Psikolojik rollerin usta oyuncusu

Adana'da, 1949 yılında dünyaya geldi. Asıl adı Veysel İnce olan Aytaç Arman ağır tempolu, siyasi konulu, ya da psikolojik filmlerle karşımıza çıktı hep. Bu, bir oyuncu için belki dezavantajdı ama Aytaç Arman, usta oyunculuğuyla anlaşılması zor gibi görülen filmlerin çoğundan ödüllerle ayrıldı. Kentimizin yetiştirdiği bir değer olarak kabul gören Arman, Adana Medya’nın sorularını yanıtladı.
Adana’nın Türk sinemasına armağanı: Aytaç Arman
1970’lerin başında yapılan artist yarışmasına, arkadaşlarının fotoğrafını göndermesiyle Aytaç Arman ikinci olmuş, sinemanın kapısı kendisi için aralanmıştı. Daha sonra peşi sıra gelen teklifler ile 100’e yakın film ve dizide görev aldı. Ömer Kavur’un yönetmenliğini yaptığı birçok filmde Aytaç Arman vardı. 80 sonrasında oynadığı Fatmagül’ün Suçu Ne?, Bir Avuç Gökyüzü ve Kadının Adı Yok isimli filmler dönemin dikkat çeken yapımlarıydı. 1974’te oynadığı ‘Bedrana’ ise sanatçının en önem verdiği film olarak biliniyor. Sanat hayatı ve sinemanın genel sorunları kapsamında Adana Medya’ya röportaj veren Arman, sektördeki bütün emekçileri sendikalı olmaya çağırdı.
AYTAÇ ARMAN HEDEFLEDİĞİ YERE GELEBİLDİ Mİ? BİR OYUNCU OLARAK BULUNDUĞUNUZ YERDEN MUTLU MUSUNUZ?
Yoldan geçen adamı tesadüfen sinemaya itilip, sanatçı kimliği bağışlanırsa, onun ne hedefi olur? Onun hedefi olsa olsa şöhret olmak, para kazanmaktır. Böyle bir sinema girişi olan insanın kendine hedef koyması mümkün değil. Eğer yola en başından başlayarak çıkarsanız, bir hedefiniz olur, yoksa tesadüflerle adeta bir tekme vurulup zorla sinema kapısından içeriye sokulmuş gibi bir girişi olan kişinin hedefi de olmaz. Olamazdı. Bu bir yolculuktu. Yaşamın her türü yolculuk olduğu gibi, bu da bir yolculuktu. Yaşanılabilecek en güzel yolculuk oyunculuktur, ben bu yolculuğu yaşadım. Amatörce bir sürüklenişin sonunda yaşadığım güzel bir yolculuk.
PSİKOLOJİK KARAKTERLERİ HER OYUNCU OYNAYABİLİR Mİ?
Pırıltılı oyuncular vardır, yeteneklidir. Ayrıca zekidir. Matematiği, geometrisi güçlüdür. "Sanatla matematiğin, geometriğin ne ilgisi var? Sanat sosyal birimlerden beslenir" denilir. Hayır. Sanat bizatihi sanattır. Tüm sanatlar kurgusaldır. Kurgusal dediğiniz zaman oraya zaman ve mekan girer. Mekanı, uzayı ve zamanı kurgulamaktır mesele. Resimde de böyledir, şiirde de böyledir. Kurgulanır her şey. Kurguya ihtiyaç hissedilen bir alanda geometrisi, matematiği güçlüyse ve biraz da zekiyse malzeme hazır demektir. Ne yapacağız bu bilgilerle? Senaryoyu parçalayıp, parsellere ayıracağız. Oynayacağımız o karakterin film içindeki yolculuğunun grafiğini çıkaracağız. Yönetmen hangi açıdan çekecek? Biz hangi açıdan sunacağız? Burada bir de yönetmen faktörü var. Yönetmen ağır bir işin içine girmiştir. Senaryosunu kendi yazmadığı bu tür film çekmiş yönetmen azdır. Genellikle kendileri yazarlar. Yönetmen ne yapacağını bilmiyor mu? Oyuncuyu seçerken seçtiği o oyuncunun onu nereye götüreceğini bilmiyor mu? Biliyor. Seçtiği oyuncu ile kalıcı sonuçlara ulaşır.
ASIL ADINIZ VEYSEL İNCE. BU İSİM SİNEMA İÇİN UYGUN BİR İSİM DEĞİL MİYDİ? SİNEMA OYUNCULARI NEDEN TAKMA BİR İSİM KULLANIR?
