• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Recep Tayyip Erdoğan ve Mülteci Politikası

16.05.2016 06:00
Talat Özyürek / Yazar

Talat Özyürek / Yazar

 

Dünya Mazlumlarının sesi Recep Tayyip Erdoğan

Veren el alan elden üstünse…

Son yüzyılda ülkelerin siyasi tarihine baktığımızda, "yabancı düşmanlığı" üzerinden politika yapıldığı görülmektedir. Bu politika kısa vadede başarılı gibi görünmesine uzun vadede başarısızlığın nedeni olduğu gibi, ülkelerin tarihine de kara bir leke oluşturmaktan öteye gitmemiştir.

Osmanlı Devleti'nin dışında bildiğim bütün devletlerde yabancı düşmanlığı popülist politikaya malzeme yapılmıştır. Sadece Mevlana'nı ışığı ile aydınlanmış bu topraklarda yabancılara kucak açılmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan mülteci düşmanlığı yaparak büyük bir siyasi güç ve potansiyel elde edebilirdi. Ancak, insani ve dinsel terbiyesi ile bu günü değil yarını düşünerek, "Mülteci Politikasını" onlara "kucak açma" şeklinde uygulamıştır.

Sonuçta kısa vadeli çıkarlarına değil, insanlığa hizmet ederek uzun vadede de Türkiye'nin onuruna sahip çıkmıştır.

1450'li yıllarda ispanya'da katliamdan kaçan ve sağ kalanlarında kovulduğu Osmanlı Devlet anlayışı bu gün gurur vesilemiz olmuştur. Cumhuriyet Kurulduktan sonra Nazi zulmünden kaçan bilim adamlarına kucak açan Türkiye hala bu politikasının onurunu yaşamaktadır.

Kültürümüzde "komşusu açken tok yatan bizden değildir" anlayışımızı kendine ışık edinen Cumhurbaşkanımız yapmış olduğu bu siyaset mühendisliği ile kendini modern sanan batılı toplumlara ders vermiştir.

İnsana sahip çıkmaktan daha güçlü bir anlayış yoktur diyerek, mültecilere sahip çıkmıştır. Tabi ki bu konuda Türkiye'de yaşayan fertlerin engin hoşgörü ve yardımlaşma duygusuna tercüman olmuştur.

Öyle bir dünyada yaşamaktayız ki, ABD Başkanlık yarışında bir grubu ötekileştirerek düşman oluşturan ve kendi yandaşlarının saflarını sıklaştırmaya çalışan Trump bile bu insanlık dışı anlayışını demokrasi adı altında yapmaktadır.

Zayıfa sahip çıkmayan bir demokrasi anlayışı olamaz...

Mağdura, yardım ve destek eli uzatmayan bir anlayış demokratik anlayış olamaz...

Savaştan kaçan, yardıma, ilaca, işe, aşa muhtaç olan insana sınırlarını kapatan bir anlayışı demokrasi zaten içinde barındıramaz. Demokrasi sadece yaşadığımız ülkenin sınırlarında olan bir siyasi anlayış değildir.

Komşusuna demokrat olmayan bir anlayışın insaniliğinden de şüphe duymak gerekir.

Sayın Cumhurbaşkanımız bu gün merkezine insanı koyan bir politika ile dünyaya kafa tutmaktadır.

Ve sayın cumhurbaşkanımız gücünü haklılıktan almaktadır.

Hiç bir politik, felsefi ve dinsel anlayış, Sayın Cumhurbaşkanımıza;

"Mağdur insana neden sahip çıkıyorsun?"

"Bu insanların şefkat eline ihtiyacı var. Neden onlara el uzatıyorsun?"

Diyecek güce sahip değildir.

İşte Mülteci politikasının gücü buradan gelmektedir ve gelmelidir...

Sadece dinsel vaazlarda ve sohbetlerde: "veren el alan elden üstündür..." demekle olmaz.

İşte bu düşüncenin fiiliyata uygulanmış şekli Sayın Cumhurbaşkanımızın uyguladığı Mülteci politikasıdır. 

Sonuçta dünyanın takdir edeceği, tarihin ise onurla anacağı politika budur.

Tüm dünya adeta Erdoğan’a ambargo koymuşken RTE yine siyaset mühendisliği yaptı ve mülteci politikası uyguladı.

Düşünsenize ABD Başkan adayı Trump seçim propagandası olarak İslamofobiyi kullanırken, tüm Avrupa mültecilere kapılarını kapatırken Dünya mazlumlarının sesi RTE hem onlara kucak açtı hem de bunu fırsata dönderip dünyayı mülteciler üzerinden tehdit ediyor... 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim