- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Siyaset ve Hırs

Talat Özyürek / Yazar
Türkiye’de siyasi mücadelenin her daim keskin olduğu bir gerçektir. 35 yıllık hayatım ve özellikle son 10 yıldır politize olmuş biri olarak amma büyüklerimden duyduklarım amma araştırdıklarım, okuduklarım ve izlediklerimden yola çıkarak kendimce bir siyasi paradigma oluşturdum…
İnsan siyaset basamaklarını sindire sindire değil de, şans eseri basamakların üzerinden atlayarak bir yerlere gelmiş ise hele de ‘emeklemeden koşma telaşesine düştüyse’! Ne oldum delisi olur, ne yaptığını bilir ne yapacaklarını…
Siyaset insanın içine işleyip, tüm hücrelerini ‘gönül tahtını otağ’ edinmeye dursun. Esasen siyaset kalbin dehlizlerine sokulacak şey değildir. Lakin nefis işte!
Elbette insanın idealleri olmalı ‘Güneş bayrak. Gökyüzü çadır’ diyecek kadar…
Siyasete millet için insanlığa hizmet için girilmelidir. Hem böyle olunca bir başkalarını dinleyebilir ve başka bir ideolojiden olanların fikirlerine değer verebilirsiniz. Günümüzde her ne kadar bu kavram atıl olmuş olsa bile inanamıyorum ki çeşitlilik ve farklı sesler, duyabilene müthiş bir senfoni sunar. Unutulmamalıdır ki; herkes kendi içinde iktidar ve muhalefet taraflarını barındırır…
Hem bizi birleştiren yapay köprüler değil doğal uçurumlar değil midir?
Yok, şayet siyasete, sırf siyaset için giriyorsanız, o zaman sadece sizi alkışlayan, hata ve yanlışlarınıza dahi yahşi çekenlere bakar durur, dostça ikazları bile dinlemek istemez hatta her söylenenin altında bir şey arar alınganlık dahi gösterebilirsiniz…
‘Pas demiri nasıl yerse hırs da insanı öyle yer’ der Antisthenes…
Kendi ait olduğum siyaset kurumunun Adana geçmişine bakıyorum, kimler gelmiş, kimler geçmiş, nice tevazu sahibi insanların makam hırsı ile canavarlaştığını sonunda yok olup gitmek zorunda kaldığını bu şehirde bilmeyen var mı? Kardeş olarak yola çıkıp düşman olan siyasetçi profili bu şehrin gerçek siyasetçi profili değil mi?
Hısım olarak başlayıp, hasım olarak defteri kapatanlar, maalesef bu şehrin siyasi geçmişini oluşturuyor! Aslında 'büyük adam' olmanın gereği kanatlarının altında kendinden daha büyük ve becerikli insanları sevk ve idare edebilme yeteneğini gösterebilmesidir…
Çok mümtaz ve müşahhas örnekler aslında yolumuzu aydınlatabilir. İş dünyasından, ilkokul mezunu merhumlar Sakıp Sabancı ve lise terk Vehbi Koç’u nasıl unutabiliriz? Bünyelerinde 7 dil bilen ceo’ları nasıl da yönettiler, çünkü büyük adamlardı…
Siyaseten ise en büyük örnek Sn. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan'dır. Birçok konuda kendisinden daha eğitimli ve liyakat sahibi insanları bir araya getirerek yönetebildiği için büyük insan ve büyük liderdir.
Bu ruhu neden bir türlü Adana'ya taşıyamıyoruz? Haset ve kıskançlık merkezli siyaset anlayışı bu şehir nefes aldırabilir mi?
Orkestra şefi enstrüman çalmayı bilmez ancak yüzlerce, icrası çok zor enstrümanı çalan zor insanları sadece iki elini ve beynini kullanarak yönetir. Sonunda ise ortaya bir senfoni çıkar. Lider ise çok farklı enstrümanları bir araya getirip yöneten insana denir.
Allah aşkına size soruyorum; senfoni şefinin viyolonsel çalan sanatçıyı kıskandığı görülmüş müdür? Piyano çalan sanatçıya haset ettiği hiç vaki olmuş mudur? Kıskanacaksan be ey adam neden şef oluyorsun?
Mektepten mezun olmakla usta olunmuyor.Yaşamı ve insanı yöneten ve idare edene usta deniliyor. Acaba benim önüme geçer mi kaygısıyla 'afakanlar geçirenden' usta olur mu? Sen zaten başsın neden kaygılanıyorsun ki!
Bünyesinde çaplı adamdan çok iş üretemediği için sadece mızmızlanıp gıybet siyaseti üretenleri tercih eden adamdan usta olur mu? Usta ağaç gibidir dalından faydalanacağız yetmez meyvesinden, gölgesinden, yaprağından da istifade edeceğiz... Lakin yine de yetmez. Ağacın ayrıca bir görevi, kendisi gibi meyve veren ağaçların tohumunu üretmek de onun vazifesidir.
Bir yeri temsil etme (bu ister bir STK olsun ister bir siyaset kurumu vs) makamında olanların yanında ona yürekten bağlı, aynı zamanda yanlışlarını görünce de ikazlarda bulunan biri olsa ‘geçmiş dönemlerde bilge günümüzde danışman’ hiç de fena olmaz…
Tıpkı Süleyman Şah’ın yanında ki İbn Arabî, Harun Reşidin Behlül danesi, Yıldırım Han’ın Emir Sultanı, Fatih’in Akşemseddini, Kanuni’nin Ebu Suud’u gibi mihmandarları, öğüdünü aldıkları yol göstericileri var idi… Belki nefislerini yerden yere vuran sözlerini acı lakin şifalı bir ilaç ve deva gibi alıp hazmediyorlardı…
Şeyh Edebâli’nin Osman Bey’e söylediği gibi:
‘Ey oğul! ’Bey’sin, bundan sonra öfke bize, uysallık sana… Güceniklik bize, gönül almak sana… Suçlanmak bize, katlanmak sana… Yanılgı bize hoş görmek sana… Bölmek bize; bütünlemek sana...
Ah Adana ah hala ders almayacak mısın? Haset, kin, gıybet odaklı siyaset anlayışın nice yetişmiş, değer insanı vakitsizce tarihin çöplüğüne atmadın mı? Ankara da şehrimizle alakalı 'hasta adam' tabiri kullanılıyormuş! Soruyorum haksızlar mı?
Sürahi kırılırsa kadeh ortada kalmaz ey saki!
Baş gitse ayak payidar olmaz.
(Barbaros Hayrettin Paşa)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Demokrasi nöbetinde düşündüklerim28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Türk Sosyoloji Devrimi ve Recep Tayyip Erdoğan25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- 15 Temmuz demokrasi bayramı18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- İnsanlığın felaketi: 'Emeklemeden yürümek'15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye liderliğinde barış rüzgarı12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ne mutlu Adanalıyım29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Kalp’te Allah’ın Hatırı Çoktur28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Eski ve samimiyet24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Efendimizin gözünde insan talebe idi20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Milli birlik ve tefrika14 Haziran 2016 Salı 06:00
- Milli birlik13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












