Suriyelilere vatandaşlık verilmesi konusunda her kafadan bir ses çıkıyor. Bazıları Suriyelileri “istemeyüz” diyerek direk konuya dalıyor, bazıları ise liderleri istediği için Suriyeliler üzerinden insanlık dersi vermeye kalkıyor.
Oysa ki bu konu akılcı şekilde tartışılmalı.
Akılcı yaklaşırken de insanlık unutulmamalı.
Öncelikle Suriyelileri vatandaşlığa niçin almak istiyoruz? Bu sorunun cevabı net olarak verilmeli. Bu insanların vatansız kaldığını düşündüğümüz için mi onlara yeni vatan arıyor ve ülkemizi onlarla paylaşmak istiyoruz?
Son açıklamalar iyice kafa karıştırdı. 3 milyon Suriyeli’den ilk etapta 30-40 bininin vatandaş olabileceği, toplamda da 300 bininin vatandaşlığa kabul edileceği açıklandı.
Doktor, mühendis gibi kalifiye olanların vatandaşlığa kabul edileceği de eklendi.
Olaya bu açıdan bakıldığında aklıma şu soru takılıyor; “Vatandaşlığa alınacak Suriyeliler Türkiye’de hangi eksiği kapatacaklar? Hangi alanda eskiğimiz var ki, bunu Suriyeliler kapatacak?
300 bin Suriyeli’yi vatandaş yaptığımızda bunların onbinlerce çocuğunun eğitim sorunu karşımıza çıkacak. Yeni vatandaşların çocukları Türk okullarında mı okuyacak? Yoksa onlara ana dillerinde mi eğitim verilecek. Eğer ikincisi ise bu durum, Anayasa’nın “Devletin dili Türkçe’dir” hükmüne muhalefet anlamı taşımayacak mı?
Demem o ki bu konuda “hadi ben yaptım oldu” anlayışı ile içinden çıkılacak bir durum değil. Hiç konuşulmadan, tartışılmadan böylesi sıkıntılı bir tablo milletin önüne konuldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOKİ’nin elinde bulunan konutlara Suriyelilerin yerleştirilebileceğini söyledi. Sanki Türkiye kendi vatandaşlarının konut sorununu çözmüş gibi. Suriyelilerin gidecek yeri yok ve Türkiye hiçbir ülkenin yapmadığı büyük fedakarlıkları yaparak bu insanları kabul etti. Doğru da yaptı. Ancak bu ülke bunca imkasızlıklarla sahip çıktığı mültecilere yeni ayrıcalıkları verilmesini ne kadar kabul edebilir?
Çünkü Suriyelilerin varlığı ve kentlere yayılımı, başıboş hareket etmesi birçok kentte toplumsal sorunlara yol açarken, siyasi kaygılarla yeni ayrıcalıklar vermek halk üzerinde ters tepecektir. Bu durum da yeni toplumsal sorunları ateşleyecektir.
Suriyeliler bizim misafirimiz.
Misafirperverliğimizi de gösteriyoruz.
Ancak misafiri ev sahibi yapmanın getireceği sıkıntıları iyi hesaplamalı ona göre hareket etmeliyiz.