerin Nuri Çomuların ve Hakkı Polatların ayağına taş değmemesi için seferber olmalıyız,
Kim ne derse desin, Hakkı Polat için atılan adım külliyen yanlıştır diyorum.