• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sorun İslam'mı? Cumhuriyet mi?

17.09.2013 09:13
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Şimdi yazımın başlığı için bu da nasıl bir soru diyeceksiniz.

Ama İslam’la, Cumhuriyet ilkeleriyle sorunu olan hokkabazlar, bu soruyu özellikle gündeme getirerek şeytani bir mikserlik görevini icra ediyorlarsa, lbette böylesine bir başlığı açmak ta bizlerin görevi olacaktır.

Dün olduğu gibi, bu günde İslam'ın ve Cumhuriyetin nimeti karşı karşıya getirtilerek, nemalanmak isteyen bedbahlar, hem İslamiyet'in ve hem de Cumhuriyetin mihenk taşının halkın iradesini ifade eden temsilcilerinin ve bilginlerin bizatihi kendisi olduğunu görmezlikten gelerek, her iki olgunun varlığını biri birinden soyutlama gayretine girmektedirler.

Gelin şimdi her iki olguya bir bakalım,

İslamiyet taaa… kadimden, yani Asrı Saadet'ten beri çoğunluğun, diğer bir ifadeyle cumhurun görüşünü temel ve esas almıştır ve Cumhurun görüşü istikametindeki yaklaşımlar daima ön planda tutulmuştur.

İslam bunu ön görürken Cumhuriyet neyi esas almıştır?

Cumhuriyette tıpkı İslam gibi Cumhurun, yani milletin görüşünü esas alarak toplumun iradesinin tezahürünü yönetimde esas almıştır.

1800’lü yılların sonuna damgasını vuran İslam alimlerine baktığımız zaman, Cumhuriyet’ten bahsettiklerini görüyoruz.

Dolayısıyla yönetim şekli itibariyle İslam ve Cumhuriyet ilkeleri çekişmeyen ilkeler silsilesidir.

Buradan şu çıkıyor;

Milletin iradesi mutlak ölçüdür.

Bu olgu Cumhuriyet ilkelerinin temel esasıdır ve dolayısıyla İslam, Cumhuriyeti de içerisine alan bir olgudur.

Ancak bu günkü Hak, hukuk ve adalet anlayışıyla değil İslam’ın özünün öngörüsü itibariyle

Hak, hukuk ve adalet, İslam düşüncesinde esas olarak varlığın dengesini ifade eder.

Adıl, yani adalet, kelimenin tam anlamıyla dengeyi ifade eden bir kelimedir,

Allah varlığı, yani kainatı yaratırken bir nizam koymuştur ki denge bozulmasın diye.

Aynı zamanda toplumsal anlamdaki adalet gerekliliğinin ifadesidir, doğada nasıl bir denge varsa, bunun bir karşılığı da toplumda ayniyle cereyan etmesi gerekir ki, bunu sağlayacak olanda Haktır, hukuktur ve İslam’ın kendisidir.

Zaman zaman ortaya çıkan bazı hokkabazların görüntüsüyle İslam'ı değerlendirmek, bunların Adalet anlayışıyla hak, hukuk, ifade özgürlüğü ve emek gibi değerleri algılayarak yorum yapmak, akademik bir anlayış olmayacağı gibi, tam anlamıyla cehaleti ortaya koymaktır.

Allah'ın elçisinin ortaya koymuş olduğu sosyal hayat incelendiği zaman, bir Yahudi’nin dahi hukuk nezdinde her Müslüman ile eşit muamele görmüş olması, emeğinin heba edilmesine izin verilmemesi, yaşam hakkının, inancının tüm gereğiyle hayata geçirilmesine ortam hazırlanması göz ardı edilmemelidir.

Bu gün sorun olan ne Cumhuriyet ilkeleri ve ne de Yüce İslam Dininin öngörüleri değildir, her ikisi de milletin temayülü doğrultusunda çıkacak sonucu tartışmasız kabul eder.

Sorun olan Beytülmal, diğer bir ifadeyle milletin malının adam gibi kullanılmayıp nefisleri ve ikballeri uğruna utanmadan ve sıkılmadan hortumlama meselesidir.

Sonuç olarak;

Bu gün temel sorun ne İslam prensipleri ve ne de Cumhuriyetin prensipleridir,
Sorun bu değerleri istismar ederek nemalanma meselesidir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim