Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa

Dr. Ömer ULUÇAY

19 Temmuz 2016 Salı 06:00

Milli Mücadele döneminde, merkezi yönetim etkisini yitirmiş ve bu boşluk içinde yerel milis güçleri çıkmış, geleneksel eşkıyalık yöntemleri tekrar uygulanır olmuştur. Bunlar; gasp, adam kaldırmak/kaçırmak, talan, soygun, elkoymak, göçe mecbur bırakmak ve infaz gibi uygulamalardır. Devlet dairesi yetkilerini kullanarak rüşvet ve zimmete geçirmek de vardır. Dolayısıyla, öldürmek, kaçırmak, çatışma, darp ve yaralama, kan akması gibi ağır olayların yanında bir de servetin el değiştirmesi olmaktadır.

Anadolu ve Trakya'da Kuvva-i Milliye teşkilatlanması kısa zamanda yayılmış ve Anadolu'nun hemen her yerinde Gönüllü Alaylar oluşmuş ve silahlı, kontrolsüz bir güç yerelde hakim olmuştur. Merkezi Ordunun dağıldığı ve bakiyesinin yetersiz kaldığı bu durumun yaşanması doğaldır. Bu açıdan bakınca Anadolu'da Milis Güçler öne çıkmaktadır.

Nitekim Adana, Antep, Urfa, Maraş, Karasi ve Menteşede, Rumeli-Trakya'da, Karadeniz'de, Doğuda Kolorduya yardımcı olarak Aşiret Gönüllü Alayları, vatanı, ırz ve namusu savunur olmuşlardır.

Cephelerde başarı kazanılınca, bu sivil kuruluşların katkıları da dikkate alınarak Düzenli Ordu oluşturuldu ve Kuvva-ların Orduya katılması istendi. Çerkez Ethem bu karara direndi.

Anadolu'nun Doğu Cephesinde Milis Güçler Kazım Karabekir Paşanın yönetiminde çarpıştı. Egedeki milis direnişleri namlıdır. Ancak Yozgat-Nallıhan İsyanlarında Mustafa Kemal, Batı Cephesinde çarpışmakta olan Çerkez Ethemi çağırarak iç-isyanları bastırmasını istedi.

Milli Mücadele Hareketinin başında, Karadeniz'den Topal Osman, Kemal Paşanın yanında yer almış ve ölümü de onun yanında ve emrinde olmuştur. Yine Kemal Paşanın emriyle Giresun Kalesinin tepesinde ona anıtmezar yapılmıştır.

Demek oluyor ki Milli Mücadelede iki ünlü Milis Kumandanı vardır: Çerkez Ethem ve Topal Osman. Sonunda bunların ikisinin de yolları Mustafa Kemal Paşa'dan ayrılmıştır.   

Milli Mücadelenin ateşli ortamı içinde nelerin yapıldığını bilmek adeta bir roman veya film gibi gelmektedir. Nitekim bu olaylar kitaplara ve filmlere de konu olmuştur.

Bu nedenle Topal Osman'ın kişiliği ve eylemleri, sonu ibretlerle doludur.

*

Topal Osman

   

   Milis Yarbay Topal Osman             

 

      1912 Balkan savaşına giderken


       

                                                              

*Takma adı: Topal Osman- Rütbesi: Milis Yarbay - Hizmet yılları:‎1912-1923‎

‎*Doğum-Ölüm:‎1883,Giresun - ‎2 Nisan 1923,Ankara

*Birimleri: Merkez Ordusu,‎42. Gönüllü Alayı ,‎47. Gönüllü Alayı‎ ‎

*Savaşları/Çatışmaları: Balkan Savaşları, Pontus Ayaklanması, Koçgiri İsyanı ‎

-Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Giresun'lu uşaklardan oluşan muhafız kıtasının komutanı.

-1923'te Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey suikastı nedeniyle yakalanma ‎emri çıkınca, güvenlik güçleri ile çarpışarak öldürüldü.

‎-1925'te Giresun Kalesi'nin en yüksek noktasına masrafları bizzat Mustafa Kemal Paşa'nın şahsi ‎malvarlığından karşılanan  bir anıt mezar yaptırılmış ve kabri buraya nakledilmiştir.‎

-1883 yılında Giresun'da doğdu. Babası fındık tüccarı Hacı ‎Mehmet Efendi’dir. Evlendi ve ‎iki oğlu oldu.

Topal Osman Eylemlerinden bir kesit:

Giresun Reji Müdürü Nakiyüddün Efendi 15 Ocak 1922'de Mustafa Kemal Paşa'ya yazdığı mektupta Topal Osmanı anlatıyor:

"Balkan Savaşları’nda bir ayağını din ve millet uğruna feda ettiğini ileri süren (Topal) Osman'ın I. Dünya ‎Savaşı sırasında Ayvasıl köyü ihtiyar heyetinden elde ettiği sahte mazbatayla askerlikten atılmış. Yüzbaşı ‎Niyazi Efendi ile birlikte ordudan aldığı buğdayları Panço adlı bir Rum ile birlikte 100 bin liralık sahte bir ‎mazbata ile Giresun Nokta Kumandanlığı'na satarak halk ve devleti dolandırdığını, Rum ve ‎Müslümanların arazilerini kendi ve akrabaları arasında pay ettiğini, Belediye Reisi iken Müdafa-yı Hukuk ‎Riyaseti'ni de ele geçirerek kendi menfaatlerini korumak için milli mücadeleye katıldığını, Koçgiri'den ‎ganimet olarak 60 bin lira değerindeki sığır ve koyunu gasp ederek Giresun'a getirdiğini, başkasının kente ‎kasaplık hayvan sokmasını da engelleyerek fahiş fiyattan para kazandığını, kardeşiyle birlikte hükümetin ‎kentte banka kurmasını engellediğini, 30 bin liraya mal olan bir kereste fabrikasını 1500 altına aldığı gibi ‎çeşitli kötülüklerini anlatmıştır."

Topal Osman, Giresun Belediye Başkanı Dizdarzâde Eşref Beyden boşalan makama, yasal bir yetkisi olmadan ve kimseye danışmadan ‎kendisini belediye reisi ilan etmiştir.

8 Mayıs 1919'da Giresun ‎iskelesine demirleyen Yunan Kızılhaç gemisini Giresunlu Rumların sevinçle karşılaması ve Giresun'daki Rum okuluna Yunan bayrağının ‎çekilmesinden sonra Topal Osman olaylara müdahil olmuş ve ünü artmıştır.

İnzibat subayı Sırrı Bey, bayrağı indirtmeyince ‎Topal Osman çağrılmış, 20 atlı ile gelen Topal Osman Rum Bayrağını indirmiş ve yerine Türk Bayrağını çekmiş, beraberinde götürdüğü Rum marangozu da öldürmüştür. Böylece Osman; ‎yerel eşraf, hükümet yetkilileri ve Rumlara gözdağı vermeyi başararak, bölgede önemli birisi olmuştur.   

I. Dünya Savaşı öncesinde Giresun’da etrafında topladığı kanun ‎kaçakları ile “Laz Alayları”’nı kurarak eşkıyalık yaptı. Giresun'dan topladığı yaklaşık 100 kişilik çeteyle, Trabzon hapishanesinin kapısını açtırdı ve 150 ‎mahkûmu çetesine kattı.

Nisan 1916’da Borçka’da Ruslara karşı savaşan Türk ordusuna katıldı.‎

Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra, kimseye ‎danışmadan kendisini Giresun Belediye Başkanı ilan etti.

İstanbul’da kurulan Divan-ı Harp, savaşta işlediği suçlar nedeniyle hemen yakalanması ve İstanbul'a ‎getirilmesine karar verdi. Bunun üzerine adamları ile birlikte Şebinkarahisar'da saklandı; civardaki Rum ‎köylerine baskınlar yaptı. Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'nin Giresun Şubesini kurdu ve ilk başkanı ‎oldu.‎

‎19 Mayıs 1919'da Osmanlı Devleti'nin 9. Ordu müfettişi olarak Samsun'a gelen Mustafa Kemal Paşa'nın ‎görevlerinden birisi, Topal Osman'ı ve çetesini yakalayıp etkisiz hale getirmekti. Kimi kaynaklara göre, ‎Topal Osman, Mustafa Kemal Paşa ile 29 Mayıs 1919’da Havza’da gizlice görüştü. Mustafa Kemal, ‎onu hareketlerinde serbest bıraktı ve bu gizli buluşmadan sonra Topal Osman Ağa, Mustafa Kemal ‎Paşa'dan aldığı emirler doğrultusunda hareket etti.‎

Hakkındaki tutuklama kararı 8 Temmuz 1919'da padişah Vahdettin tarafından kaldırıldı. Giresun'a dönen ‎Topal Osman Ağa, tekrar Giresun Belediye Başkanlığı makamına oturdu. Gedikkaya Gazetesi'nde başkalarına yazdırdığı sert makalelerin altına imzasını koyarak milli ‎mücadeleye basın yoluyla destek vermeye çalıştı. Giresun gençlerinden oluşan gönüllü bir birlik ‎kurdu.‎

Eylül 1920’de Ermeni Harekâtı'nı bastırmak üzere Kazım Karabekir'in 15. Kolordusu emrine gönüllü ‎taburu gönderdi. Tabur, dört ay boyunca Karabekir’in komutasında kaldı.

Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi

Topal Osman, milli mücadelenin önderi olan Mustafa Kemal'in daveti üzerine 12 Kasım 1920'de yakın ‎adamları ile birlikte Ankara'ya geldi. Başta Mustafa Kemal olmak üzere Çankaya'yı ve Büyük Millet ‎Meclisi adıyla kurulan Türk parlamentosunu korumakla görevlendirildi. Komutanlığını üstlendiği muhafız ‎birliğine meclise silah ve mühimmatlarıyla birlikte girme ve oturumlarıözel bir bölmede dinleme ayrıcalığı verildi. Tamamı ‎Giresunlular'dan oluşan 10 kişilik birliğin sayısı zamanla 250’ye kadar yükseldi. Bu birliğe "Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi" adı verilmiştir.‎

“Topal Osman Ağa artık bu dakikadan itibaren fikirleriyle, canıyla, malıyla, adamlarıyla ve her şeyiyle Mustafa Kemal’in yayındaydı. Onun için canını her an vermeye hazırdı. Mustafa Kemal’e ve onun hareketine engel olmak isteyen ve onun muhalif göründüğü herkes, Osman Ağa’nın artık en büyük düşmanıydı. Topal Osman Ağa’nın Mustafa Kemal’e bu yürekten bağlılığı ölünceye kadar devam etti. Nitekim canını da bu uğurda verdi”.

Topal Osman, Ankara’dan aldığı emir üzerine 1921’de muhafız birliğinin komutasını Gümüşreisoğlu ‎Mustafa Kaptan’a bırakarak Giresun’a gitti; gönüllülerden oluşan 42. ve 47. Alayı meydana getirdi. ‎Gönüllüler Mart 1921’de Koçgiri İsyanı’nın bastırılmasında da görev aldı.‎

Sakarya Savaşı sırasında 47. Alayı komuta etti. Savaşta, 2000 kişiden oluşan ve Hüseyin Avni Bey ‎tarafından komuta edilen 42. Alay’ın tamamına yakını hayatını kaybetti; 47. Alay’dan ise 285 kişi sağ ‎kaldı.‎

"Topal Osman Ağa, Sakarya Savaşı’ndan sonra mevcudu takviye edilen 47. Alay’ın komutanı olarak Büyük ‎Taarruz’a katıldı. Zaferden sonra Yarbay rütbesi ve İstiklal Madalyası ile onurlandırıldı. 21 Aralık 1922’de ‎döndüğü memleketi Giresun’da büyük bir coşku ile karşılandı.‎

"Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi’nin yapılacağını ve Giresun’u temsilen iki kişinin gönderilmesini Topal Osman’a bildirir. Giresun’daki cemiyette, ili temsil edecek okumuş iki temsilciyi Erzurum’a göndermeye karar verir. Bunlar, Dr. Ali Naci Duyduk ile Mühendis İbrahim Hamdi Bey’dir. Kongre Trabzon ve Giresun delegelerinin açtığı canlı tartışmalar olur. 

Büyük Zafer’den sonra Ankara’da Ayrancı civarında kendisine tahsis edilen “Papaz'ın Bağı” denilen yerde ‎yaşamını sürdürdü. Özel Muhafız Alayı'nın komutanı olarak görevine devam etti.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 08.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.