• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Rakel Dink haddini aşıyor!

20.09.2011 16:07
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Hırant Dink’in öldürülmesine, insan olan herkes bu ülkede tepki göstermiştir ve bu tür canilikleri bu millet her zamanda tepki karşılar.

Çünkü bizim geleneğimizde; masum insanları katledenlere hoşgörü ile bakmak yoktur. 

Masum bir insanın öldürülmesi başka bir şey, ama o masum insanın ölümünü bahane ederek bu devletin geçmişine hakaret etmek ise başka bir şey olup, tek kelimeyle edepsizliktir.

Hırant Dink cinayetiyle ilgili önceki gün yapılan duruşmada savcı mütalaasını açıkladı ve olayın olayın Ergenekon’a dayandığını ifade etti.

Savcının mütalaasından memnun olmayan Dink ailesinin avukatı, Rakel Dink ve Hırant Dink’in kardeşi duruşma salonunu terk ederek, adliye önünde savcının mütalaasıyla ilgili görüşlerini açıkladılar.

Her şeyden önce Hırant Dink olayında Dink ailesine sahip çıkılmış, hatta daha da ileri gidilerek, “Hepimiz Ermeniyiz” gibi anlamsız sloganlarda atılmıştır.

Hepsi bir kenara, ama önceki gün duruşmadan sonra adliye önünde Hırant Dink’in eşi Rakel Dink’in, devletimizin geçmişiyle ilgili edep dışı açıklamaları yenilir yutulur gibi değil.

Ama bakıyorum bu gün herkes yutmuş ve o edepsizlik karşısında sessiz kalmayı tercih etmiştir.

Rakel Dink bakın o beğenmediği savcının mütalaasından sonra, nasıl bir açıklama yaptı:

“Bu devletin şanlı tarihine bir şan daha eklendi”

Kim bu kadın?

Neden haddi bildirilmez?

Kadın çıkıp 70 milyonun önünde Devletimizin, dolayısıyla milletimizin şerefli geçmişine dil uzatıyor ve dinleyenlerde alkış tutuyor.

Yazıklar olsun.

Rakel Dink açıkça şunu söylüyor;

“Siz geçmişte benim atalarım olan Ermenilere katliamlar uyguladınız, şimdi duruşmalarda yaptığınızda, geçmişte yaptığınız katliam zihniyetinden başka bir şey değildir”

Bir insana olduğundan fazla değer verilirse olacağı budur.

Altını çizerek söylüyorum.

Bizim milletimizin geleneğinde ve inancında; ırkı nedeniyle, mezhebi nedeniyle, inancı nedeniyle, bırakın öldürmeyi, hor görme dahi yoktur.

Bu kadın tek kelimeyle, Türk milletinin bu kadar hoşgörüsüne rağmen, şımararak devletimize ve milletimize hakaret etmiştir.

Bizim tarihimiz büyük bir medeniyet ve insan haklarına verilen değerlerle doludur. Ancak, Rakel Dink’in ırkı olan Ermeni çetelerinin tarihi tamamen vahşet ve kanla doludur.

demokrasi ve hoşgörü de bir yere kadar olmalıdır diyorum..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
derman
20 Eylül 2011 Salı 21:43
rakel'in ağababalarının yaptıkları
Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş iki Ermeni yazı tura atıyordu.

Bu şenî kumarı yaklaşık bir asır önce Anadolu toprağında ataları da oynamıştı.

Büyüklerinden duya duya büyümüşlerdi.

Karnı burnunda Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu. Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı.

Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin (Kaleşnikof) namlusuna monte edilmiş seyyar kasaturayı çıkartırken diğeri sordu.

- Akçik, manç? (Kız mı, oğlan mı?)

-Akçik. (Kız.)

Bu cevap üzerine "oğlan" diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. Kan bürümüş gözleri bebeğin kasığına kilitlendi.

- Tun sahetsar inger. (Sen kazandın yoldaş.)

- Yes sahetsapayts ays bubriki inç bes bidigisdana? (Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?)

- Mayrigi bedge gisdatsine. (Annesi besleyecek elbette.)

Bunun üzerine kısa boylu olan Ermeni bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı.

-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver.)

Aynı gün Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı. İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı.

