- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 27 °C
- İzmir : 24 °C
- Ankara : 20 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Sağlık sisteminde Ak Parti eli

Talat Özyürek / Yazar
Bundan 10 yıl öncesine kadar, etrafımızdaki her insanın, sonu dram ile biten hastane anıları vardır.
-Kavga edilen yeşil kart, eczane kuyrukları, 25 sayfalık, sağlık karnesi rezaleti, Hastanede rehin kalma mağduriyeti, kapıdaki onca hastaya rağmen, doktorların saat üç dediğinde ‘muayenehanemdeyim, oraya gel’ vs diye çoğaltabileceğim onlarca dramı nasıl unuturuz…
O zamanlar daha yeni yetişip geldiğim dönemlerdi; hatırlıyorum da – Keşke hatırlamak mecburiyetinde kalmasaydım – Hastaneye giden hastalar, iyileşmelerinden bile memnun olmazlardı.
Devlet Hastaneleri ve Sigorta hastaneleri ile Numune hastanelerinde, insan onurunu rencide eden olaylar yaşanırdı. Kişiler olarak doktorları suçlamak haddimize değildir. Ancak karmaşa o kadar çoktu ki, doktorlar dahi hatalardan kendilerini kurtaramıyorlardı.
En büyük dram, insanların insan yerine konmamasıydı.
Hasta olan bir kişinin doktordan randevu almaya çalışması ile başlardı dram…
Önce bir tanıdık aranırdı. Kimsenin aklına şu soru gelmezdi; “hastana doktorunun görevi beni tedavi etmektir. Neden tanıdık aramak zorunda kalıyorum?”
Tanıdık üç amaç için aranırdı.
Birincisi, insanca muamele görsün, horlanmasın ve hastane koridorlarında öteye beriye savrulmasın…
İkincisi; Tedavi için uzun gün vermesin. Tedavi sırası gelene kadar hakkın rahmetine kavuşmasın. Sırası gelince de iyi bir tedavi görsün ve gerektiğinde muayenesinden emin olduğu klinik ya da doktorlara sevk etsin.
Üçüncüsü de hastane doktoru olsa bile sonuçta para ödenecek durumlar vardır. Hiç olmazsa az para ödensin.
Şimdi genç olanlar daha on yıl önce yaşanmış olan bu tür dramlara yabancıdır.
AK Parti’nin insan hayatına direk dokunduğu en radikal kararlardan biridir sağlık sektörüne dokunmuş olması.
Hastaneler, klinikler, doktorlar, eczacılar, ilaç firmaları ve sağlık sektörünü dolaysız veya dolaylı ilgilendiren bütün kuruluşlara rağmen, sağlık sistemi Avrupa’daki standartları da sollayacak bir düzene girmiştir.
Bizzat birçok doktordan şunu işitmişimdir; “Kişi başına düşen sağlık harcamalarında Avrupa standartlarının çok üzerindeyiz. Yurttaşlarımız, dünyada birçok ülke yurttaşının sahip olamadığı imkânlara sahip olmuş durumdadır.”
Bu benim değil, doktorların yaptıkları araştırmalar sonunda paylaştığı bilgilerdir.
Hastalara gelince… İstatistikî rakamlara girmek ve sizleri boğmak istemiyorum: Kendi çevrenize sorun. Siyasal görüşü ve ideolojisi ne olursa olsun şu tür cevaplar alacaksınız:
“Allah razı olsun, hayatım boyu bu kadar sorunsuz tedavi olmadım…”
“Eğer eski sistem olsaydı, mutlaka şimdiye kadar acı içinde ölmüş olurdum…” (özellikle en çok işittiğim saptamalardan biridir.)
“İnanamıyorum. Sanki hasta değil, banka veya sigorta şirketinin müşterisi gibi ilgi gördüm…”
Buna benzer onlarca değişik ifade... Hepsinin de ortak yanı memnuniyet ifadesidir.
Hastanesini, doktorunu, eczanesini seçen bir sistem…
Bu sistem, artık AK Parti’nin neredeyse devrim niteliğinde almış olduğu radikal kararlar neticesinde hayatımızın bir parçası olmuştur.
Artık karşı devrim bile halkın bu memnuniyetini elinden alamaz.
Bir insanı insan yerine koymak, ona verilen değerin son safhasıdır.
Bu safhanın üstünde başka safha yoktur ve AK Parti o safhanın sathına alıp götürmüştür milletimizi.
AK Parti, insana değer verilen son safhayı milletimize hediye etmiştir; milletimiz de bu hediyeyi yaşam şekli olarak benimsemiştir.
Artık hiçbir yasa hastane önünde insanları değersizleştiremez.
Sahi, Ak Parti’nin 14 yıllık iktidarlığında sağlık alanında yaptıklarını, bundan 14 yıl önce duysak hangimiz inanırdık? Ve bu icraatlar bir önceki hükümetlerin icraatlarıyla kıyaslanmayacak devrimlerdir…
Sağlıcakla Kalın…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












