• BIST 77.779
  • Altın 128,053
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 28 °C
  • Ankara : 25 °C

Sedat Memilinin kaleminden Kamu Vicdani

29.11.2014 14:53
Sedat Memilinin kaleminden Kamu Vicdani
Mercedes'i alıp Ahlakını almamak mümkün değildir

T.T - Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Taner Talaş ve yazarımız Sedat Memili'nin Akdeniz Televizyonu'ndaki proğramı ''Kamu Vicdanı'' yine dopdolu geçti. Proğramda konuşulanları kaleme alan Sedat Memili, kendine has üslubuyla bir kez de okurlarımız için hatırlatma yaptı.

 

Cumhuriyetin ilk, Osmanlının son dönemlerinde İslamcıların şöyle bir tezi vardı: Ezilmiş bir medeniyet var. Adını koyalım İslamcılar. 1. Dünya savaşını kaybetmiş, topraklarının 5 te üçünü kaybetmiş, ve bu arada sanayi devrimini yakalayamamış, teknolojik gelişmelere ayak uyduramamış, tarımı ve milli savunmasıyla dumura uğramış bir medeniyet var, bu yapının ortaya çıkardığı bir zihin dünyası var, o dönemin İslamcıları diyorlar ki; - Bu aslında bir sıkışmışlık hali -  Biz batının teknolojisine karşı değiliz, biz batının ideolojisine, yaşam biçimine, ahlakına karşıyız. O dönem o kadar tutuyor ki bu, teknolojiye karşı değiliz, ahlakına karşıyız.

Ama bu son yüz yıllık cumhuriyet tecrübesi ve aynı zamanda dünya pratiğinden gördük ki, yaşamda böyle kompartımana ayrılma durumunun olamayacağını gördük.

Aslında teknoloji bir ahlakın tezahürü.

Aslında araba bir ahlakın tezahürü; teknolojik araçlar, bir ahlakın, bir yaşam biçiminin hatta bir dinin tezahürü.

Siz bir medeniyetin teknolojisine karşı değiliz ahlakına karşıyız diyemezsiniz, teknolojisi ile birlikte ahlakı ve hayat biçimi ve onun ideolojisi de girer ve siz ona benzemeye kesinlikle ve kesinlikle başlarsınız.

Mercedes’i alıp ahlakını almamak mümkün değildir.

 

Anadolu medeniyeti bir sohbet medeniyetidir. İslam da sohbete çok önem veriyor, “Sahabe” sohbette yetişen demektir. Konuşma Kültürü, yazma kültüründen daha önemliydi o zamanlar.

İLETİŞİM KOPUKLUĞUNUN TEKNOLOJİDEKİ TERCÜMESİ CEP TELEFONUDUR.

 

İnternet, facebook, instegram, Wassap, tweeet, bloglar, linkedin’den oluşan sosyal medya hayatımıza girdi. Bir insanın tüm vaktini alacak bir sosyal medya mecraından bahsediyoruz. Hatta kendimden örnek vereyim geçen gün beş kişi bir arada oturuyoruz, beşimiz de elimizde telefon ile orada olmayanlarla iletişim kuruyoruz.

 

Sosyal medya iletişimsizlik; batıda, komşunun komşuyla ilgilenmemesi, aralarındaki kopukluk, aslında onların teknolojiye tercümesi cep telefonudur.

 

Sosyal medya ile haşır neşir olan bir insanın gözü önünde diğer insan kalp krizi geçirse inan dokunmaz. O sırada tweet atması lazım. Facebook’tan gelenler var cevaplaması lazım. Ayrıca fotoğraflarına yorum yapılmış, onları cevaplaması lazım kalp krizi geçiren orada ölür.

 

Yani gördük ki Akif’in “teknolojisine karşı değiliz ahlakına karşıyız” tezi çökmüştür.

Mercedes’in girdiği yere Alman ahlakının girmemesi mümkün değildir.

 

CEP TELEFONU UZVUMUZ OLMUŞ…

 

Telefon bir iletişim aracıdır, sohbet aracı değildir. Sohbetin belirli kuralları vardır, karşılıklı olur, arada gönül köprüsü kurulur, bakıyoruz bu böyle değil. Ortalama günlük 3.5 saat telefon ile görüşülüyor. Demek ki telefon artık bir sohbet aracı olmuş. Hatta uzuvlarımızı sayarken cep telefonunu da saymamız gerekecek artık.

Keşke gazeteci olmasaydım o zaman akıllı telefon kullanmazdım. O bitiriyor her şeyi. Telefonun öldürdüğü iletişimsizlik insanlığı öldürüyor. Göreceğiz büyük trajediler yaşayacağız.

Akıllı telefon ve cep telefonu başka tür insan çocuklar ve insan yaratacak. Altı kişinin bir araya geldiği ama birbiriyle konuşmadığı bir ortam. Bu bir kültürün, cep telefonu ile başka bir medeniyete tercümesi ve o medeniyetin insanlarının ona tapınması gibi bir şey.

 

S.M - Bana göre her şey masumdur. Yılanın zehri de Atom bombası da… Onu kirleten kullanış biçimidir. Kullanış biçimi bir nesneyi iyi veya kötü kılar. Cep telefonları da öyle, iletişim olsun ve toplumu birbirine yaklaştırsın diye kullanılmıyor, şimdi söylediklerinize ek olarak, bankacıların, sigortacı veya diğer büyük kurumların halkı soyma aracı olarak kullanılıyor. Tebligat yasalarında bile bane cep telefonu ile yaptığı bildirimi geçerli kılıyor.

Bir kurumda işi yaptırmak için sıraya giriyorsun. Eğer memurun cep telefonu çalarsa önce telefon ile müracaat edenin işini yapıyor.

Bu öncelik neden? Telefon ile iletişim arttıkça ve insanlar kalabalıklaştıkça yalnızlaşıyorlar.

Asansörde komşusuyla selamlaşmaz yanlışlıkla dokunduğunda iğrenir ama bilgisayarın başına geçinse o sosyal medya araçları arasında elini tutmadığı, yüzünü görmediği, gözgöze bakmadığı insanlarla can ciğer dost olur.

Neden?  Çünkü kendi kendilerinden memnun değiller. Komşusu kendisinin kim olduğunu bilir, ama sosyal medyada istediği oluyor.

Sanayi üretiminde geriyiz, Zirai üretimde geriyiz, bilimsel üretinm de de Avrupa’nın gerisindeyiz, ama cep telefonu ile konuşmakta Avrupa birincisiyiz. Anlamak mümkün değil. Ne konuşuyoruz?

 

T.T – Ben Afrika’ya gittim. Afrika’da da öyle, “Ekmek yok ama cep telefonu var”. Giyecek gömleği yok ama cep telefonu var.

Ülkemizde de görüyorum. Adama asgari ücretli ama üç bin liralık telefonu var. Bu bir trajedi. Psikanalistlerin çalışıp nedenini çözüp anlatması gerek.  Milyarlarca liraya hükmeden insanların yüz liralık iki yüz liralık telefonları var iken temel geçim maddelerine haiz olmayan insanların elinde üç bin liralık telefon var. Trajik değil mi? Bence bu bir hastalık.

2. Bölüm

 

Sayın Başbakanımız – bakın başbakan diyoruz hala kasıtlı olarak yapmadım. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakan algısında bir insan çünkü öyle bir algı oluştu – başbakanlıktan kalma siyaseti yönetme yeteneğinden hala gündemi belirliyor. Bir çelik çomak veriyor elimize oynayıp duruyoruz üç beş ay. 

Bir gün; kızlı erkekli yurtları söyledi durup dururken, üç beş ay biz onları konuştuk.

Bir gün dindar nesil yetiştireceğiz dedi.İki üç ay onunla eğlendik.