-Asixn ma/, çimi yev bizdige, aveg gindirnadabidi. Gidiresek. (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın.)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü. Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.

Bu iki olay Hocalı'da, çok değil sadece 19 yıl önce yaşandı. Her iki olay da Ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının ifadeleridir. Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri türlü yöntemlerle vahşice katledilmiştir. Ajanslar katliam haberini bütün dünyaya hızla geçerken, arşı titreten ağır bir vahşet yaşanan Hocalı halkından geri kalanlar ise çaresizlik içinde kıvranıyordu. Türkiye'de büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları Batılı gazeteciler, özellikle New York Times belgeledi.

26 Şubat'ta güçlü silahlarla donatılmış Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ile Hankendi'de mevzilenmiş bulunan Albay Zarvigarov komutasındaki 366'ncı Rus Motorize Alayı Hocalı'ya saldırarak tarihin en vahşi katliamlarından birini yaptılar. 26 Şubat gecesi Rus motorize alayının tanklarından açılan top ve roket saldırıları ile Hocalı Havaalanı kullanılamaz hale getirilerek, şehrin dış dünya ile ilişkisi tamamen kesildi. Savunmasız kalan şehre giren Rus destekli Ermeni askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, bebek demeden birçok insanımızı vahşice katlettiler. Ermenilerin işgal ettikleri Hocalı'da dehşet verici olaylar yaşandı. İnsanların kafa derilerini diri diri yüzdüler. Sağ olarak ele geçirdiklerini ise sistematik bir işkenceye ve tıbbi deneylere tabi tutarak, insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. Hızar ve testereler ile insanların kol ve bacaklarını kestiler. Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler. Babanın gözü önünde evladı, evladın gözü önünde babayı kurşuna dizdiler. Kesik kafaları sepetlere doldurdular.

Peki, neydi bu düşmanlığın sebebi?

Ermenistan'daki okul duvarlarında asılı olan haritalarda Türkiye'nin 12 ili yer almaktayken, Ermenistan bayrağında Türkiye hudutları içindeki Ağrı Dağı'nın resmi varken, Ermenistan Milli Marşı'nda "Topraklarımız işgal altında. Bu toprakları azat etmek için ölün, öldürün." denmekteyken, başkaca bir sebep aramaya gerek var mı?

Dağlık Karabağ bölgesinde bulunan Hocalı'ya, 366'ncı Rus Alayı'nın desteği ile Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen saldırılar sonucu 613 Azerbaycan Türk'ünün hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur. Bu menfur saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canini kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları bir daha asla kurtulamamıştır.

Şahitlerin anlattıklarını dinleyenler önce kulaklarına inanamadı. Fakat katliam sonrası Hocalı'ya girdiklerinde ise, görgü tanıklarının abartmadığını kısa sürede anladılar. Hocalı'da katliam bölgesini gezen Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da anlatıyordu: "Pek çok savaş hikayesi dinledim, faşistlerin zulmünü işittim ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz." Peki 26 Şubat 1992 günü yaşanan bu katliamın emrini kim vermişti? Ermenistan devlet başkanı sıfatını taşıyan Robert Koçaryan denilen kirli katilden başkası değildi. Yaptığı terör faaliyetlerinin oranı nispetinde terfi eden Taşnaksutyun örgütü liderlerinden Robert Koçaryan, 20 Mart 1996'da Ermenistan başbakanı oldu. Karabağ'da barış istediği için aşırı milliyetçilerin tepkisine daha fazla direnemeyen Levon Ter Petrosyan istifa edince de 30 Mart 1998 yılında ondan boşalan devlet başkanlığı koltuğuna, Hocalı Katliamı baş sorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan oturdu. Ermeniler Türk hamile kadınlarına tecavüz edip karnını hamile olduğu halde taş ile doldurup öldürmüşler ve küçük Türk kızlarına tecavüz edip öldürmüşlerdi.


BENİM DEVLETİMİN TARİHİ ŞANLI OLMASINA ŞANLI DA SENİN DEVLETİNİN VE MİLLETİNİN ŞEREFSİZ OLDUĞU SU GÖTÜRMEZ BİR GERÇEKTİR RAKEL DİNK...!
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim