• BIST 77.717
  • Altın 128,110
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3020
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sevgililer günü "kadın dövme bayramı"dır...

12.02.2016 06:00
Sevgililer günü "kadın dövme bayramı"dır...
Kredi kartına 6 ay taksitle sevgi..

Bu yazı, Yılbaşı’nı bir Hıristiyan Geleneği gerekçesiyle kutlamayan bilgisiz din tüccarlarına ithaf olunur.

Hani Yılbaşı’nda yazmıştık; Yılbaşı bir Hıristiyan Geleneği değil, öz be öz Mezopotamya Geleneği’dir… Ama din ticareti yapan ve böylelikle dinin “cehalet ve gericilik” olduğu izlenimi yaratan dar görüşlüler, Yılbaşı’nın Hıristiyan Geleneği olduğunu söyleyerek böyle mükemmel bir geleneği bu topraklardan kovmaya çalışmaktadırlar.aziz-valentine-sevgililer-günü.gif

Oysa o cahil ve dar kafalılar asla ve asla İnancımızın Kutsiyetine bir zarar veremeyecekleri gibi, Yılbaşı Geleneği’nin Mezopotamya geleneği olduğu gerçeğini silemeyeceklerdir.

belki-de-böyle.gif

Hıristiyan geleneği mi arıyorlar? İşte siz öz be öz Hıristiyan geleneği; Sevgililer Günü.

Sevgililer Günü’nü size hedef göstermiyorum; böyle bir hataya asla düşmem. Ama Yılbaşı için tarihsel gerçek ne ise sevgililer günü için de tarihsel gerçeği sizlerle paylaşmayı kendime ödev saydım.

ÇIPLAK ERKEKLERİN KADINLARI DÖVME BAYRAMI

Evet yanlış okumadınız, bu gün Sevgililer Günü olarak kutladığımız şenliğin kökeni, “çıplak delikanlıların, ellerindeki kırbaçlar ile önlerine çıkan kadınları dövme Bayramı’dır…”

(Hani Gezi Olayları sırasında Taksim’de fantezi kuran bir kadın vardı. Bir ara Türkiye onu konuşurdu ya! İşte onun fantezilerine benzemezse bile andırır)

Nasıl mı? Okuyalım.

Bayramın neden olan Roma Tanrısı Lupercus’tur. Lupercus daha sonra Tanrı Faunus ile birlikte anılacaktır.

bu-sevginin-hediyeye-ihtiyaci-var-mi.gif

Bu Tanrılar Kimdir? Ne iş Yaparlar?

Çobanların ve sürülerin kurtlara karşı koruyucusu sayılan eski bir İtalyan Tanrısı’dır Lupercus. Sonradan Faunus’la bir tutulmuş ve adı “Faunus Lupercus” olmuştur.

Faunus ise Roma’nın Kurucu Tanrılarından sayılır. Roma Dini’nin en eski tanrılarından biridir. Adı “iyilik eden”, “lütuf gösteren” anlamına gelmektedir.

Tanrı Faunus bir yandan sürülerin, tarlaların koruyucusu olarak Yunan etkisi altındaki “Pan” ile bir tutulmuş, öta yandan da Roma’nın kurtuluş efsanelerine karışmıştır.

Roma şehrinin en eski tepelerinden biri olan Palantinus’a yerleşmiş olan Lupercelia (Lupercus) Bayramı (15 Şubat) ile ün kazanmıştır.

Tanrı Faunus’un rahipleri, Luperci’lerin kutladıkları bu bahar ve bereket bayramında delikanlılar çırılçıplak olarak dolaşır ve önlerine gelen kadınlara kamçılarıyla vururlardı.

Kısırlığı def etmek, toprağın verimliliğini sağlamak ve halkı kötü güçlerin etkisinden kurtarmak amacı güdülürdü. (1)

Elbette size ters gelebilir ama o zamanki anlayışa göre bereketin insandan insana geçmesi bu tür simgesel davranışlar ile olmaktaydı. Kadına, kutsanmış erkeğin vurması, Tanrı adına kullanılan bir lütuf olarak görülmektedir.

eh-kismetine....gif

KURA İLE BELİRLENEN KADINLAR

Bu törenler de başka ne yapılır? Söyleyeyim, inanca göre baharın başlangıcı ve kuşların çiftleşme zamanıdır. Bu şenlikte delikanlılar, birlikte olmak istedikleri kadınların adlarını yazar; yani birbirine hediye verilen törenlerin kura çekimi gibi…

Bu törenler her yıl yapıladursun…

en-komik-sevgililer-gunu-karikaturleri-18268-11g.gif

Detay mı istiyorsun? Peki sevgili geleneklerine saygılı dinci tüccar kardeşim; sana detay da anlatacağım: Bu bayramda, Tanrı Faunus ve Tanrı Lupercus’un yaşadığına inanılan mağaranın önüne büyükçe bir küp konur. Küpün içerisinde üzerinde genç kızların adı yazılı minik levhalar vardır. Spor Müsabakaları veya yarışmalarda derece alan delikanlılar küpün başına gelir ve levhanın birini alırlar. Levhada yazılı kızla birlikte olma hakkı kazanırlar.

hep-birbirimize-benzeriz.gif

O ZAMANLAR AŞK; BU GÜN DE SEVGİ DİYORLAR…

Bilmem ben sadece geleneklerin bu güne geliş sürecini anlatıyorum.

Ve dediğim gibi bu törenler yapıladursun, Milat dediğimiz 0 Noktasında İsa Doğar ve 30 Yaşında Çarmıha gerilir. (İnanca göre kimse İsa’yı çarmıha geremez o Babasına kavuştu. Neyse bu konumuz değil.) Ancak Romalılarda bu gelenek M.S 5. Yy’a kadar sürdü. Roma Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra levhalardan kurayla kız kazanma geleneği yasaklandı.

Ancak, bu geleneği kaldırmaya cesaret edemeyen yönetim, en azından bu geleneğe dini bir kılıf bulma kaygısına düştü.

VALENTİNUS MEĞERSE AZİZMİŞ…

O zaman 14 Şubat 273 yılında öldürülen Hıristiyan din adamı olan Valentinus geldi akıllarına.

Valentinus'un seçilmesinin nedeni ölüm tarihini Roma kilisesinin inandırmaya çalıştığı hikâyeye uygun olmasıydı: 14 Şubat 273.

i̇şte-aşk...-ne-yapacaksin-ötesini....gif

Evlilik  Antik Roma’da 14 şubat günü kadınların karşılaştıkları ilk erkeğe aşık olacakları ve bir yıl içinde evleneceklerine inanılırdı.14 şubat günü kadınlar gün doğmadan kalkar ve pencereden bakmaya başlarlardı. Bu inanış zamanla toplumsal bir kutlama haline geldi.

14 Şubat, 1800 yıllarda Amerikalı Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay olmuştur. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok fazla önem kazanmış, sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline gelmiştir.

*

YAŞAMA MÜDAHALE HAKKI KİMSEYE AİT DEĞİLDİR

Buraya kadar anlattığım hiçbir konunun İslam ve İslam anlayışı ile ilgisi yoktur.

Peki eleştirme hakkım var mı?

Kesinlikle hayır… Bu bir kültürel akıştır. Binlerce yıllık inanışın bu güne gelmiş uzantılarıdır. En azından ben iyi niyetli bir davranış olduğunu düşünürüm.

Peki tamamı ile “Sevgililer Günü” olayına katılıyor muyum? Bunu anlatacağım.

Şimdi Yılbaşına itiraz eden kara cahillere tekrar sesleniyorum…

Yılbaşı bir Anadolu Merkezli bir Mezopotamya Geleneğidir ve Hıristiyanlıkla ilgisi yoktur; Hıristiyanlık böyle bir geleneğin üzerine oturmuştur. Ve sen de bu İslam geleneği değildir diyerek kendi elinde yıl dönümlerini Hıristiyanlığa armağan ederek inancına haksızlık yapıyorsun.

Şimdi soru; Sevgililer gününe neden karşı değilsin?

Karşı olman için konuşmuyorum. Yaşam biçimlerine müdahale etmek ne senin ne de benim hakkım olamaz.

ne-tek-taş-al-ne-de-döv....gif

İktidarlar dâhil bu hak hiç kimse ve kuruma ait değildir.

Ben sadece senin içine düştüğün çelişki ile yüzleşmeni sağlamaya çalışıyorum.

*

DUYGULARA MÜDAHALE MASUMİYETİN YOK EDİLMESİDİR.

Bana gelince; ben asla duygularıma müdahale yapılmasını arzu etmem…

Duyguları dışarıdan yönlendirecek her türlü etkinliğe karşıyım…  Müdahale edilmiş duyguların masumiyeti kirlenir… kapitalizm ticari kaygılar ile neredeyse bütün duygularımızı kirletmiştir. (Koruyabilene ne mutlu)

Bedenlerin, ekonomik tercihlerin, beğenilerin tutsak alınmaya çalışıldığı bu sistemde, bana ait özel olan “sevgime” müdahaleyi insanlığa ve kendime bir saygısızlık olarak kabul ederim.

Benim neyi ne zaman sevmeme sistem mi karar verecek?

Totaliter rejimler, insanı tek tip hale getirmeye bayılır.

Burada yaşayacaksın, burada televizyon seyredeceksin, burada sinemaya gideceksin, patlamış mısırı şu saatte alacaksın, şu odada sevişecek, şu odada tuvalete gideceksin….

Kendisine ev denilen kapalı milyonlarca hücrede özel yaşadığını zanneden yine milyonlarca kişi aynı saatte üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yapıyor…

O hale geldik…

Çizgi dışılık, bağımsızlık, kendine ait olma gibi insana ait duygular totaliter rejimler için reddedilmiş durumdadır.

Ha sevgi mi?

yassak-hemşerim.gif

Bir de şöyle sakat bir düşünce var ki bunu burada açmayacağım; zannedilir ki, dünyadaki bütün sorunların kaynağı sevgisizliktir… Oysa bu doğru değil, sevgisizlik hiçbir kötülüğün nedeni değil, sadece sonucudur.

Sevgisiz olduğu için kötülük yapıldığını düşünenler, totaliter rejimi bilerek ya da bilmeden aklayanlardır. (Emperyalistlerin en büyük yalanlarından bir de sorunları sevgisizliğe yüklemektir)

Ben Sevgililer Günü’ne ve uygulama yöntemlerine karşıyım. Ancak bu karşı duruşumun asla ve asla dinsel ve milliyet kökenli değildir. Bunların da üzerinde insani kaygılarla karşıyım. Sadece, kapitalist sistemin insanı aldatma ve harcamaya yöneltme eylemi olduğu için karşıyım.

“Sevgi” gibi bir duygunun “hediye” gibi bir kavramla teraziye konmasına karşıyım.

Sevgime, zaman biçildiği ve sevgimin nasıl gösterileceği konusunda duygularıma müdahale edildiği için karşıyım.

Sevgi kavramının masumiyeti kirletilerek, insana ait bu duygunun maddi değerlere indirgenmesine karşıyım.

*

Ben bu düşüncelerimden dolayı karşıyım;

İslamiyet’in ne olduğunu bile bilmeyen göstermelik imamlar, has be has Mezopotamya ve Anadolu geleneği olan Yılbaşına karşılar da, has be has Hıristiyan Geleneği olan bu güne neden karşı çıkmıyorlar çok merak ettim?

(1). Azra Erhat: Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi/ İstanbul- 18. Basım.

zehra-toperin-gönderisinden-sevgi-ile-ilgili-sözüm-yok--(2).gif

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
......................
12 Şubat 2016 Cuma 17:16
17:16
yasaklanmalıdır...
Diğer Haberler
  • "Çiftçilik peygamberler mesleğidir"15 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ak Parti ile gönül bağımız var09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Hastane çöplerini okulun önüne atıyor!09 Haziran 2016 Perşembe 06:00
  • Siyon protokolleri -7. bölüm06 Haziran 2016 Pazartesi 09:12
  • Fatma Akdoğan: Kanseri tedbir önler, moral yener03 Haziran 2016 Cuma 06:00
  • "Hayalet hükümdarlar dikeceğiz..."01 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
  • Ozan Şükrü Çakır'ın gözüyle: Atatürk ve şiir26 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • ETD Yapı: Malzeme insana saygı göstermeli25 Mayıs 2016 Çarşamba 06:00
  • Kıvanç: Adana'nın değerleri siyaset üstüdür23 Mayıs 2016 Pazartesi 09:31
  • 4 mevsim portakal çiçeği21 Mayıs 2016 Cumartesi 11:31
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim