• BIST 77.779
  • Altın 128,079
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 30 °C
  • İzmir : 33 °C
  • Ankara : 28 °C

Seyirci sana gelmiyorsa sen seyirciye git

27.02.2016 06:30
Seyirci sana gelmiyorsa sen seyirciye git
RÖPORTAJ: MURAT YILDIRIM

Onlar da aynen öyle yaptılar. Seyircinin ayağına gittiler. Barlarda tiyatro oyunu sergilediler ve bu anlamda Türkiye’de bir ilk oldular. Tiyatro Mulanbu’nun kurucusu Umut Alagül’le yeni sezon oyunları öncesinde konuştuk.

Tiyatro Mulanbu nasıl kuruldu?

Grubumuzun temelleri çok eskiye dayanıyor aslında. Mersin Üniversitesi’nde öğrenciyken farklı topluluklar ve organizasyonlarda isimsiz bir grup olarak bir çok oyun sergiledik. Üniversite yıllarının sonunda yani 2009-2010 yılarında sahnelediğimiz ve benim yazmış olduğum “Aldatmanın Babatomisi” isimli oyunla bugünkü Tiyatro Mulanbu’nun çekirdek kadrosu oluşmuş oldu. 2011 yılında doğaçlama tiyatro çalışmalarına başladık. Bu çalışmalara İngiltere’den bir arkadaşımın doğaçlama üzerine gönderdiği çalışmaları Türkçeye çevirip uygulayarak başladık sonra bu çalışmalardan yola çıkarak halihazırda yapılan doğaçlama oyunlara ilaveten sadece bize ait olan yeni oyunlarla harmanladık ve gösteriyi ilk olarak Mersin’de bir barda sahneleyerek Mulanbu adı ile doğaçlama oyunlara başladık.

umut1.gif

Zor değil mi bu tür mekanlarda (barlarda) tiyatro yapmak?

Bu tip mekanlarda tiyatro yapmak elbette kolay değil. Öncelikle her mekanda sahne-ışık bulmak zor oluyor. Mekanın yapısı, masaların dizilimi, müşteri portföyü gibi bir çok etken var işleri zorlaştıran. Bizim asıl amacımız aslında şuydu; “seyirci sana gelmiyorsa sen seyirciye git.” Çünkü okul zamanı bahsettiğim oyunlarımızı sergilerken bilet satmak için stant kurardık. Biletler 3-4 TL gibi sembolik rakamlar olmasına rağmen insanları sahneye çekmekte zorlanıyorduk fakat aynı gün içinde hemen yan tarafımıza kurulan bir stantta bir bar partisine ait biletler 15-20 TL olmasına rağmen tükeniyordu. Bundan yola çıkarak “nerde bu insanlar” sorusuna cevap bulduk ve biz onların ayağına gittik ve farklı bir algı oluşturmak istedik. Bu elbette bizim keşfettiğimiz bir şey değil, Avrupa ve Amerika’da çok yaygın bir tür, ülkemizde de İstanbul ve Ankara’da bir çok grup alternatif mekanlarda oyunlar oynuyorlar. Bar oyunlarındaki ambiyans ile tiyatro salonundaki bambaşka oluyor. Salonda herkes pür dikkat seni dinliyor ,koltuklar karanlık ,bir tek sahne aydınlık ve oraya gelmekte ki amaç oyunu izlemek. Bara gelince işler farklılaşıyor; etraf cıvıl cıvıl, algıyı dağıtacak bir çok şey var, bir şeyler yenilip içiliyor, sırf oyun izlemek için gelende var tabi ama öylesine bir bara oturup bir şeyler içmek için gelen de var, bazen insanların dikkatini çekmek için oyunu masalara taşıdığımız zamanlar bile oluyor, kimin istekli olduğu kimin rahatsız olabileceği hemen anlaşılan bir şey oluyor zaten, kimisi çekiniyor ve resmen laf atsalar da bana, ben de girsem şu oyuna diye bekliyor, bunu hissedebiliyorsun. Yani kimi zaman salona göre de daha samimi bir ortam yaratmakta mümkün tabii, bu da tamamen oyuncuların elinde oluyor. Seyirciyle sıcak bir diyalog yakalayıp oyunun içine çektiğin zaman gerçekten çok farklı bir oyun haline dönebiliyor ve mekan bir anda sadece size odaklanıyor. Çoğu zaman seyirciyi de sahneye alıp birlikte doğaçlıyoruz. Elbette sadece oyuncularla bitmiyor, bu işin yüzde sekseni seyirci aslında. Çünkü ön hazırlıksız ve tamamen doğaçlama bir oyunda seyircinin yaratıcı fikirleri ve yönlendirmesiyle oyuncuların hayal dünyası ve oyunculuk kabiliyetleri oyunun güzel geçmesini sağlıyor. Doğaçlamanın de en güzel yöne aslında bu, o güne, o ana özel bir oyun olması yani tekrarı mümkün değil. Oradaki seyirciye özel bir oyun, bence bu bile heyecanlandırmalı insanları. Ben bile her oyunda acaba hangi karakter olacağım bugün, hangi rolü verecek seyirci diye heyecanlanıyorum. Güzel bir duygu.

umut3.gif

Ekip kaç kişi kimlerden oluşuyor?

Ekibimizin doğaçlama kadrosu 5 kişiden oluşuyor. Oyuncular ; ben yani UmutAlagül, Volkan Güneri ve Derya Güneri,sunucu-anlatıcı ve yardımcı oyuncu olarak Faik Murat Aslan ve müzisyenimiz Nebii Şengezer. Yazılı metin oynayan grubumuz biraz daha kalabalıklaşıyoruz,8 kişiden oluşuyor ekibimiz.Yine doğaçlama grubumuzdaki 5 kişiyle birlikte Bergüzar Tanrıverdi, Ramazan Kozak ve teknikte Fırat Karaca ekibimizde yer alıyor.

Karım kocam oldum oyunu nasıl doğdu? Konusu kısaca nedir?

Doğaçlama Tiyatroyu 5-6 yıldır aralıksız yapıyorduk ve yazılı metin oynamayı özlemiştik. Ekip olarak konuştuk ve 2015 bitmeden yazılı bir metinle de sahneye çıkalım diye karar aldık. Özellikle son yıllarda sadece Mersin-Adana bölgesinde değil Türkiye çapında oyunlar anlamında kısır bir döngü mevcut. Yıllardır oynanan ve temcit pilavı gibi ısıtılıp aynı sıkıcı rejilerle seyirci karşısına çıkarılan oyunlardan herkes sıkıldı. Bu zinciri kırmak ve seyircinin karşısına yeni bir hikayeyle, yeni bir oyunla çıkmak istedik. “Karım Kocam Oldum“ u bu nedenle tercih ettik.umut4.gif

Oyunun senaryosu bana ait. Eskiden beri aklımda olan bir hikayeydi. Zaten yeterince zor olan “yaşamın” içinde birde evliliğin rutinleşmesi ile birbirlerini “anlamaya çalışmayı” unutan Ahmet ve Ayşe’nin başından geçen bir “6 Mayıs” gününü işliyoruz oyunda. “6 Mayıs” biliyorsun Hıdırellez. Derler ki dileğinizi bir kağıda yazıp gül ağacının dibine gömün, ya da iyi bir insansanız yazıp gömmenize bile gerek yok, Hıdırellez gecesi gönülden dileyin yeter. Oyunda çiftimiz bu özel gecede yine rutin kavgalarından birini yaptıktan sonra birbirlerinin yerinde olmayı dileyerek uyurlar ve sabah olduğunda aynı güne gözlerini eşlerinin bedeninde açarlar. Aynı günü bu kez erkek, kadın bedeninde, kadın ise erkek bedeninde yaşayarak hayata, karşı cinsin gözünden bakma şansını yakalamış olurlar. Oyunumuz komedi ve iki perdeden oluşuyor. Oyunda yine tamamen bize ait olan müzikler mevcut. Sözleri bana, müziği ve seslendirmesi Nebii Şengezer’e ait 4 de şarkı mevcut. Oyunun dramaturjisini Volkan Güneri yaptı.

