- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Sarayın ihtişamı

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
Parayla her şeyi yapabilirsiniz. Paranız varsa en büyük evi, en büyük bahçeyi, gemiyi vs siz yapabilir ya da alabilirsiniz.
Büyük şeyler sizin olabilir. Ama muhteşem bir sanat eseri yaratamazsınız. Kaçaksaray, Külliye, Beştepe adına ne derseniz deyin büyük ve görkemlidir. Yüzlerce odası vardır. Büyük büyük masaları, geniş salonları, pahalı perdeleri.
Büyüktür, pahalıdır ama bir sanat eseri değildir. Gelecek kuşakların övünebileceği bir yapı değildir. Sadece büyük ve pahalıdır.
Keşke o paraya yine saray yapılsaydı ama hem mimari açıdan hem de görsel açıdan bir tarzı olabilseydi. Bakınca büyüklüğünden etkilenmek yerine insanlar estetik görünüşünden dolayı başka dünyalara gitseydi ve gerçekten gurur duyulacak bir eser olsaydı.
Eser değil, sadece büyük bir bina...
Sarayla ilgili tartışmalar önce yerinden, yasal konumundan başladı. Ardından da harcanan para yani maliyeti bu yoksul halkın gözüne sokuldu. Saray soytarıları önce ortaya atılan maliyetlerin abartılı olduğunu söylese de en son pes ettiler ve sarayın ihtişamından toplumun övünme payı çıkarmasına kadar gerilediler.
“Saray Türkiye’nin büyüklüğünün ve zenginliğinin göstergesi” fikri ise geldikleri en son nokta...
Saray gelecek kuşaklara sadece gösteriş ve israfın bir sembolü olarak kalacaktır. Üstelik de Anadolu’nun yoksul evlerinden her gün gencecik fidanların cenazeleri uğurlanırken, sarayın görkemini öven insanların yaşadığı bir dönem olarak...
10 günlük askerlerin cepheye sürülüp şehit olduğu ülkemizde bu kadar büyük saraylarda oturulması bir o kadar da büyük bir çelişki değil midir? Eli nasırlı anne babalar, kucağında bebeğiyle genç kadınlar gidenlerinin ardından ağıtlar yakarken ve bu ağıtlar oturdukları gecekonduları sallarken, saray soytarılığı yapmak hangi vicdanın ürünüdür?
Sorunumuz Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdur.
Türkiye’yi savunmakla, Türkiye adına birilerini savunmak arasında sonsuz bir fark vardır. Türkiye’yi sevmek içindeki insanlarla birlikte bu toprakları sevmektir. Türkiye’yi sevmenin kişilere bağlılıkla ilgisi yoktur. Herhangi bir kişiye koşulsuz bağlılık ya da biat vatan sevgisinden arındırılmış bireysel bir sevgidir.
Yapılması gereken sarayın çevresinde dolanıp, onun büyüklüğüyle övünmek değil, gecekonduya yanaşıp, acılara ortak olmaktır.
Olabilmektir...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












