- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Soğan deyip geçmeyin!

Osman PALAMUT / YAZAR
Kokusu insanı rahatsız eden, hikmeti ise insanı ihya eden soğanla ilgili sevgili arkadaşım Halil Tüm'den bir mail aldım.
Almış olduğum mail'in noktasına ve de virgülüne dokunmadan aynen yayınlama ihtiyacı hissettim.
İşte o mail:
"1919 da, Grip 40 milyon kişiyi öldürdüğünde bi doktar, gribe karşı kendilerine ne şekilde yardım edilebileceğini görmek için çiftçileri ziylaret ediyordu.
Bir çok çiftçi ve ailesi bu hastalığa yakalanmış ve bir çoğuda ölmüşlerdi.
Doktor bir tarım işletmesine geldiğinde, orada büyük bir sürprizle karşılaştı.
Zira herkes sapasağlamdı. Bunların diğer çiftçilerden farklı olarak ne yaptıklarını sorduğumda kadın, evin her odasına tabak içinde soyulmamış bir soğan koyduklarını söyledi.
Doktor buna inanmadı.
Ona mikroskopta inceleme yapmak için bu soğanlardan birini kendisine verip veremeyeceğini sordu.
Kadın ona birini verdi.
Doktor, soğanda girip virüsünü buldu ve soğanın tüm bakterileri emerek aileyi sağlıklı tuttuğu apaçık ortadaydı.
Aynı hikayeyi bana kuaförüm de anlatmıştı. Birkaç yıl kadar önce müşterilerinden büyük bir kısmı gribe yakalanmışlar ve hastalanmışllardı. Ertesi yıl, salona birkaç tabak içinde soğanlar koylmuş ve büyük bir sürprizle, kendisiyle birlikte çalışanların hiç biri hastalanmamışltı.
Bu bilgiyi, sağlık sorunları ilgili çalışmalarımda her zaman bana yardımcı olan Oregon da ki bir dostuma gönderdim. O da bana soğanla ilgili ilginç bir deneyimini anlattı.
Çiğftçilerin hikayesini işitmeden önce, ağır seyreden bir zatureye yakalanmıştım. Bir gün okuduğum bir makalede, bir soğanın tam ortadan ikiye bölünmesini ve bir yarısının bir tabak içinde çatalla iyice ezilerek, geceleyin hastanın yakınındaki bir masanın üzerine konulmasını söylüyordu.
Mikroplar nedeniyle soğanın ertesi sabah siylahlaştığını söylüyordu.
Söylenileni aynen yaptım ertesi gün soğan çok kederli gözüküyordu, ben ise kendimi, çok daha iyi hissediyordum. Bu makale aynı zamanda, geçmişte odalara konulmuş olan sağan ve sarımsakların insanları veba ya karşı da korumuş olduğunu iddia ediyordu. Her ikisi de güçlü bir şekilde anti bakteriyel ve antiseptik özelliklerine sahiphtirler. Anlatılan bu şeylerden çıkarılacak sonuç şudur: Birkaç soğan satın alınız ve bunları soymaksızın tabaklar içinde evin hern yerine yerleştiriniz.
Eğer çalışıyorsanız bir veya iki tane de çalıştığınız yere koyunuz. Biz bunu yapmadık ve gribe yakalandıkm! Soğan size yardım edecek, siz ve yakınlarınız hasta olmayacaksınız. Eğer Gribe yakalanırsanız da hafif atlatacaksınız. Kaybedecek bir şey yok deneyiniz.
Sadece 1 liralık soğan !!!"
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Bilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Kim bu 25 kişi?26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Erlerin çoğu serbest25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbenin MİLLET düşmanlığı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- O erin suçu neydi?19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İhanet18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bu zihniyetin ancak eli öpülür!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- En büyük tehlike IŞİD ve PKK30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Anlaşma tamam ablukaya devam29 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li meclis üyesinden şok itiraf!27 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Sinekle mücadele Büyükşehir’in görevidir”25 Haziran 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