Şöyle bir durum var. Bumin Gaffar Çıtanak, Fikret Hakan'ın gerçek adı. Fahrettin Cüreklibatur, bu da Cüneyt Arkın'ın gerçek adı. Başka arkadaşlarımızda var. Bu isimler çok uzun ve telaffuzu zor isimler. Benim asıl adım uzun da değildi, telaffuzu zor bir isim de değildi. Aytaç Arman adını almam tamamen benim dışımda gelişti. Arkadaşlarım daha güzel bir isim olsun diye Aytaç'ı seçmişler, Arman da benim matematik hocam olan Kemal Arman'ın soyadıdır. "Veysel Kemal hocayı çok severdi, Kemal hoca da Veysel'i severdi" diye yine arkadaşlarım tarafından Arman soyadını aldım. Ben Her iki ismimi de gayet rahat taşırım, kullanırım. Bana "Veysel" dedikleri zaman da döner bakarım, "Aytaç" dediklerinde de döner bakarım. Arapça olarak aynı kökten geldiği için bazen de "Reis, Veyis, Veysi" gibi isimler kullanan da olur.
SİNEMA SEKTÖRÜNDE YAŞANAN SIKINTILAR VE TELİF HAKLARI KONUSUNDA NELER SÖYLEYEBİLİRSİNİZ?
Telif hakları çok önemli bir konu. Avrupa Birliği normları içerisinde yer almasa yine gündeme alınmayacaktı. Bunun mücadelesini yıllardır veriyoruz. Bilinçli olmayanlar geçmişte sendika kelimesini söylediğimizde, “bunlar komünist, bunlar solcu” diyorlardı. SİNESEN’e karşı olanlar vardı. Emeğin gereğidir, aklın gereğidir düşüncesinde olanlar yoktu. Şimdi çağdaş bir sendikal yapı olması lazım. Kimsenin de solculuk oynama gibi bir lüksü yok artık. Biz çalışanlar insanların emeğini korumak durumundayız. Kamera önü ve arkasında görev alanlar, yani set takımı, ışık takımı, yönetim takımı, sanat takımı, stüdyo elemanları ile sorunlarımız nerede buluşuyorsa, sendika buna çözüm üretmeli.
PEKİ DİĞER SANATÇILARIN YAKLAŞIMI NASIL SENDİKAYA?
Üretim aracına sahip olan birisinin sendikaya üye olması mümkün müdür? Var mı böyle bir şey? Olmaması gerekir ama var! Yani balık baştan kokmuş durumda. Bugün de böyle. Oyuncular açısından baktığımızda çoğunluğu ÇASOD üyesi. Zaten Sinema Oyuncuları Derneği (SODER) ve Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD) olarak iki gruba ayrılmış durumdayız. SODER’in de kuruluşunda yer almama rağmen şu anda aktif değiller. SODER üyeleri sendikaya da üye olmamayı tercih ediyorlar. ÇASOD’da ise bizler oyuncularımızı direkt sendikaya yönlendiriyoruz. Meslek birliği, telif hakları için önemlidir, emek mücadelesi için önemlidir. Bazı arkadaşlarımızın 200 tane filmi var ama maalesef gelip sendikaya üye olmuyorlar.
ESKİSİ GİBİ KALICI DİZİLER ÇIKMIYOR ARTIK. SENARYO SIKINTISI MI VAR?
Senaryodan ziyade vurgu önemli. Görkem olsun diye zenginlik vurgusu bitmez. Toplumun kuruşa kurşun attığını biliyoruz. Ama seyreden bunu istiyor. Kendisi gibi birisini görmek istemiyor televizyon ekranında. Böyle olunca da son model arabalar, konaklı evler, şaşalı yaşamlar eksik olmuyor.
YENİ YÖNETMENLER HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Fatih Akın ve Ferzan Özpetek gibi yönetmenleri tam da Türkiyeli sinemacılar olarak nitelendiremiyorum. Sinema bakış açılarının bizim kültürümüzden uzak olduğunu düşünüyorum. Ama Reha Erdem, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Derviş Zaim gibi isimleri oldukça başarılı buluyorum. Özellikle Nuri Bilge’nin fotoğrafçı olmasından da kaynaklanan fotoğrafı görüntüye çevirme becerisi müthiş.
ADANA DEMİRSPOR RENKLERİNDE VOSVOS MARKA ARABA KULLANIYORSUNUZ. DEMİRSPOR TARAFTARIMISINIZ?
Demirspor’un iyi futbol oynadığı dönemler bizim yaşımıza denk geliyor. Adanaspor yoktu ki o zamanlar. Futbolla ilişkimiz Adana Demirspor üzerinden, Akınspor, Seyhanspor üzerindendi. Sonra birleşmeler oldu, Adanaspor güçlendi. İlgimizi de çekiyordu, sonuçta memleket takımı. Ama biz Demirsporlu’yduk, gönül bağımız vardı. Bugün de ulusal bağlamda Beşiktaş’ı, yerel olarak da Adana Demirspor’u tutuyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












