- BIST 77.689
- Altın 128,066
- Dolar 2,9818
- Euro 3,3054
- Adana : 36 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 30 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Suriye eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal

Orhan Göktaş / Yazar
Suriyede garip şeyler oluyor, birileri ya ne yaptığını bilmiyor ya da hepimizin aklıyla dalga geçiyor.
Devasa boyutlara ulaşan Suriye dramı bu yazının hacmini aşacağından Suriyedeki Kürt bölgesi yani Rojova üzerinden bir tahlil yapacağım.
Kürtlere Suriye Devleti tarafından vatandaşlık hakkı tanınmaz, kimlik verilmez, mülkiyet hakları yoktur, oturdukları evler bile devlet mülküdür.
Kürtleri adam yerine dahi koymayan aynı Suriye Devleti, PKK’ya yıllarca hamilik yaptı ve Abdullah Öcalan Şamda ikamet etti.
Yani Suriye devleti kendi Kürdünü tanımadığı halde Türkiye Kürtlerinin hakkını savunma iddiasında olan PKK’yı el üstünde tuttu, besledi, korudu savundu.
PKK ise dönüp sen gerçekten Kürdü seviyorsan önce kendi Kürdüne haklarını ver demedi. Suriye devletine karşı da silahlı eylemler yapmadı.
Gün geldi Suriye iç savaşı başlayınca Suriye Devletinin Kürt aşkı(!) depreşti ve Rojovayı Kürt Yüksek Komiytesine bağlı Halk Koruma Birliğ (YPG)’ye terk etti. YPG Rojova bölgesinde özerklik ilan etti, Suriye Devleti diğer muhaliflere yaptığı gibi buraya müdahale etmedi tam tersi destekledi.
ABD Esedin devrilmesi için muhalefete destek olduğunu ilan etmiş durumda ve fiili olarak bir kısım muhalefete her türlü yardımı yapmaktadır.
Aynı ABD dost ve müttefiği olan Türkiyenin sert muhalefetine rağmen, ABD’nin desteklediği diğer muhalif gruplarla birlikte hareket etmeyen Rojova yönetetimine de destek vermektedir. Gerekçe olarak DEAŞ’a karşı savaşmasını göstermektedir.
Demek ki DEAŞ o kadar güçlü bir örgüt ki, ABD neredeyse bölgenin hatta dünyanın bütün devletleri emrinde olmasına rağmen, YPG gibi güçlü bir orduyu(!) yanına almadan onunla baş edemeyecek durumda.
Oysa mantık olarak YPG DEAŞ ile savaşıyor olsa dahi, ABD’nin Esed ile YPG yakınlığı ve Türkiye ile ABD müttefikliği dolayısı ile YPG’ye destek olmayı bırakın, düşman olması gerekmiyor mu?
Rusya Esedin Müttefiki ve Suriye Devletine karşı savaşan örgütlerle fiili olarak savaş halinde.
Rusya ile ABD biri Suriye Devletinin, diğer muhalefetin yanında olduğunu ilan etmelerine rağmen Rojova konusunda ittifak halinde hareket ediyorlar.
Oysa ABD’nin açıkça desteklediği bir örgütü Rusyanın dost olarak görüp desteklemesi ya da Esed ve Rusyanın dost olarak gördüğü bir örgütü ABD’nin dost olarak görüp desteklemesi çelişki değil mi?
Dünya’nın bütün ordularından daha güçlü olan ABD ve Rus ordularının ortak düşmanları(!) DEAŞ’la baş edememeleri, düzenli bir ordusu dahi olmayan Rojova Kürtlerini DEAŞ’la mücadele için destekleme gerekçeleri komik değil mi?
DEAŞ Irak’ta Musul gibi şehirleri işgal ederken, ABD’nin müttefiki olan Irak ordusuyla beraber o işgallere son vermemesi, Rusya müttefiki olan Suriye ordusuyla beraber DEAŞ’ın Suriyedeki işgallerine son vermemesi bir çelişki değil mi?
Rojova Kürtlerinin DEAŞ’la savaşması için onları teşvik eden hatta destekleyen ABD’nin DEAŞ’a karşı Türkiyenin konuşlandırdığı Iraktaki askerleri çekmesini istemesi bir çelişki değil mi?
DEAŞ’la savaşan ABD’nin desteklediği diğer örgütler Rusya tarafından vurulurken, ABD’nin müdahale etmemesi ancak Türkiye’nin angajman gereği YPG’ye top atışı yapmasına sesini yükseltmesi bir çelişki değil mi?
Bana göre;
ABD ve Rusya öncülüğündeki emperyalist güçler, Suriye, Türkiye ve İran’ı parçalamak veya dizayn etmek için birlikte hareket ediyor.
Suriye, Türkiye ve İran devletleri de bu kirli oyunun içine çekilmiş durumdadır.
Rojova Kürtlerini, DEAŞ’ı, Hizbullahı ve diğer örgütleri de işlerine geldiği gibi dost veya düşman ilan ederek kullanıyorlar.
Bu oyunu bozmanın yolu başta Türk-Kürt olmak üzere, Sünni-Şii ve bölge Müslümanlarının ittifak kurarak Küresel emperyalistleri topraklarımızdan kovmasından geçmektedir.
Halkların devletlerini ve örgütlerini bunu zorlaması lazımdır. Bizi tarih boyunca yok etmek için çalışmış “haçlı ve siyonist” ittifakla değil. Tarih boyunca “kader birliği” yapmış bölge halklarıyla ittifak kurmaktan başka kurtuluş yoktur.
Türkiye, İran ve Suriyenin ABD ve Rusya öncülüğündeki küresel emperyalistlere ve olan onca olaya, akan onca kana rağmen bir araya gelerek sorunlarını kader birliği mantığı ile çözmekten başak kurtuluşları yoktur.
Bu slogan tam da böyle günler için söylenmiş gibi “eski hal muhal; ya yeni hal ya izmihlal.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- PKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Ahlak ile edep arasındaki fark09 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
- Eğitimdeki yozlaşmaya karşı ahlak eğitimi25 Nisan 2016 Pazartesi 06:00
- Göç olgusu15 Nisan 2016 Cuma 06:00
- Terörün kaynağı emperyalist devletlerdir28 Mart 2016 Pazartesi 09:59
- Çanakkale bir kurtuluş reçetesidir19 Mart 2016 Cumartesi 06:00
- Fikir beyan etmekten korkar olduk!14 Mart 2016 Pazartesi 06:00
- Kadın yerini bilecek!09 Mart 2016 Çarşamba 06:00
- Kürt sorunu mu, Kürtlere yapılan zulüm mü?29 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Hayata bakış ya da yaşam felsefemiz15 Şubat 2016 Pazartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












