Cumhuriyet gazetesi başyazarı Uğur Mumcu, bu ülkenin yüzakı aydınlarından biriydi. Darbelere karşıtlığı herkesçe malum bir gazeteciydi. Devrimci, demokrat ve Atatürk ilkelerine bağlılığı tartışılmazdı.
Arkasında kimin olduğu aradan geçen 23 yılda ortaya çıkarılamayan gericilerce 24 Ocak 1993’te katledildi. Karlı bir Ankara pazarında arabasına konan bomba patlatıldı ve Türkiye karanlığa gömüldü.
Uğur Mumcu öldü, adı anılmıyor! Ama herkes demokrasi havarisi kesildi.
15 Temmuz gecesi girişilen alçakça darbe girişimi sonrası halk sokağa döküldü. Gerici kalkışmaya karşı direndi, canlar verdi, bin 500’ün üzerinde yaralı var. Bu kahramanları tarih yazacaktır.
Bir de bu kadar şehit ve yaralı varken, demokrasi yanlısı gösterileri düğün alayına çevirmeye çalışanlar var. Neredeyse göbek atıp oynuyorlar. Bunların demokrasiden de haberi yok ülkenin atlattığı tehlikenin büyüklüğünden de... Elbette darbe protesto edilip, demokrasiye ve ülkeye sahip çıkılmalı. Bu kadar şehit varken bu şenliğe dönüştürülmemeli. Protestolar vakur bir şekilde yapılmalı. Henüz Türkiye cenaze evi, düğün evi değil...
Bu arada solculara demokrasi dersi vermeye çalışanlar türedi. Tam biatçı kültürle yetişmiş yeni yetme sözde demokratlar solcuları neredeyse darbeye destek vermekle suçlayacaklar. Dillerinin ucunda söyleyemiyorlar. Ha söyledi, ha söyleyecekler.
Beyler;
Sizler FETÖ’nün peşinden koşarken ve cemaat ülkede ele geçirmedik yer bırakmayıp; adliyede, emniyette, diğer kurumlarda hakimken bugün sizin suçladığınız arkadaşlar kumpaslarla cezaevlerinde yatıyordu. Siz de onlara destek veriyordunuz. Hatta ne isterlerse veriyordunuz.
Biraz ağır olun..
Haddinizi bilin.
2 yıllık cemaat karşıtlığınızla 40 yıldır bu yapıyla mücadele edip, bunların ne kadar tehlikeli olduğunu kelle koltukta ortaya koyanlara haksızlık etmeyin.
Hem de cemaatin en güçlü dönemlerinde cesaretle yaptılar bunu.
Vicdanlı olun...
Uğur Mumcu mevzuuna geri dönelim.
Adana’daki İstasyon Meydanı’nın adı yıllar önce Uğur Mumcu Meydanı olarak değiştirildi. Şimdi o meydanda günlerdir demokrasi mitingi yapılıyor. Ancak tüm resmi ve özel kurumlar nedense Uğur Mumcu adını kullanmaktan kaçınıyor.
Gerici terör kurbanı olmuş demokrat, Atatürkçü bir gazetecinin adının verildiği meydanın gerçek adıyla anılması kimi korkutuyor? Hem de demokrasiye sahip çıkma mitinglerinde. Vazgeçin bu ayıptan.
Ya da meydanın ismini değiştirin.
Unutmayın;
Uğur Mumcu’yu yok sayarak demokrat olamazsınız...