• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sabahın hakkını vermek ve Aytaç Durak

10.08.2012 09:05
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

"Nurs Lokman Hekim'e şantaj mı yapılmış" Başlıklı yazımla ilgili dün Sabah Gazetesi'nin Adana temsilcisi Ersin Ramoğlu bey aradı.

Sorumlu ve dürüst gazetecilik adına Ersin bey'in görüşlerini beyan etmek, şahsen benim olmazsa olmaz ilkemdir.

Türkiye'nin sayılı gazetelerinden birinin temsilcisi olan Ersin bey'in anlattıkları bir kenara, anlatına doğrusu inandığım için de bu gün tek yanlı görüş beyanı olmaması adına muhattabın görüşlerini yazma ihtiyacı hissettim.

Bir okurumun yorumuna istinaden kaleme aldığım yazıda, özetle okurumun iddiasında Sabah Gazetesi'nin güney ekinde Nurs Lokman Hekim aleyhinde haberler çıktığını ve ilan gelince haberlere son verildiği ileri sürülüyordu.

Ancak dün Sayın Ramoğlu bu iddianın doğru olmadığını, İlan alındıktan sonra da Nurs Lokman Hekim'le ilgili görüşlerinin değişmediğini ve yayına devam ettiklerini söyledi.

Kaldı ki Ramoğlu o ilanın yalnız kendilerine değil, aynı anda bir çok ulusal gezeteye de verildiğini söylüyor.

Yargısız infaz olmaması adına, Sabah gazetesinin bu açıklamasına sorumlu bir gazeteci olarak yer vermeyi bir görev bildim.

AYTAÇ DURAK KONUSU

Ersin beyin dünkü yazısına gelince,

Ersin Ramoğlu dün biri ulusalda olmak üzere iki gazetecinin geçmişte yayınlanan ibretlik  iki ayrı görüşlerine yer vermiş.

Terör konusunda Emin Çölaşan'ın geçmişte kaleme aldığı, şehsen dikkatimden kaçan tüyler ürperten görüşlerini dün okuyucularıyla paylaşmış ve çok ta isabetli olmuş.

Emin Çölaşan;

"Naçizane görüşüm var.
Diyorum ki: Ben örneğin Türkiye'nin düşmanı bir ülke olsam ve Türkiye'ye saldırma hesapları yapsam, bunun zamanını Ramazan ayında ve iftar saatine yakın belirlerim.
Herkes mayışmış, gevşemiş! Çoğunluk görev başında değil. Olanlar ise yorgun, aç.
Susuz, dikkatleri dağılmış, iftar saatini bekliyor. Bu durumda yapılacak bir saldırı, Allah korusun ama bizi herhalde çok zor durumda bırakır... Ya da diyorum ki: Terörist olsam eylemimi iftara yakın koyarım..."

Tam da iftar vaktinde canımızdan bir parça olan Mehmetçiğimizin şehit edilmesi karşısında, Emin Çölaşan'ın o ipe sapa gelmez tam bir vatan hainliği kokan iğrenç sözlerini kamuoyunun gündemine getirmesi, tek kelimeyle takdire şayan bir hadisedir.

Gelelim Aytaç Durak meselesine,

Hani bir söz var ya,

"Adamı öldürsen daha iyiydi"

Aytaç beyle ilgili görüşü tam da böyle olmuş.

O günleri çok iyi biliyoruz.
Süleyman Demirel, Hüsamettin Özkan, Bedrettin Dalan ve Aytaç Durak'ın Yüzbaşı köyüne gidip modern çiftlikte incelemelerde bulunduğunu Adana basını yakından takip te etti.

O gün o seyahatte olmayan gazeteci yoktu.

Sevgili kardeşim Ali Pekmezci o günkü havayı kendince kaleme alıp, okuyucularıyla paylaşmış.

Bu bir belge olabilir mi?

Bu rejime karşı oluşturulan bir plan olibilir mi?

İddia son derece vahim ve ciddiyeti büyük bir önem taşıyan hadise.

Tekrar söylüyorum, Aytaç bey hepimizi üzen ve bir kabus gibi milletin tepesine çöken;

O batı çalışma gurubu, 28 Şubat süreci ve ardından gelen yapılanmalarla ilgili oluşumun içerisinde olsaydı, o süreci tüm detayları ile didik didik araştıran savcılarımızın gözünden kaçmaz ve çoktaaaan ortaya çıkardı.

Bizler o günü ve o günün Başbakanı olan Rahmetli Erbakan Hocamızı, ne denli perişan ettiklerini unutmadık.

Bu iddialar doğru değil.

Kim ne derse desin, demokratik temayüller açısından, hukuki açıdan ve milletin tezahhur eden milli iradesi açısından, Sayın Durak'a büyük bir haksızlık yapılmıştır.

Öyle ki, AK Partililer bile bu gün "Artık yeter" diyor.

AK Parti Büyükşehir Belediyesi Meclis Gurup Başkanı Hayri Haköver, bir AK Partili olarak Aytaç beyin artık hukuken geri dönmesinin zaruretini dile getiriyor.

Diğer taraftan özelde görüştüğüm AK Parti Adana teşkilatının söz sahibi olan arkadaşım, bu sürecin adil olmadığını söylüyor ve hatta girişimler yapmak istediğini ifade ediyor.

Bu süreç;

Ne demokratiktir,

Ne hukukidir,

Ve ne de vicdanidir.

Bir tarafta halkın iradesi, diğer tarafta siyasetin vesayeti,

Hangisi acaba daha üstün olmalıydı?

Gelin üstün olandan yana tavır alın ki millet sizi takdir etsin.

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim