• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sorunlar katmanlaştırılmak isteniyor

01.07.2013 09:22
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Helikopter kazasına ve Lice'de meydana gelen olaylara baktığımız zaman, barış sürecinin sabote edildiği fotoğrafı ortaya çıkmaktadır.

Helikopter kazası için, BDP “Bizim inisiyatifimiz dışında gelişen münferit bir olaydır” diyebilir, olayı bu yönde telakki edebilir ve bu yöndeki savunması da son derece masum olurdu.

Ancak Lice olayları için aynı şey söylenemez.

Bu gelişmeler helikopterden çok farklı, çünkü BDP bizatihi bu olaylarda müdahil durumdadır.

Lice olaylarında karakolun inşa edildiği köye 200 civarındaki kalabalığı götüren BDP'nin bizatihi kendisidir.

Karakol önünde masum bir basın bildirisinin ötesinde, karakola yapılan molotoflu saldırı ve inşaat işçilerinin barındıkları çadırların yakılması olayı masum değildir ve inisiyatif dışı kesinlikle gösterilemez.

Diğer taraftan barış süreciyle başlayan gelişmeler çerçevesinde, PKK'nın ülke sınırlarına çıktığı söylentilerinin tamamen bir ütopyadan ibaret olduğunun ortaya çıkması ise tam bir hayal kırıklığı olarak değerlendirilmektedir.

Çünkü millet PKK’nın büyük çoğunluğunun ülke dışına çıktığını biliyordu.

Bizzat başbakanın Akil İnsanlar toplantısının sonunda sorulan bir soru üzerine yatığı açıklamada, bu güne kadar teröristlerin yüzde 15'inin sınır dışına çıktığı, kalan yüzde 85'lik kısmının ise yer değiştirerek gezer halde hala ülke içerisinde olduğunu söylemesi karşısında, BDP'nin çözümle ilgili samimiyeti artık havada kalmıştır.

O zaman şu sonuçta çıkıyor ortaya, BDP PKK’ya söz geçiremiyor.

Barış sürecinin başından beri BDP'li başta Selahattin Demirtaş ve diğer eş başkanlar ile birlikte milletvekillerinin tahrikkar sözleri barış sürecindeki sorunların katmerleşmesi için yeterli nedenlerdir.

Hatırlanacağı üzere BDP genel başkanı Selahattin Demirbaş geçtiğimiz aylarda yapmış olduğu bir açıklamasında, "PKK çekilirken müdahale edilirse yüz binleri operasyon bölgesine çekeriz" sözleriyle hükümete adeta göz dağı vermişti.

Aylardır Akil adamların yaptığı yoğun çalışmalarla da sürdürülen barış sürecine karşısın BDP'nin ayak sürüyerek Lice olaylarının fitilini ateşlemesi, helikopter kazası ve teröristlerin hala yüzde 85'inin ülkeyi terk etmemesi karşısında, ne söylenebilir?

BDP başından beri sağduyuyla haraket etmediğini açık bir şekilde göstermiştir.

Oysa canı yanan, malı buharlaşan millet, her şeye rağmen akan kanın durması adına, kucaklaşma adına büyük bir adım atarak barış ve huzur ortamının gür bir şekilde yeşermesi için fazlasıyla fedakarlık yapmaktadır.

Kaldı ki devlet ne sokağa ve ne de terörizme boyun eğmez.

Sonuç olarak;

Bizim ülkemizin Atatürk'ün büyük güç olan millete için ifade ettiği, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözleri ışığında, herkes haddini bilmeli, egemenliğin tezahür edeceği sandığı beklemelidir.

Türk Milleti ne soysuzlardan yardım ve aman dileyecek bir yapıya sahiptir ve ne de Bizans oyunları karşısında zaafa düşecek bir millettir.

Tarihi perspektiften yapılacak analizlere baktığımız zaman, unutulmasın ki bunun dışında yapılacak hareketlerin bedeli çok ağır olur.

Dolayısıyla BDP, soysuzların oyununa gelmemeli ve bin yıllık kardeşçe sürdürülen yaşamın ihyası için sağduyu mekanizmasını kuvvetli bir şekilde çalıştırmalıdır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim