Ruhumdaki zehir

Bereketli topraklarıyla, kültürü, tarihi, sanatı, sanatçıları ile adından söz ettiren Adana, ne yazık ki artık son yıllarda yerini kanlı adliyesine, işsizliğe, göçle gelen sorunlara ve uyuşturucuya bıraktı. Gençlerin birçoğu her geçen gün bu illetin pençesine düşüp, o tertemiz ruhlarını bu tür zehirlere teslim etmekte.
Uyuşturucu kullanımında maalesef 3.cü il, sıralarına kadar geldik sevgili okurlarım.
Kentimizin en işlek caddelerinde, kırmızı ışıkta duran araçların camlarını silmek için araçlara yapışan gençler, birçoğunuzun dikkatini çekmiştir eminim.
Madde bağımlısı oldukları her hallerinden belli olan bu gençler, neredeyse filmlerdeki zombileri aratmayacak bir bedene bürünmüşler.
Ne yazık ki, yürürken dahi yanımızdan geçen neredeyse 5 gençten 3’ü, uyuşuk vaziyette yürüyüşleri, baygın bakan gözleri ile kendilerini ele vermekte.
Uyuşturucu trafiğinin merkezi haline gelen kentimiz, ciddi bir sorunun da eşiğine gelmiş durumda.
Bu sorun artık hepimizin sorunu. “ Bana ne” diyebileceğimiz bir konu olmaktan çıktı.
Zira bu sorunla her an, her yerde, karşılaşmamız an meselesi.
Tamda bu noktada “Ruhumdaki Zehir” adlı tiyatro oyunu, gençleri ve aileleri bilinçlendirmek adına, yazılmış eğitici konusuyla geçtiğimiz günlerde sahnedeki yerini aldı…
Her ne kadar güldüren bir sanat dalı olarak bilinse de tiyatro, içinde her zaman derin mesajlar gizlidir aslında. Çoğu zaman toplumun aynası olmuştur.
Belki de bir toplumu en iyi anlatmanın yoludur sanat.
17 Ocak Cumartesi akşamı, Seyhan Kültür Merkezinde izleyiciyle buluşan “Ruhumdaki zehir” adlı tiyatro oyunu, adeta kentimizin sorununa ayna tutmuş kanımca. İzleyicinin ayakta alkışladığı bu oyunu, büyük bir beğeni ile izledik hepimiz.
Adana Sanat Atölyesi Tiyatro Gurubunun oynadığı, Sanat Yönetmeni İsa Uygunsözlü ve Şeyhmus Albayrak’ın yazdığı oyun hem çağın, özellikle de kentimizin, her geçen gün çığ gibi büyüyen sorununa merhem olmuştu.
Gençlerin nasıl uyuşturucu batağına düştüğünü,
Çoğu zaman ölümle, ya da ceza evi ile sonlandığını,
Bu illetten kurtulmak için, nasıl mücadele edilmesi gerektiğini,
Ailelerin eksiklerini ve daha birçok detayı, büyük bir ustalıkla sahneleyen “Adana Sanat Atölyesi” ekibini, böylesi önemli bir konuda duyarlılık gösterdikleri için, her birini ayrı ayrı kutluyorum. Yazanların da, oynayanların da emeğine sağlık. Bana göre cuk diye oturmuş, her şey yerli yerindeydi.
Demek ki hayatın hangi alanında olursak olalım, hepimizin yapabileceği şeyler mutlaka vardır.
Öyle ise hem gençlerimize ve çocuklarımıza, hem de kentimize sahip çıkmak adına,
Tıpkı “Adana Sanat Atölyesi” ekibi gibi,
Hadi el ele…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kızılay milli irade nöbetine devam ediyorAdana’da, demokrasi nöbetine katılanlara, Türk Kızılayı tarafından gece boyunca çorba, çay ve su ikramında bulunuldu.Haber Yazılımı: CM Bilişim





.20160727090929.jpg)