Mersin izleyicisinin tiyatroya bakış açısını değerlendirir misiniz?

Mersin aslında tiyatroyu seviyor fakat doğru işler yapmayan, seyirciyi salona çekmek için uğraşmayıp birbiriyle uğraşan tiyatro grupları yüzünden sanırım bir şeyler hep eksik kalarak ilerlemiş. Bu konuda çok değerli işler yapan gruplar da var elbette ama işi tüccarlığa, siyasete ve sanatla alakası olmayan işlere bulaştıranların da varlığı Mersinli seyircilerde bir kafa karışıklığına sebep oluyordu. Son yıllarda bizimde üyesi olduğumuz Mersin Tiyatro Derneği’nin bu konulardaki başarılı çalışmaları ve dernek üyesi grupların birbirlerini desteklemesi ile oyunların kalitesi artmaya başladı.Tabi bu da seyircinin salona gelmesinde büyük etken oldu.Özellikle 23-29 Kasım 2015 yılında ilkini düzenlediğimiz Mersin Uluslararası Tiyatro Festivali ile güzel bir ivme yakalandı Mersin’de, kimlik arayışı içinde olan bu güzel kent neden sanat şehri olmasın ki? Bu noktada seyircinin eskiden kalma bakış açısını değiştirmek ve güzel salonlarda, güzel oyunlarla karşılarına çıkmak bütün grupların yegane hedefi olmalı bence. Güzel salon deyince söylemeden geçemeyeceğim salonlar çok pahalı Mersin’de birazcık el insaf diyoruz. Tam da yeri gelmişken Mersin’li sanatseverlere ve Adana’dan da izlemeye gelmek isteyen tiyatroseverlere önümüzdeki günlerde sergilenecek oyunların tarihlerini de vermek istiyorum müsaadenle,

27 Şubat Cumartesi Hayalicinas Tiyatrosu – Pembe Düşler Helası –Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi

5 Mart Cumartesi EkipTiyatro – Jeanned’Arc’ın Öteki Ölümü - Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi

8 Mart Salı Tiyatro Mulanbu – Karım Kocam Oldum  - Kadınlar Günü Özel Gösterimi - Yenişehir Atatürk Kültür Merkeziumut5.gif

Adana’da oyun sergilediniz mi, açılmayı düşünüyor musunuz?

Adana’da daha önce iki kez doğaçlama oyunumuzla sahne aldık. İlkinde engelli kardeşlerimiz yararına bir oyun ile Seyhan Belediyesi Tiyatro Salonunda ,ikincisinde yine değerli bir tiyatro emekçisi abimiz Orhan Kuşçu’nun ASM salonunda -ki maalesef kapandı o güzel salon- oynamıştık.Bu oyunlarla Adana seyircisi ile çok güzel bir bağ kurduk aslında ve hala gerek Facebook sayfamızdan gerek ikili diyaloglarımızda yeniden gelmemizi istiyorlar, açıkçası biz de istiyoruz. Karım Kocam Oldum ile Adana’ya gelmek gibi bir planımız var, bunun yanında yine doğaçlama oyunlarımızı da Adana seyircisine sahnelemek güzel olur, bir Adanalı olarak çok mutlu olurum J

Son olarak Adana’da senin gibi mesleğini hakkıyla yapan bir gazeteci, haberci televizyoncu abimle birlikte bir çok televizyon programında çalışmış ve çok güzel tecrübeler edinmiş biri olarak böyle bir röportajla yeniden görüşmüş olmaktan dolayı çok mutlu olduğumu bilmeni isterim.

Tüm okurlara sanat dolu günler diliyor ve her şeyin daha güzel olacağına dair umutlarını yitirmemelerini umuyorum.umut6.gifumut7.gif

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim