- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Sağım solum sobe saklanmayan ebe!

Tülin ERSOY / Yazar
Hepimizin küçükken severek oynadığı oyunların başında gelir SAKLAMBAÇ. Duvara arkası dönük gözler kapalı sayılar sayılır 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 “sağım solum sobe saklanmayan ebe” denilirdi. Oyuna katılan çocuklar çil yavrusu gibi dağılır gizlenmek için yer ararlardı. Ebe yerinden uzaklaşınca duvara doğru koşulur “sobe sobe” sesleri çocukların yüzündeki tebessümle birleşirdi. Son kişi de ortaya çıkıncaya kadar oyun devam eder giderdi. Yedi kule oyunu vardı taşlarla oynanırdı. Üst üste yedi adet taş dizilir, sonra uzak bir mesafeden taşlar top atılarak yıkılmaya çalışılırdı. Yakar top oyunu vardı. “Aldım verdim” diyerek iki grup yapılır bir grup ortaya girer, diğer grup onları topla vurmaya çalışırdı. Atılan topu yakalayınca da vurulsan bile oyundan çıkmaz bir canın daha olurdu. Bunlar aklımda kalan çocukluğumda oynadığımız oyunlardan bazıları…
Şöyle geçmişe bakıp uzandığımda ne güzel ne keyifli günlermiş çocukluğum. Çocukluğumu çocukça doya doya yaşamışım.
Önümüzdeki günlerde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlayacağız. Unuttuğumuz çocukları bir günlüğüne hatırlayıp, yalandan çocukların elleri tutulup yemekler yedirilecek, çocuklara hediyeler alınacak bugün onların günü ya onların hatırlandığı unutulmadığı gözlerine sokulaca... Mevkidekiler ellerinde oyuncak arabalar, bebeklerle çocukların ellerine tutuşturdukları poşetlerle sırıtarak poz verecekler kameralara, fotoğraflara, gazetecilere... Ne hoş bakın! Unutmadık çocukları yanlarındayız!
Makamlara çocuklar oturtulacak kameralara gülen yüzlerle pozlar verilecek bakın, bakın çocuklara değer veriyoruz!
Sonra bırakamadığınız o koltukları bir saatliğine emanet ettiğiniz çocuklar öyle sorular soracak size şaşırıp kalacaksınız. Ya bunlar bu yaşta neler biliyor, biz nerede hata yaptık ders kitaplarının içini biraz daha boşaltalım. Televizyonda uyutan dizileri, yarışmaları, yiyemedikleri yemek programlarını biraz daha erken saate alalım uyanmasınlar, sadece onları seyretsinler diyeceksiniz.
Sahi çocuklar için bu ülkede neler yapılıyor? Sürekli sınav sistemi değiştirmekten başka bir şey yapılıyor mu? Peki, yapacak olan var mı?
Bu ülkede yaşayan çocukların (kız- erkek) hiç söz hakkı yok. Kız çocukları 15 yaşına gelmeden evlendirilmeye devam ediliyor. Tarlada ırgat olarak çalıştırılıyor. Evin direği baba öldüyse geçim derdi evdeki büyük çocuğun üzerine kalıyor. Kardeşleri okusun diye kendini feda ediyor. Erkek kız fark etmeden tacize uğruyorlar kimi zaman sözle kimi zaman da fiziksel olarak…
Göstermelik imzalamışlar “çocuk hakları sözleşmelerini” ortada ne hak arayan! Ne de aratan var!
Haydi; sevgili mevki sahibi büyüklerim, küçüklerim hatayı hatalarla kapatmayalım. Bu ülkenin gülen çocuk yüzlerini soldurmayalım, çiçekten farkı yok onların. Çocuklar sizin, bizim, ülkemizin geleceği ne ekilirse o biçilecek.
Yarın, onlar sizi “sobe yapmadan“ siz bir şeyler yapın…
Sevgili çocuklar her gününüz kutlu olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Üzerimize ölü toprağı mı serpildi?31 Mayıs 2016 Salı 06:00
- İçime sinmeyen çok şey var!29 Mart 2016 Salı 06:00
- YGS'de son viraj11 Mart 2016 Cuma 06:00
- Kadını duymamak!08 Mart 2016 Salı 06:00
- Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar24 Şubat 2016 Çarşamba 06:00
- Senin adın var mı ki?02 Şubat 2016 Salı 06:00
- Tatil zili kimin için çalıyor?22 Ocak 2016 Cuma 06:00
- Özür dilerim çocuklar!29 Aralık 2015 Salı 06:00
- Kalk gidelim havasındayım23 Aralık 2015 Çarşamba 06:00
- Sil baştan!!!15 Aralık 2015 Salı 06:00
- Sınav Kaygısıyla Baş etmede Kimler Yardımcı Olabilir?23 Kasım 2015 Pazartesi 09:39
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












