• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sözlünün çifliğini yıktınız, Ya diğerleri?

21.09.2012 08:59
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Devlet tükenmekte olan hayvancılığı yeniden ihya etmek için durmadan teşvik kredisi vererek, bu alandaki açığı kapatmaya çalışıyor.

Ancak yine devletin bürokratları gelin görün ki devletin teşviği ile hayvancılık yapan üreticinin, köydeki çiftliğini imara aykırı yapı nedeniyle başına yıkıyor.

Teşvik eden devlet, krediyi veren devlet,  çiftliği yıkan yine devlet.

Bu nasıl bir çelişki, nasıl bir mantık?

Ayıptır beyler,

Bu yapılan hem de çoook....., ayıp.

Ceyhan Kaymakamı Gürbüz Karakuş konuyla ilgili bir açıklama yaparak, Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'nün babası Ali Sözlü'ye ait olan çiftliğin kaçak olduğu gerekçesiyle, İl Özel İdaresi tarafından yıkıldığını söylüyor.

İyi güzel de, hangi köyde, hangi beldede ve hangi ilçede imara uygun yapılaşma var?

Bırakın köyleri, beldeleri ve ilçeleri, büyükşehirlerde bile binlerce kaçak yapılar var bunlar ne olacak?

Gittiniz Hüszeyin Sözlü'nün babasının çiftliğini yıktınız, İyi güzel elinize sağlık ta, bu çiftlik yapıldıktan 5 yıl sonra mı aklınız başınıza geldi?

Şimdiye kadar neredeydiniz?

Diyelim ki 5 yıl sonra aklınıza geldi ve kaçak olduğu için yıktınız bir itirazımız yok, peki bu kentin göbeğinde ve Büyükşehir Belediyesinin karşısında bulunan 24 katlı gökdeleni de  Y I K A C A K M I S I N I Z?

Veya, göle nazır yapılan o nezih Park Zirve'yi de yıkacak mısınız?

Kısacası bu kentin göbeğinde mimari güzelliği olan, mühendislik harikası yüzlerce bulunan kaçak yapıları yıkacak mısınız?

Ayıptır beyler ayıp.

Kamu oyu bu operasyonun, bal gibi de Sayın Hüseyin Sözlü'nün siyasi kimliği nedeniyle gerçekleştirildiğini algıladı.

Hüseyin Sözlü'yü hayatımda bir kez gördüm ve kendisini doğru dürüs tanımam, oda beni görse tanımaz, ama Hakkın tecellisi söz konusuysa, bu yapılan iş tamamen Haktan ve adaletten uzak bir eylemdir ve zulümdür.

350 Büyükbaş hayvanın barındığı, onlarca insanın istihdam edildiği ve üstüne üstlük devletten kiralanarak devlet teşviğiyle yapılan bu yerin yıkılması karşısında, vicdanınız rahat mı?

Bırakın burasını yıkmayı, giderek yok olan hayvancılığımızı tekrar ayağa kaldırmak için çalışan bu insanlara teşekkür edip yardımcı olmanız gerekirken, üstüne üstlük engel oluyorsunuz.

Hukuk nezdinde haklarını arayacakları yönünde bir açıklama yapan Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, bakın babasının çiftliğinin yakılmasının asıl nedeni hakkında neler söylüyor:

“Belediye meclisi olarak Ceyhan’a 250 yataklı hastane yapımı için oy birliğiyle bir karar alarak 130 dönümlük bir araziyi Sağlık Bakanlığı’na verme teklifinde bulunduk. Bu kararı MHP, AKP ve BDP’li meclis üyelerimiz oy birliğiyle aldı. Alt yapısı tamamlanmış olan söz konusu arsa hem modern şehircilik anlayışına, hem gündüz nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bölgeye olan yakınlığı hem de kentsel dönüşüm projesinin uygulanabilirlik açısından cazibe merkezi olan bir arazidir. Ancak yetkililer burayı uygun görmediklerini belirterek tamamen şehircilik esaslarına aykırı gündüz nüfus yoğunluğu ve alt yapısı olmayan, kentsel dönüşüm projesine de hiçbir katkısı sağlamayan 40 dönümlük başka bir yeri istedi ve resen bir plan kararı almışlar. Biz de kamu yararı gözetmek adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na resen aldığı plan kararından dolayı Danıştay’da itirazda bulunduk. Bu nedenle şahsıma ve belediyemize gözdağı vermek amacıyla böyle bir yıkım eylemi gerçekleştirildi. Şimdi soruyorum size kamu yararı gözetmek açısından Danıştay’da hak aramak suç mudur?”

Ceyhan belediye başkanı böyle diyor.

Sormak istiyorum;

Belediye Başkanı olarak adam çıkmış 130 dönüm yer teklif etmiş, üstelik alt yapısını tamamlamış olan bir arsayı, daha da ötesi arsa modern şehircilik anlayışına uygun olup şehir merkezine çok yakın olan bir arsayı tahsis ediyor, ama bu arsa siyasi nedenle kabul edilmeyip,, 40 dönümlük başka bir arsa ayarlanıyor ve belediye başkanı da ilçe merkezine olan uzaklığı gerekçesiyle bu arsa için danıştaya itiraz ediyor.

Şimdi bu çiftliğin yakılmasının temelinde, bu gelişme var mı yok mu?

Bu yapılan hayvancılığa vurulan bir darbedir.

Doğu ve güneydoğuda haydutlar her türlü hainliği yapıp her gün saldırılar düzenleyip huzur ve güvenliğimizi bozmaya çalışırken, biz böylesine bir yerde birlik ve beraberliğimizin harcını daha da yoğunlaştırmamız gerekirken, ne yazık ki bir birimizi hep incitiyoruz.

Velhasıl bu gidiş, gidiş değil arkadaşlar.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ali yılmaz
21 Eylül 2012 Cuma 15:31
ceyhandaki hastane arazisi
hastane için verdiği yer ırmak kenarında tabanı mil ve kum olan alan deprem veya selde yıkılabilecek bir yer
Ceyhan Türk
21 Eylül 2012 Cuma 15:03
DEVLET BABA
Bundan dört yıl önce bir akşam üzeri Hakkari Asker Hastanesinin bahçesinde çayımı yudumluyordum. Aniden bir patlama sesiyle irkildim. Başımı çevirdiğimde Hakkari Emniyet Müdürlüğü tarafında bir ışık parıltısı gördüm. Merakla telsizleri dinlemeye başladık. Hakkari Emniyet Müdürlüğüne roketli saldırı düzenlenmişti. Karşısındaki mezarlıktan pkklılar roket atmıştı. Anonslar devam etti ve roket atanların, hemen yukarıdaki mahallede ‘’Vur gerilla vur, kürdistanı kur’’ nağmelerinin yankılandığı düğüne kaçtığı tespit edilmişti. Savcıdan düğün evinde arama yapma izini istendi. Lakin Savcı Bey den ‘’Ben bir duyumla kimsenin düğününü bozduramam’’ cevabı geldi ve düğün devam etti. Tabiî ki faillerde yakalanamadı.

Onlarca şehit vermiş gariban köyüm aklıma geldi. Yanlışlıkla bizim düğünlerde bir çat-pat patlatılsa jandarma gelir, damadı, dünürleri, sağdıçları kimi yakalarsa alıp karakola götürürdü.

Devletti bu… Hakkari’de ‘’Ana’’ ama Türk köyünde ‘’Baba’’ ydı.

Bugün yine Devletin Türk’e olan Babalığını gördüm. Parayla adam tutsan beklemeyeceği dağın başında atalarının toprağı olarak gördüğü araziyi özel idareden kiralayıp hayvancılık yapmaya çalışan yaşlı bir adamın ahırını 200 jandarma ve polisle yıkmaya gelen Ceyhan Kaymakamının yani ‘’Devlet Babanın ‘’ Türk köylüsüne olan kabadayılığına tanık oldum. Devlet öyle bir babaydı ki ahırı, içinde hayvanlar varken dahi yıkmayı göze almıştı.

Peki neydi , devlet babayı bu kadar kızdıran olay?

Yaşlı adamın oğlu bir siyasi partiden Adana Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmayı düşünmüştü. Gittiği Türk köylerinde ‘’Nasıl köylüsünüz her şeyden şikayetçisiziniz, köylü dediğin ekmekle soğanı buldu mu Allah’ına dua eder’’ diye köylüyü fırçalayan AKP Kaymakamı Gürbüz Karakuş, partisine rakip gördüğü bir insanın babasının ahırını yıkarak Adana’da ki abisine şirin görünmeye çalışıyordu.

Onlara göre yıkılan aslında sadece yaşlı bir adamın ahırı değildi, Türk Milliyetçiliği’nin kalelerinden birisiydi. Çünkü bu olayın siyasi bir linç olduğu en basit kafaların dahi idrak edeceği bir durumdu. Aynı Devlet Baba’nın abisi polis zoruyla Aydın MHP İl binasını basıp afiş indirme operasyonunu yapan bu günkü Adana Valisi Hüseyin Avni Coş değil miydi? O zaman verilmeyen cevaptan yüreklenen AKP valisi bugünde benzer uygulamaları Adana’da yapmaya devam edecek kadar da fütursuzdu.

AKP’nin Ceyhan Kaymakamı Gürbüz Karakuş yüzlerce jandarma ve onlarca polisi etrafına doldurarak yıkımın ortasında gelip bir zafer turu dahi attı. Amaç bu gergin ortamdaki mağdurları tahrik edip kendine saldırmalarını sağlayarak hem kahraman olmak hemde Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’yü saldırıların müsebbibi olarak göstererek kamuoyu önünde suçlu duruma düşürmekti.

Çokcapınar’da herkes rolünü oynamış kanının ve geninin gereğini yapmıştı. Dolayısıyla beklenmedik bir olay yaşanmamıştı. İşin üzücü yanı ise bu olaylar karşısında Türk Milliyetçilerinin sahipsiz kalmasıydı.

Gözler akşam ana haber bültenlerinde, masaya yumruk vurmasa dahi en azından yazılı bir açıklama ile bu siyasi linç’i gündeme taşıyabilecek bizim ‘’Devlet Babamızı’’ aradı. Ama ne yazık ki yine Türk Milliyetçilerine ‘’hüsran ve hasret’’ kaldı.

Bir Devlet Baba vurdukça vuruyor diğer Devlet Baba’da gözünü yumdukça yumuyor
Öz vatanında garip, öz vatanında parya kalan Türk Milliyetçilerinin bu Devlet Babalar karşısında ‘’Analarını alıp gitmekten’’ başka bir çaresi var mı? Sorarım Size Dostlar...
ahmet taşkıran
21 Eylül 2012 Cuma 14:36
bil
kişileri tanımadan ve ağızdan,kulaktan dolma bilgilerle bu yazıyı kaleme almışsınız. arkadaşlarla okuduk ama sizin tecrübenize uygun görmedik. bilgilerinize sunarız.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim