• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 30 °C
  • İzmir : 33 °C
  • Ankara : 28 °C

R.Tayyip Erdoğan Kırmızı Çizgimizdir

01.04.2016 06:20
R.Tayyip Erdoğan Kırmızı Çizgimizdir
Talat Özyürek yazdı

Osmanlı Devleti kurmuş olduğu yönetim sistem ile tarihin en hoş görülü devletlerinden biri olmuştur. Tebaası içinde yüzlerce farklı etnik köken, din ve farklı mezhepten olan insanlar vardı. Buna rağmen bir cihan devleti olmayı başarmıştı.

Devletin bu başarısının muhtelif nedenleri vardır. En önemli nedenlerinden biri de yurttaşların bir devlet, bir millet olma şuuru içinde olmalarıdır.

Osmanlı Devleti neden başarılı olmuştu?

Bu konu en fazla, devletin düşmanlarını alakadar ediyordu.

Öyle ya, devleti güçlü kılan nedenleri anlamak düşmanlar için önemliydi. Çünkü bu nedenler tespit edilip ortadan kaldırılırsa devlet zayıflatılabilirdi.

Bu konuda tarihin en ibret alıcı olaylarında biri Patrik V:Gregorius’un Rus Çarı Alexandra’ya yazdığı mektupta ileri sürdüğü düşüncelerdir.

Biliyorsunuz, Hıristiyanlıkta Katolik İnancın merkezi Vatikan, Ortodoks inancın merkezi ise İstanbul’dur. Köklü bir İslam Devleti olan Osmanlı, kendi topraklarında Ortodoks Hıristiyanlığın merkezini muhafaza etmiş, hatta onu, önceleri düşmanı sayılan Katolik saldırılara karşı korumuştur.

Ancak 1820 yıllarından sonra Osmanlı topraklarında isyanlar çıkmaya başlar. Bu isyanların araştırılması esnasında Patrik V. Gregorius’un, amansız İslam ve Türk düşmanı Rus Çarı ile iş birliği yaptığı, gizlice mektuplaştığı ortaya çıkar. Patrik halkı isyana teşvik etme ve vatana ihanet suçundan idam edilir.(Konumuzun dışında olduğu için bu olayın detayına girmiyorum. Bu başka bir yazının konusudur.)

Patrik Osmanlı Devleti’ne savaş hazırlığında olan Rus Çarı’na yazdığı mektubun giriş bölümünde şöyle diyor:

"Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayr-ı mümkündür. Çünkü Türkler, çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de, dinlerine bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, an’anelerinin kuvvetinden, padişahlarına, kumandanlarına, büyüklerine itaat duygularından gelmektedir. Türk'ler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ü idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar.

Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da an’a nelerine olan merbutiyetten (bağlılıktan), ahlaklarının salâbetinden (kuvvetinden) gelmektedir.

Türk’lerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî rabıtalarını (bağlarını) kesretsek (parçalamak), dinî metanetlerini zaafa uğratmak icap eder. Bunun da en kısa yolu,  maneviyatlarına uymayan haricî fikirler ve hareketlere onları alıştırmaktır…”

Bu mektuba bakınca sanki bu günü anlatıyor zannına kapılmamak mümkün değildir.

Bu gün devletimize top yekün bir saldırı vardır. (Bunun nedenlerini (doğru veya yanlış – haklı veya haksız – zamanlı veya zamansız) tartışma boyutunu geçmemiz gerekiyor.

Varlığımıza kast edilmiş durumda. Ve adı ister terör, isterse savaş olsun devletin varlığına kastedilmiş bir girişim mevcuttur.

Bu saldırılara ancak dirençle mukavemet edersek karşı koyabilir ve etkisiz hale getirebiliriz.

Ancak savaş sadece atılan bombalar, sıkılan silahlarla gerçekleşmiyor; ayrıca, bizi, biz yapan değerlerimize de kast ediyor.

Bizi, biz yapan ve güçlü kılan değerlerin ne olduğu artık sarih olarak bilinmektedir;

Güçlü bir lidere itaat duygumuz,

Din inancına tutkumuz,

Gelenek ve göreneklerine bağlılığımız…

Bu gün, inancımızı sorgulatacak şekilde sanki İslam terörizmi besliyormuş gibi bir algı oluşturulması boşuna değildir. Bu bütün İslam Dünyasını ilgilendiren genel bir konudur.

Ayrıca, güçlü bir liderin önderliğini sorgulatmak; işte bizim bu dönemlerde sürüklenmek istediğimiz çıkmaz budur.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a olan güven ve itaat duygusu, Türkiye’yi birleştirici bir unsurdur. Ona olan güveni sarsmak, Türkiye’ye karşı yapılan saldırılara karşı verilen mücadeleyi zayıflatır.

Bu sadece siyasetin değil, sosyolojinin tespit ettiği bir sonuçtur.

Bu nedenle, Recep Tayyip Erdoğan olmazsa olmazımızdır

Ve bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin kırmızı çizgisidir.

 

Recep Tayyip Erdoğan seçilmiş cumhurbaşkanımızdır. Bu minvalde kendisine atfedilen menfi yahut müspet söylemler bizatihi millete edilmiş sayılır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet
01 Nisan 2016 Cuma 23:43
23:43
Kalemine sağlık dostum
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim