• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sen, sene bak!

14.10.2013 14:40
A.Kadir TUNÇER / Yazar

A.Kadir TUNÇER / Yazar

Sen, sene bak!

Sunulan ihsanlar ve ikramlar açısından cömertliğin ancak bu kadarı olur!

Bir anlayabilsek!

Bireysel, toplumsal ve evrensel boyutlarıyla, insanlığın ve özellikle İslam âleminin yaşamakta olduğu alacakaranlık kuşağının hâkim olduğu iklimlere rağmen!

İliklerine kadar zulmün içine gömülüp haksızlıkları alkışlayanlar, fildişi kulelerde modernitenin elit havasını teneffüs etmekle iftihar edenler, Kurban’ı kendi nefislerine kurban edenler, ölünün içine konduğu tahta sandukayı unutup, seçim atmosferine girilen zamanlarda, seçim sandığının içine girmek için kendilerini “Kurban” edenler, vatansever, en doğru, en dürüst insan, en çalışkan, en sadık ve en layık ve laik olanlar, liberaller, sağcılar, solcular, İslamcılar.. Uzadıkça uzar huzura çıkmak isteyip de bu bayram atmosferini cansiperane değerlendirmek isteyenlerin listesi.. Aslında herkes sandığa girecek! Bir anlayabilsek!

Herkesin yükü kendine ağır ama bizim yaşamakta olduklarımızın yanında, dört bir tarafı İsrail yetmezmiş gibi, yanına bir de Mısır Firavunlarının eklendiği ve uyguladıkları insanlık dışı abluka altında, ekmek bulmakta sıkıntı yaşayan Gazze’li kardeşlerimizi düşünüyorum.

Askeri dikta zulmünün teşviki ile Budistlerin katliamına maruz kalan mazlum Arakan’lı Müslüman kardeşlerimiz aklıma geliyor.

Tarafların haklı-haksız cenderesi altında ezilen ve evlerinden uzaklarda sürgünleri yaşayan milyonlarca Suriyeli insanımı düşünüyorum.

Onurlu Mısır halkının onurunu çiğneyen Firavunların, yerle yeksan olan imajlarını kurtarmak için, milyonlarca dolar vererek, ABD’deki Lobi şirketleri ile anlaşması bir yana, verdikleri onurlu mücadelelerinin yanında, Mısırlı kardeşlerimin bayrama buruk bir yürekle girdikleri aklımdan çıkmıyor, düşünüyorum.

Başörtüsünün siyasal rant haline getirilmeye çalışılan bir süreci yaşarken, sınırsızlığına çekilen inceden tel örgülerin üzerindeki keskin dişlerin açtığı yaraları ve hala aşılamayan acziyeti düşünüyorum.

Bulduğu ile yetinen ve yıllardır ezilen insanların insani haklarının, hala akıllanmamış zihniyetler tarafından Anayasa Mahkemesine verilmesinin “İnsan Hak, Din ve Vicdan Özgürlükleri”nin neresine sığdığını anlamaya çalışıyorum.

Üst üste yığılı betonarme mezarlıklara dönüşen kulelerde yaşayanların, birbirlerinden habersiz kardeşler olduğunu düşünüyorum bu bayramda da sürecek olan umursuzluklar eşliğinde..

Üstümüzdeki, bitişiğimizdeki, eşiğimizdeki, beşiğimizdekinden habersiz ve umursuz, yakını görmez vicdanlar topluluğu olmak!

Beni düşündüren yöresel bir söylem geldi aklıma. Tam da bizlik!

Sen, sene bak!

Biz, önce kendimize bakıp, öncelikle aklımızı, ruhumuzu, anlayışımızı yeniden gözden geçirerek, virüslerden arındırmak adına yeniden formatlayarak kendimize gelelim ve Yüce Allah’a Kurban olup, sonra “olması gereken” Kurban’ı verelim!

Bu duygulardan bigâne kalamadım! Derdimi yazdım!

Kurban Bayramınızı tebrik ederim. Geleceğiniz Bayram olsun!

Sevgi ile Kalın..

akt

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Talip TEMİN
08 Ekim 2013 Salı 15:16
Demokratikleşme Paketi
Sadece paket açma ve okuma görevi ile görevlendirilenler eliyle Türkiye bölünmek değil tarihten silinmek isteniyor. Müslümanlıktan başka istinat edeceği hiçbir karakteri olmayan Türkiye üzerinde gayr-i Müslim libasının nasıl duracağı prova ediliyor. Senelerdir icra edilen melânetin üzerine tüy dikilmiştir. Bugüne kadar kim, kimin ekmeğini yediyse onun kılıcını salladı. Bugün küfrün Türkiye üzerine kurguladığı projeleri gündemimiz haline getirmek karın doyurmanın şartı haline sokulmuştur.
İstiklâl Marşı’nı demokratikleşme adı altında yapılanların referansıymış gibi göstererek açıklamak zorunda kalınan havale paketteki her başlık İstiklâl Marşı’na alenen düşmanlığın eseridir. Sevr Mağarasından neşet eden “Korkma” hitabı mağaranın dışındakilere değil, içindekine(ikinin ikincisine) ve onun şahsında bütün sıddıklara yapılmış bir tembihtir. Azınlık adı altında gayr-i Müslim haklarını parlatmak için kurulan sofrada İstiklâl Marşı’ndan dem vurmak nifakta azgınlıktır.

Paket için “yetmez ama…” serzenişiyle başlayan ve kökü 12 Eylül kirli referandumuna dayanan cümlelerden anlayabiliriz ki; Türkiye’de iktidarı, muhalefeti ve sivil toplum kuruluşları ile bilâistisna her teşekkül fanatik Amerikalılık safhasına geçmiştir. Yetmez ama… diye başlayan cümlelerin sonu: “Bu bir son değildir.” (AKP) / “Bu, taleplerimizin kötü bir kopyasıdır.” (CHP) / “Demokrasinin ruhu ve lafzıyla çelişmektedir.” (MHP) / “Beklentileri karşılamadı.”(BDP)… demek suretiyle irili ufaklı tüm teşekküller Türk Milleti karşısında Amerikalılık safında dizilmişlerdir. Kime ve neye karşı? Şehitlerle hayat bulmuş Türk varlığına karşı.

Üzeri başörtüsüyle örtülmüş bu paketle verilen veya alınan her şey Türk varlığını silme amacına matuftur. Yıllardır her fırsatta gündeme sokulan “başörtüsü” meselesinin kimlerin ve nelerin başını örttüğü demokratikleşme paketiyle aşikâr olmuştur.
Müntekîm olan Hakk’ın vaat ettiği günler geldiğinde tüm gâvurlukların hesabını soracak olan Türk Milletidir.

İstiklâl Marşı Derneği olarak o millete mensup olmaktan şeref duyuyoruz.
Talip Temin
08 Ekim 2013 Salı 15:15
Demokratikleşme Paketi İle İlgili
Kelimenin gerçek anlamıyla bu bir pakettir. Her paket gibi havale edilmek, bir adresten bir adrese teslim edilmek üzere hazırlanmıştır. Muhtevasını, seyirciler kadar, açan şahsın da merak ettiği bir pakettir bu. İçinde ne olduğuna bakarak paketi kimin hazırladığı ve nereden havale edildiğini anlamak hiç zor değil… ?
Tarihçi
29 Eylül 2013 Pazar 00:58
Bedel...
Geleceğin inşasına dair saptamalarınıza ve çıkış olarak gördüğünüz dik duruş önerinize katılıyorum.Coğrafyamız çok sancılı...Küresel güçlerin açık perde oyunlarına tanık oluyoruz.Söz artık bizde...Sitemizin sayın Yazarını cesur dizelerinden dolayı ilgiyle okuyoruz ve okumaya da devam edeceğiz.Hakikatleri söyleyenlere ancak böyle teşekkür edebiliriz diye düşünüyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim