• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sincan’da yürüdüler ve Sincan’da tutuklandılar

17.04.2012 10:35
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

 

Darbelerin panzehiri hiç kuşku yok ki,

Demokrasidir.

Demokrasi nimetinin hassasiyetini kavrayamayıp kendi saltanatlarını hakim kılmak isteyenler, ne yazık ki bu ülkede milletin iradesini ayaklar altına alarak defalarca darbe yapıp milleti adam yerine koymamışlardır.

Milleti adam yerine koymayanlar, darbe kültürüne yandaş bulmak için ne yazık ki basını da çok iyi kullanıp alet ettiler.

Hayali haberler ve hayali senaryolarla darbelerine öyle zemin hazırladılar ki, o senaryolar tam anlamıyla bir Bizans oyunuydu.

Fadime Şahin ve Müslüm Gündüz olaylarında olduğu gibi.

Basının kullanıldığı yönündeki ilk samimi ve cesur itiraf ise, 28 Şubat döneminde Radikal’in Ankara Temsilcisi olarak görev yapan İsmet Berkan’dan geldi.

28 Şubat sürecinin ana aktörlerinden birinin de medya olduğuna işaret eden gazeteci İsmet Berkan, bakın alet edilip kullanılan medyanın rolü konusunda neler söylüyor:

“Medya olmasaydı 28 Şubat başarılı olamazdı. Medya neredeyse gönüllü olarak psikolojik harekatın parçası oldu. Hepimiz kullanıldık ve kendimizi kullandırdık. 28 Şubat sürecinde hepimizin günahı var”

Ankara’da medya anlamında köşe taşlarından biri olan bir gazeteciden işte tarihi bir itiraf.

Diğer taraftan o günlerde ne denli haksız baskıların ve adaletsizliğin yapıldığını bildiğimiz süreçte, ‘Batı Çalışma Gurubu’nun mimarı olan Çevik Bir’in, milletin iradesini tahrip etmek için yaptığı çalışmalarda, zamanın Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe’nin şu sözlerine kulak vermek gerekiyor:

“Soruşturmalar sürerken bir yargıç beni çağırdı ve dosyadan bir belge gösterdi, Belge Çevik Bir’in imzasıyla mahkemeye gönderilmişti ve bir an önce mahkum edilmemi emreden bir yazıydı. Talimatın fotokopisi dosyada duruyor. Zaten Demirel de hükümete benim yargılanmamı isteyen bir mektup yazmıştı”

İşte Çevik Bir’le ilgili bir örnek ve işte hayatı boyunca demokrasi havariliği yapıp milletin iradesine hükmeden, ama darbecilere de çanak tutmaktan geri kalmayan Sayın Demirel’in sözleri.

Bu millet ne Rahmetli Menderes dönemindeki o zulümleri ve ne de daha sonra gelişen darbeleri ve gözdağları unutmadı.

Böylesine bir tablo karşısında şimdi CHP’nin Sayın Başbakan’ın da söylediği gibi, 12 Eylül için müdahil olup, 28 Şubat’ı desteklemek demokrasinin acaba hangi ruhuna sığıyor?

Beyler 12 Eylül’de mağdur olmuşlar ama 28 Şubat’ta kendileri değil Rahmetli Necmettin Erbakan mağdur olduğu için başlatılan soruşturmanın bir intikam olduğunu söyleme talihsizliğine düşmüşlerdir..

Ne diyelim.

İşte İlahi Adalet;

Sincan’da yürüdüler ve Sincan’da tutuklandılar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim