- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Seçim öncesi ve seçim sonrası!

Mahmut KORKMAZ / Yazar
Seçimler yapıldı.
CHP kazanamıyor bile olsa yenilmezi tökezlettiği için mutlu.
MHP tek bir vilayette birinci olsa da oylarını ve milletvekili sayısını artırdığı için mutlu.
HDP bütün Ak Parti karşıt bileşenlerinin, baskı ve zorla yıldırılmış seçmenin ek oyları ile alabildiğine mutlu.
Milli ittifak tarihi bir hezimet rağmen ufukta yeni bir seçim olması ihtimali ile mutlu.
Haydar Baş’ı hiç sormayın. "Rusya benim milli ekonomi modelimi uyguluyor" masalı ile müritlerini uyuttuğu için mutlu.
Paralel yapı tam bir coşkunluk içinde mutlu. Ak Parti iktidar olamadığına göre o eski günlere dönüş hazırlığında olacaklarını sanıyorlar. Dershaneler, okullar, himmetler, dinlemeler, kaset hazırlamalar, soru çalmalar yani o güzel günlerini özlemi içindeler.
Paralelin başı kendini Musa, elindeki mikrofonu Asa, karşısında olanları ise Firavun olarak lanse etmeye devam ediyor.
Bu sonuçtan yüzde kırk bir oya alarak çıkan Ak Parti mutlu değil bence. Kırk bir oyu Kemal Bey alsa herkes kırk bir kez maşallah çekerdi. Devlet Bey alsa üçler, yediler, kırklar hatta kırk birler ruhani bağlamaları yapılırdı.
Selahattin almış olsa ertesi gün bağımsız devlet ilanını yapardı.
Ak Parti açısından alınan sonuncu iki boyuttan değerlendirmek mümkündür.
Birincisi dış sebepler. Bu on üç yıldır iktidar olan ve girdiği her seçimi kazanan bir partiye karşı zihinsel olarak ortak bir koalisyonun oluşmasını beklemek gerekir. Ak Parti stratejik olarak bunu engellemek yerine 'onlar ve biz' tezi ile daha bir güçlendirme yanlışına düşmüştür. Buda Ak Partinin gri alanını yok etmiş, her şeyin siyah ve beyaz olduğu bir manzara ortaya çıkmıştır.
Uluslararası medyanın yayınlarındaki düşmanlığın boyutu milli yaklaşımlarla ters yüz edilememiştir.
Paralel yapının bozucu, yıpratıcı, kara propagandalarına karşı gerekli önlemeler yeterince alınamamıştır.
İç sebepler ise sonuncu etkilemesi açısından kat kat daha önemlidir.
Öncelikle Ak Parti girdiği her seçimi kazanmış olmayı 'nasılsa kazanırım' ın tuzağına düşmüştür.
Tüm partiler aday tespitinde kılı kırk yararak hareket ederken, Ak Parti bu konuda üç dönemliklerin oluşturduğu boşluğa rağmen yeterince hassas davranamamıştır. Özellikle Doğu ve Güneydoğudaki adaylar bölgedeki sosyolojik değişimleri taşıyacak kapasitede olamamışlardır. Örneğin bir Fetullah Erbaş Van'dan aday gösterilmiş olsaydı durum yedi-bir olmazdı.
Büyük kentlerde Kürt milliyetçiliğinin büyüsüne kapılan seçmenleri Ak Parti’ye taşıyacak nitelikte aday eksikliği görülmüştür.
Yine adayların çelik çekirdek dava adamı olmak yerine, lobilerin etkisi ile tercih edilmesi sahada zafiyetleri beraberinde getirmiştir.
Sivil toplum örgütleri yerine sivil para babalarının partide sözünün söz olması gönüllerde burukluklara yol açmıştır.
Değişim dönüşüm adı altında iki de bir görevden alınıp bir kenara atılan teşkilat mensupları adam yerine konmamıştır. Görüşleri dikkate alınmamıştır. Genel merkezden gelen yetkililer tabanla görüşmek yerine iyi, mekanlarda iş takipçilerinin pazarlama tuzağına düşmüşlerdir.
Tavan ve taban arasına konulan naylon barikatlar anlamayı ve anlatmayı imkansız hale getirmiştir.
Yine Ak Parti döneminde makamlara gelen bürokratların beyaz Türk haline gelmeleri Ak Parti’ye eksi puan olarak yazılmıştır.
Ak Partili milletvekili ve bakanların ırgatlık günlerini unutup başkalaşım geçirmeleri işin büyüsünü bozmuştur.
Netice itibariyle bir zamanlar kayıtsız ve şartsız oy vereceğini söyleyenlerin bir kısmı, oyu kayıt ve şarta bağlamıştır.
Ak Parti’ye ikaz tokadı vurmak isteyen, ayar vermek isteyen seçmen, ayarı ve tokadın dozunu bir miktar kaçırmıştır.
Bu işin adı seçim.
Buradan her sonuç çıkabilir.
Bunu parti üst aklının görmesi gerekirdi.
O adlarına danışman denen aldatıcı gurubu buna engel olmuştur. Onlardan bazıları ile görüştüğümde başka dünyalarda olduklarını gördüm.
Parayla bu işi yapanlarla, fisebilillah bu işi yapanların arasındaki fark kadar büyük fark vardı.
Ak Parti kendi tahlillerini yapmak zorunda. Diş sebeplere suç yüklemek doğru değil. Dış her zaman var olacak.
Önemli olan içerdeki yanlışları düzeltmek.
Kendini düzeltene millet verdiği ayarı düzeltir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Millet korku duvarlarını yıktı21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Büyük laf konuşma12 Aralık 2015 Cumartesi 06:00
- İç restorasyon veya nefis muhasebesi!27 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Şimdi millete hizmet zamanı26 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Paris ve Ankara katliamlarının karşılaştırılması17 Kasım 2015 Salı 06:00
- Bir trajedi ve ihanetin adı cemaat!10 Kasım 2015 Salı 06:00
- Adana seçim analizi06 Kasım 2015 Cuma 06:00
- Çelik irade, siyasi deha RTE05 Kasım 2015 Perşembe 06:00
- Seçim sonuçlarına bakış04 Kasım 2015 Çarşamba 06:00
- Bu yangın yağmurlarla bitecek!10 Ekim 2015 Cumartesi 07:25
- Geçmişi unutmadan yolda yürümek!29 Eylül 2015 Salı 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












