- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
SONER ÇETİN HENÜZ YANIT VERMEDİ

Sedat MEMİLİ / Yazar
Bir ilçenin seçilmiş belediye başkanı, yerel basında yaklaşık 50.000 kişiyi ilgilendiren bir soruya neden yanıt vermez? Şüphesiz ki bunun çeşitli nedenleri olabilir.
Haklı, haksız tartışmasına girmeyeceğim, ne de olsa (Hak ve Haksızlığı) öncelikle benden daha iyi bilen saygın bir kişiyle karşı karşıyayız.
Ben, bir avukat olan belediye başkanından daha mı iyi bileceğim hak – hukuk kavramını.
Ben sadece “bir soruya neden yanıt verilmez” sorusuna yanıt arayacağım.
1 – Bu sorulardan haberi olmadığını düşünüyorum. (Bu olasılığı mümkün görmüyorum. Güçlü basın danışmanları var. Öyle biliyorum. Zaten haberi yoksa konu daha vahim)
2 – Sorulardan haberi var;
- Soruları yanıtlayacak kadar değerli bulmuyor
- Soranı, (bendenizi) sorusu yanıtlanacak kadar değerli bulmuyor.
- Sorunun yayınlandığı, basını kuruluşunu değerli bulmuyor. Bir anlamda önemsemiyor.
3 – Sorulara değer veriyor. Ancak; yaptığından öylesine emin ki, yanıt vermeyi gereksiz buluyor.
4 – Sorulara değer veriyor. Ancak; yaptığından öylesine emin değil ki, yanıt vermeyi riskli buluyor.
Olasılıkları saymaya devam edeyim mi?
Örneğin son günlerde siyasilerde bir anlayış görülüyor; “Yahu sen boş ver yazılanı çizileni, bildiğini yap. Muhatap bile olma…”
Olabilir.
Bu maddelere hiç mümkün görmediğim 2 olasılık daha ekleyebilirim:
5 – Konunun önemini kavrayamamış;
6 – Bu soruların yanıtının kaç kişiyi ilgilendirdiğinden haberi yok.
Mümkün görmediğim olasılıklar deyince; soruların yanıtı gizli kaldıkça, sanki bir suiistimal varmış gibi algılanıyor.
Öyle mi acaba? Sanmam.
Ama bildiğim bir şey var; İstanbul’un CHP’nin kalesi olması “İSKİ Skandalı” ile son bulmuş ve AK Partiye ve hatta Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığına kadar giden yol açılmıştır.
Belki de yanılıyorum.
Ama CHP merkezine bu sorular ve saptamayı anımsatırsak, belki onlar daha iyi karar verir.
Şimdi Sayın Çetin
Yaşamın boyu, sorduğum hiç bir soru havada kalmamıştır.
(Belki sizi ilgilendirmez ama kendime sorduğum sorular yüzünden hayatımı bile mahvettiğim olmuştur. Bu bir tehdit değil. Kendimle ilgili bir konu)
Sorularımı havada bırakan ilk insan olmanıza izin vereceğimi düşünmüyorum.
17 Kasım 2014 ve 04.12.2014 tarihinde yine bu köşede Sayın Soner Çetin’e sorularımı yineliyorum.
1 – Belediye Evleri’nin bütün çevresinde 2.4 imar yoğunluğu var. Devasa binalar dikilmiş. Risk sınırı sadece belediye Evleri’nin olduğu alan mı? Veya şöyle sorayım. Belediye Evleri’nde 3 – 5 kişi bir araya gelip imar isteseler, imar verilmeyecek mi?
2 – Siz riskli alan dediğiniz yere nasıl 20 veya 25 katlı binalar inşa edeceksiniz? Vatandaş yaparsa riskli, belediye yaparsa risk kalkıyor mu?
3 – Çukurova Belediyesi kentsel dönüşüm ilişkisinde neden taraf? Yani, halk kentsel dönüşüme karşı değil, yüklenici ile halk anlaşsın, burada Çukurova Belediyesi ile ilgili devlet kurumları da hakem olsun. Hakem olacağınız yerde neden tarafsınız?
Bu soruları mahalle sakinleri merak ediyor. Ben de…
İçtenlikle saygılarımı sunuyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












