• BIST 77.689
  • Altın 128,066
  • Dolar 2,9818
  • Euro 3,3054
  • Adana : 36 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 30 °C

Sunum böyle yapılır

14.12.2015 06:00
Mehmet Akdoğan / Gazeteci

Mehmet Akdoğan / Gazeteci

Prof. Dr. Şükrü Uğuz’a

11 Aralık Cuma günkü yazımda, Psikiyatrist Prof. Dr. Şükrü Uğuz’dan söz etmiştim.

Bazı kişi, olay ve durumları anlatırken fazla detaya gerek yoktur.

Zaten hayatımızda öyle kişiler vardır ki, onlar için detaya bile gerek yoktur. Ancak hayat oyunu bizi öyle kimselerle karşılaştırır ki, oturup hayıflanırsınız: “neden daha önce tanımadım…”

Sayın Şükrü Uğuz için, her zaman böyle demişimdir.

Sadece kadın ve erkek ilişkilerinde değil, yaşamın her aşamasında, kişiler arasındaki iletişim neredeyse yaşamın temelidir.

RobinsonCrusoe, yalnız yaşamın bütün zorluklarını aşmış ama bir insanla iletişim kurmamış olmanın engelini aşamamıştır.

Yeme içme barınma gibi bir çok sorununu çözen Robinson, anlatma, paylaşma, dinleme gibi olgularla tanımlayabileceğimiz iletişimin gerekliliği sorununu çözememiş ve Cuma’ya ihtiyaç duymuştur.

Biz de öyle değil miyiz?

İlginç (iyi ya da kötü – Güzel ya çirkin) bir şey gördüğümüzde hemen yanımızdakine gösterip paylaşıyoruz.

Şimdi düşünüyorum, yer yüzünde kaç insan, sadece “iletişim bozukluğu” nedeni ile cehennemi yaşamıştır.

Herhalde milyarlarcadır.

Yanlış anlatma veya yanlış anlaşılma, empati eksikliği veya fazlalığı gibi konularda, neyin ne olduğunu, hangi davranışın ne ile sonuçlanacağını kestiremeyen insanlık büyük bir dram yaşamıştır.

Sayın Şükrü Uğuz’u tanıdıktan sonra; intiharların, boşanma, iflas, şiddet gibi daha bir çok olumsuzluğun kökeninde iletişim bozukluğunun hatırı sayılır bir payının olduğunu anladım.

Keşke daha önce tanısaydım.

Cuma günkü yazıma: “Prof. Dr. Şükrü Uğuz, bu ismi unutmayın” diye yazmıştım.

Evet unutmayın,

Akıllıysanız gerçekten Şükrü Uğuz’a ihtiyacınız var;

Akıllı değilseniz daha çok ihtiyacınız var…

Onu dinleyince kendi kendime dehşete düştüm;

Allah’ım ne çok kalbi boşuna kırmışım, veya kalbim ne kadar çok boşuna kırılmış.

Evet maalesef geriye dönüp baktığımızda hiç anlamı olmayan veya anlamı kalmamış olan boşuna nedenler yüzünden üzüldüğümüz, uykusuz kaldığımız olmuş.

Aynı nedenlerle, üzdüğümüz, uykusuz bıraktığımız ve mutsuz ettiklerimiz de olmuş elbette.

Eczacılar Odası’ndaki katılımcıların renkliliği unutulacak gibi değildi.

Sayın Uğuz’un, konuyu ve konuları anlatım biçimi bence ayrıca “ders” olarak okutulmalıdır.

Hitap ettiği topluluğu bu denli etki altına alan, dikkatlerin bir an dahi dağılmasına meydan vermeyen bu sunum incelenmeli ve örnek olmalıdır.

Konu ilginçti: “kadın-Erkek Beyni”

Ancak, akış, sadece konunun ilginçliğinden değil, ayrıca sunumun mükemmelliğinden kaynaklanmaktadır.

Sözün özü;

Prof. Dr. Şükrü Uğuz.

Bu ismi unutmayın bir kenara yazın.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim