- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Sahte Pehlivanlar Misali!

Yüksel MERT / Yazar
Değerli Okur!
Kur’an’ı indiren O’nu yüce, evrensel ve değişmez kılmıştır.
O’nun methiyesini yapan bazı zavallıların ona bir katkısı olmaz, olamaz!
Tersine, O’nu elden, dilden, gözden düşürürüz.
Hazreti Peygamber Efendimiz, daha kendisine vahiy gelmezden önce“Muhammed’ül Emin” olarak bilinmektedir. Emin olmayanın Rasüllüğü nasıl kabul görmez ise, emin olmayanların Müslümanlığı nasıl kabul görsün? Sahte pehlivanlar gibi minderin dışında dolanmanın anlamı yok. Yiğit olan minderde künde atar.
Müslüman olan da Kur’an aynasında kendini arar ve ne olduğunu anlar, pişmanlık duyarak, Müslüman olmanın gereklerine koşar. Kaybettiği yılları da düşünerek performansını ona göre ayarlar.
Önce sorar kendine; “Bu kitap bana ne diyor?” diye.
Yüce Rabbim bana ne anlatmış, eşyayı, nasıl yorumlamış? diye. Neyi emretmiş, neyi yasaklamış, neyi serbest bırakmış? diye. Yiğit olan yapar bunu. Yiğit olan sadece bunlarla kalmaz, düşüncelerini, fikirlerini, kabullerini, inançlarını da tartar Kur’an’ın Terazisi’nde! Görür onların “Kur’an” terazisindeki karşılığını, hafifliğini veya ağırlığını, anlamlılığını veya anlamsızlığını.
Arkasından da başını iki eli arasına alıp, niye böyle olduğunun muhasebesini yapar! Yıllarca peşinden koştuğu ilkeleri, ülküleri, liderleri, büyük denilenleri düşünür. Devrilen nice fidanları ve harcanan emekleri hatırlar. Samimiyetin, ihlasın, bağlılığın sonuçları böyle mi olmalıydı diye kafa yorar.
Ve geçen zamanın hesabını yapar.
Önce kendinden hesap sorar. Sonra çevresine bakar. Herkes bilir ki bu anlamda yiğit olmak o kadar kolay değildir. Sorun samimi olmak veya bağlılık da değildir. Elbet her işin başı samimiyet ve vefadır/bağlılıktır ama önemli olan da arkasını getirmektir.
Nedense her şey buraya kadar çok güzeldir de bundan sonrası çirkinleşir. Belki de bundan sonrası yoktur. Her zaman film de burada biter. Her şey övgü ile başlar, karşılığında da samimiyetlerimiz ve bağlılıklarımız alınır. Bundan sonrası akla bile gelmez, sorulmaz, bu düşüncelerin kaynağı nedir, nereden alınmıştır? kim, ne için, ne zaman, kim için söylemiştir?... bunların hiç birisi sorulmaz/sordurulmazda övgüler ve kahramanlık ve bağlılık nutuklarıyla ve kör sevdalarla yüzyıllar kayb-olup gider.
Kur’an, yüce kitaptır ama O’nda kendimizi görmek hoşumuza gitmez. Belki de O’nda kendimizi görmek, aramak aklımıza bile gelmez. Nedense hep böyle olur. “Kur’an” yüce kitaptır ama genellikle, mezarlıklarda, ramazan aylarında cuma gecelerinde, mevlitlerde kandillerde okunur.
Ama içinde ne yazıyordur düşünmeyiz. Amacımız sevap kazanmaktır. Kendimizin ya da sevdiklerimizin günahları bağışlansın içindir bu çabalarımız. Ne yazıyor anlamadan derin bir huşu içerisinde, tecvidin ritmine kapılıp dalar gideriz. Hatta gözümüzden yaşlar süzülür çoğu zaman.
Ritm bizi kendimizden alır götürür. Bu ritm sevabı bizi ateşten korur mu?... Böyle bir soru aklımıza bile gelmez!
Kur’an, yüce kitaptır, kutsal kitaptır.
Onun için, O’nu güzel ciltler, bezler, torbalar içerisinde evimizin başköşesine asarız. Kütüphanemizin en üst tarafına yerleştiririz. Çocuklara “aman ha! dokunmayın, sonra ağzınız eğrilir” diye de tembihleriz. Sanki onları zehirleyecek ilaç gibi(!) Çoğu zaman, yüce dinimizin kaynağı, mübarek kitabımız Kur’an” diye başlayan sözlerimize nedense:
“Allah şöyle olmamızı istiyor” diye devam etmeyiz, edemeyiz..
ATATÜRK KÖŞESİ
Hayatta En Hakiki Mürşit ilimdir…
DÜŞÜN-TAŞIN
Ey İman Edenler Neden Yapmadığınız Şeyleri Söylüyorsunuz?
AFORİZMALARIM
Hatalarım var çünkü insanım Melek robot değilim öyleyse yaşıyorum çünkü ancak ölüler hata yapmazlar…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Milli irade için demokrasi27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Mevzu bahis vatan ise!19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Kabul vatandaşımız olsunlar15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Kabul12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Vicdanlarından sünnet edilenler!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Hastanede bayram ya da bayramda hastane11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Ey yobaz24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- İçimdeki pürmüzler22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Yaralı yılan ve katledilen domuz!20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Hormonlu insan tipleri15 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Maske!14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