Bir gün daha başka bir konu söyledi. Hani durup dururken, bir gün paralel yapı dedi, bir gün başka bir şey dedi. Ama gündemi yönetme organize etme hususunda olağanüstü becerileri var ve istekleri var. Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde sıkıldı bence. O günden yaratma yeteneğini ortaya koyma, o gazete manşetlerinde görme, siyaset esnafının tartışmasının ortasında olma isteği olağanüstü var.

Duruyorduk, Amerika’yı Müslümanlar keşfetmiş dedi. Tartışıyor muyuz? Tartışıyoruz işte.

GERİDE KALANLAR:

 

S.M – Türkiye’de bir iktidar sorunu var, bundan daha vahim bir muhalefet sorunu var.

S.M – Sayın Erdoğan gündem değiştirmek için bir şeyler söyleyebilir; peki muhalefete ne oluyor? O neden düşünmeden peşine takılıyor.

*

T.T – Türk olduğunu kanıtlamak için Mimar Sinan’ın kafatasını alıyorlar ölçmek için sonra kaybediyorlar. Şu an kayıp. Alan için de düşünüyorum. Ne yapacak o kafatasını? Çalan ne yapacak o kafatasını? Satsan satılmaz, alsan alınmaz. Türklüğü kanıtlamak adına böyle trajik olaylar da olmuş.

 

T.T – Milli görüş geleneği ve AK Parti’yi oluşturan unsurların geldiği gelenek o uygulamaları eleştirir. Cumhuriyeti jakoben ve hatta ırkçı olmakla da suçlar bu işin ideologları. Başbakan da Cumhurbaşkanı da o gelenekten gelenlerdir. Devlette gelenek ve korku kişileri değişime uğratabiliyor. 10 yıl önce Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir gün gelecek Amerika’yı Müslüman Türklerin keşfettiğini söyleyecek deseydiniz ben size gülerdim. Buna karşı bir gelenekten gelen bir insanın bunu söylemesi aslında esas tartışılması gereken konu bu olmalıdır.  Bu açıdan hiçbir siyasetçi iki dönemden fazla yönetimde kalmamalı diyorum.

(…) Bu açıdan baktığım da Başbakan (Cumhurbaşkanı kastediliyor) muazzam bir değişime tabi olmuş. Devletleşmiş.  Ankaralılaşmış diyebiliriz.

Bir, Bu tartışma Türk ve Müslüman tarihine katkı koymayan spesifik bir tartışmadır. İkincisi, Reel politikaya ve İslam dünyasına, Türkiye’ye, Ortadoğu’ya hiçbir faydası yok. Bir getirisi de yoktur; ilmi bir yanı da yoktur.

 

S.M – Yaşamım boyu Kristof Kolob’un Amerika’yı keşfetti iddiasına karşıyım. Ne yani Colomb, oraya ayak basmadan önce öyle bir yer yok muydu? Hangi düşünceye, hangi medeniyete göre keşfedilmiş. Colomb oraya ayak bastığında, orada tarihe mal olmuş medeniyetler Aztekler, ;İnkalar ve onlarca medeniyet yaşamıştır. Colomb, gemiyle oraya gitmemiş olsaydı, Amerika olmamış mı olacaktı? Amerika kim için yoktu?

Biz bilinçaltında bir kültürün kuyruğuna yapıştırılmışız.  Keşfetti! Kim keşfetti? Dünyayı yöneten Avrupa Kültürü mü? Colomb orayı keşfetti de ne oldu? Talan etti. Yaktı. Yıktı. Katletti. Soydu.

 

S.M _ Amerika’yı kimin keşfettiğini açıklamak bir kere kendine düşmez; bu tarihçilerin işidir. Sonra sorun AmerikaYı Müslümanların keşfettiği değil, “Amerikalıların Müslümanları ne zaman keşfettiğidir…”

Bu saptamayı Cumhurbaşkanının deme hakkı varsa Avrupa’da bir siyasetçinin “ermeni soykırımı vardır” demesi meşrulaşır. Tarihi, tarihçilere bırakmak en doğrusudur.

 

S.M – En büyük mağlubiyet, insanın kendi zaferine mağlup olmasıdır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim