Sayılar ve Remizler

SAYILAR VE REMİZLER
Dr.Ömer Uluçay
İnsanoğlu, önce kendisini saklamayı ve gizlemeyi öğrendi. Sonra da konuşup anlaşınca sözün gücünü kavradı. Söz ile insanları sevk ve idare etmenin kolaylığını, etkisini gördü. Bir süre sonra hiyeroglif-şekilli çizimle haberleşmeyi keşfetti. Eşyanın, düşüncenin ve amacın işaretleri oluştu, gelişti. Daha sonra konuşma, parçalara ayrıldı ve böylece dillerin alfabesi oluştu ve gelişti. Artık, çizgi şekillerle sesler çıkarıldı ve bu seslerin bir kurala göre dizilmesiyle diller gelişti. Buradan sözcük, hece ve harf oluştu. Her dilin ses zenginliğine göre harf sayısı oluştu, bu sayı genellikle 25-45 arasında değişti.
Çivi yazısı ve yazım malzemesi geliştikçe, yazım şekilleri ve metinlerin korunması da gelişti. Bu bir bakıma yazı ile kalemin ve matbaanın tarihine dönüştü. Günümüzde haberleşme olanakları ve çeşitleri artmış durumdadır. Sesin ve sözün, ses ve yazı olarak kaydı, korunması ve gönderilmesi, birer devrim hızıyla devam etmektedir. Bugün için küçük çocuklar, okuyup yazmadıkları halde, resimlere anlam vererek oyunları izlemekte ve aktif olarak oyuna iştirak etmektedir. Yedi yaşlarındaki bir torunum, tablet oyunu ile ava çıkmakta, avladığı geyikleri, abisinin avlusunda hapsetmektedir. Abisi, deposundaki değişikliği fark ederek “sen ava mı çıktın” diye sormaktadır. Kıtalar arası ve uzay yolculuğundaki haberleşmeler, bir kıtada topa vurulmuş tekmenin sesini başka bir kıtada işitmek ve oyunu izlemek, örneklerden birkaçıdır.
Fikirler ve keşifler, icatlar aynı zamanda depo güçler ve tehlikelerdir. İnsanlar sadece söz ile değil, yazı ve diğer malzeme ile de tehlikeli oldular, takibatlara uğradılar, kayıtlar ve yazışmalar suç unsuru oldu, bunlara dayanarak insanlar hapsedildi. Bu gelişme ve değişmeler, fikirleri şifreli olarak yazmayı da beraberinde getirdi.
*
Tarih boyunca resim ve şifre, saklı anlatımlar için bir kaynak oldu. Bilinen resimlerle özel mesajlar verildi. Şimdiki bilgisayar sisteminde de fotograflar sayılarla tesbit edilmektedir.
Güneş, Ay, Yıldız, kaya, gökkuşağı, bayrak, flama gibi sembollerin yanında bir de hayvan resimleri kullanılmıştır. Yunani filozof Pitagoras sayılar ile anlatımda bulunmuştur. Harfler, tasavvufta bir çığır olmuş ve bu akıma Hurufilik denilmiştir. Bu yolun en büyük üstazı Seyyid İmadeddin Nesimi’dir. Kutsal Semavi Kitapların Sure başlarında da “harf-ı mukatta” denilen şifreler vardır.
Geometrik şekiller de anlatım şifresi olarak kullanılmıştır. İrani, Hindi ve Çini filozoflar, mutasavvıflar bu şekillerle sırlar ifşa etmişlerdir. Hallacı Mansur, Hasan Basri, Beyazıd-ı Bistami, Şihabuddin Ömer Suhreverdi, İbn Arabî gibi zatlar da sözlerini sayı-harf ve şekillerde gizlemişlerdir.
*
Burada bazı işaretleri açmağa gayret ederek bir kanıya varılmak amaçlanmıştır:
Nokta: Harf noktayı, nokta cümleyi tamamlar. Her şey bir noktadır. Hak ile batıl arasında bir nokta vardır. Çemberin merkezi bir noktadır. Nokta tektir, Hakka işarettir. İki nokta: Konuyu, kapıyı açar, anlatma devam eder. Yanyana Üç Nokta: Konuşmayı sürdürebilirsin, daha anlatılacaklar vardır, peşi sıra gelenler vardır.
Bir: Sayıların ilkidir. Sonraki sayılar onun gücünü arttırır, vurgular. Herbir sayı Birin gücünü ona katlar. Asıl olan Birdir, kesret/çokluk Bir’de tekleşir. Bir ışıktır, prizmadan geçince renklenir, çoka dönüşür.
İki: Zıtların birliğidir. Kadın-erkek, artı-eksi, gece-gündüz, iyi-kötü, doğum-ölüm, muvafık-muhalif, katı-sıvı, sıcak-soğuk vb. Bunların çatışmasından zuhurat olur. Kadın+erkekten zürriyet, artı-eksiden elektrik ve diğerlerinden bir sentez oluşur. Zaman içinde bu sonuç da "tez" olur ve karşıtı gelişir. Bu düşünce sistematiği, Zerdüşte aittir ve “diyalektik materyalizmin esası”dır. Marx ve Engels’ten bin yıl önce bu bilinmektedir. Bu şahıslar, “Zaraustra Böyle Dedi-Nitzshe” ile olaydan haberdar oldular ve bu kuralı toplumsal gelişmenin yasası olarak kabul ve ilan ettiler.
Üç: Baba-Oğul-Ruhul Kudis, Hak-Muhammed-Ali, Brahma-Vişnu-Şiva, Yaratan-Koruyan-Yokeden, Tanrı-insan-evren, Sen-ben-evren, Anne-baba-ben, Doğdu-yaşadı-öldü, Müsbet-menfi-olabilir. Ocaktaşı üç adettir, sacayağı da üçtür. Düstan: Üçayaklıdır, karı-koca ve çocuk.
Üçgen: Tepesi yukarıya olursa insan, tepe aşağıya doğru ise Tanrı işaretidir.
Çember: Evreni gösterir, merkez Tanrı’dır.
Dikdörtgen: Dört unsurdur (su, ateş, toprak, hava), dört haldir (katı, sıvı, kuru, nemli), cümle mahlûkattır.
5, 7, 12, 40: Diğer inanç ve dinlerde, mitoloji ve efsanelerde önemli, kutsanan sayılardır.
*
Görülüyor ki edebiyat her zaman akıcı ve kavrayan değildir. Arada bilmece çözmek de vardır. Bu zırhlı ve sırlı bir anlatımdır. Düşünenler, düşünmekten ve bildiklerini ilgilisine ulaştırmaktan vazgeçmemişlerdir. Ancak tedbiri de elden bırakmamışlardır. Bu işaretlerle adeta yeni bir dil icad edilmiştir. Bilenler bunun zevkine varırlar.
Düşünen insan, düşünceyi iletmenin de bir yolunu bilmiş ve bulmuştur.
Düşünenlere selam olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaretSri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Paaker Mohideen Amza, Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.
Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandıİçişleri Bakanı Efkan Ala, darbe girişimi soruşturmasında gözaltı ve tutuklama rakamlarını açıkladı
Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandıDiyarbakır’da darbe girişimi ile ilgili başlatılan soruşturma çerçevesine gözaltına alınan 7’nci Kolordu Komutanı İbrahim Yılmaz ve 2’nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli tutuklandı.Haber Yazılımı: CM Bilişim




.20160727090929.jpg)












