- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Rant kavgaları!

Osman PALAMUT / YAZAR
Adana için hep şu tanım yapılır;
“Kaderine terk edilmiş bir kent”
Aksine Adana kaderine terk edilmiş bir kent değil, rantı için paylaşılamayan bir kenttir.
Son günlerde ateşi iyice yükselmeye başlayan ve yükseldikçe ortaya çıkan yeni rant alanlarının kavgaları iyiden iyiye kızışmaya başladı.
Rant uğruna bu şehrin, çok ama çok büyük değerleri heba oldu gitti.
Biraz toplumsal hafızamızı yenileyerek gerilere doğru gidelim.
90’lı yıllarda hepinizin bildiği gibi Yalnız Adana’nın değil, hatta yalnız bölgemizin de değil, taaa… Nusaybin’e kadar uzanan, yaklaşık 8 bine yakın insanın çalıştığı ana dişli görevini gören Çukobirlik’i bir düşünün.
Devasa bir kuruluş
Peki, böylesine devasa kuruluş neden battı?
Çukobirlik batarken, bu gün mangalda kül bırakmayan bazı gazeteciler neden o dönem sessiz kaldı?
Tam anlamıyla örgütlü bir soygun düzeninin çarkları çalıştı Çukobirlik’te o dönem.
O dönem yapılan soygun karşısında biz Allah’a şükür seyirci kalmadık ve gazetecilik görevimizi o günde yaptık bu günde yapıyoruz.
Bu gün Çukobirlik’te bildiğim kadarıyla 1000 kişi kadar vatandaşımız çalışıyor.
Peki, vurulan darbe nedeniyle 7 bin insanımıza yazık olmadı mı?
Ne hazindir ki hiçbir babayiğit bunun hesabını ne sorabildi ve ne de gündeme getirebildi.
Oysa içi boşaltılan Çukobirlik, başka yerlerde başka isimlerle mantar gibi bitti.
Şimdi son günlerde yine bazı gazeteci beyler dürüstlük adına konuşup duruyor ve ibretle o konuşmaları dinliyoruz .
Bir gazeteciye 250 bin dolarlık veya 250 bin liralık ev alınma iddiasıyla ilgili söylentiler seslendiriliyor bugünlerde...
Ama ne hikmetse, bu konuyla ilgili kimsenin ağzını bıçak açmıyor.
Kimdir bu gazeteci?
Özelliği nedir?
Kimse bunlardan bahsedemiyor.
Rotaları haram dünyasında olanlar haramdan bahsedebilirler mi?
Böylesine ciddi boyutu olan rezaletlerden sonra kalkılıyor marka Adana oluşumundan bahsediliyor.
Yapmayın ve etmeyin
Milletin sırtından milleti kazık atıp, milletten yana gözükme sahtekarlığı artık bıkkınlık vermeye başladı.
Dün Naim Yalçınel Adana Valisine seslenerek soyulduğumuzu söylüyor.
Çok ta doğru söylüyor.
Ama soygun bir yerde değil ki.
Sonuç olarak bu kentte rant kavgası olduğu müddetçe, bu kent marka bir şehir olamaz.
Adana’ya kirlenmiş diyen beyler, öncelikle tarafsız bir şekilde, tarafsız bir çerçeveden bakarak hakkın hak sahibine teslim edilmesi için bırakın mücadeleyi , kampanya başlatmaları gerekir diye düşünüyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












