• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Suriyelileri kovmak üzerine sosyal demokrasi

28.04.2015 06:48
Mahmut KORKMAZ / Yazar

Mahmut KORKMAZ / Yazar

'Bir kuş bir çalıya sığınır' derdi babam.

Bir kuş bir çalıya.

Dört kelimelik sade bir anlatım. İçeriği kim sana sığınmak isterse çalıyı ve kuşu aklından çıkarma demek. Gücün yettiğince darda kalana, zorda kalana elini uzat.

Çaresizlere ve mazlumlara asla sırtını dönme demek.

Dünya bir devrandır. Kimin başına ne geleceği belli olmaz. Bu gün var olanlar yarın dar olabilirler.

Biz yeryüzüne din, dil ayrımı yapmadan çaresizlere çare olan medeniyetler kurmuş genetikten gelen insanlarız.

Zalime karşı çıkar mazlumun yanında oluruz.

Mazlumun dinini sormayız. Mezhebine asla bakmayız. Göz yaşının rengi olmadığını en iyi biz biliriz.

Komşumuzun evinde yangın varken, onun çocukları yanarken seyirci kalamayız. Bu bize değerlerimizin yüklediği bir misyondur.

Uzak tarih ve yakın tarih bunun tanığıdır. Bu topraklarda yönetici olanlar Müslüman, Hıristiyan, yezidi, alevi, Sünni ve kavim ayrımlarına bakmadan darda kalan herkese kapılarını açmıştır.

Kapılarını açtığı sığınmacılara hiç kimse hor bakmamıştır. Kimse bunu iç siyaset meselesi yapmamıştır. Bu basitliğe tenezzül etmemiştir.

Az gelişmiş zihinlerde her zaman kötülenecek bir zenci gurubu vardır.  

Suçlamak için, kovmak için, dövmek için. Kusurları onların sırtına yüklemek için.

Suriye toprakları kan gölüne döndü. Baba Esed'in oğlu halkına özgürlük vermek yerine ölüm vermeyi tercih etti. Babasının yaptığı ve on binlerce insanının öldüğü Hama katliamını örnek alarak.

Kendi tankları ile vurulan, kendi savaş uçakları ile bombalanan, varil bombaları ile kana bulanan bir halka 'gelmeyin, ölün, ne haliniz varsa görün' demek hangi insanlığa sığar?

Böyle bir zulme sessiz kalmanın hangi kitapta yeri vardır?

Kapına sığınanın yüzüne kapıyı çarpmanın hangi vicdanda yeri vardır?

Varmış.... varmış.

Biz görmemişiz.

Ana muhalefetin lideri Kemal Kılıçtaroğlu iktidara geldiklerinde Suriyelilere "Kusura bakmayın memleketiniz gidin" diyecekmiş.

 Bu nasıl bir vicdan, bu nasıl merhamet, bu nasıl insanlık anlamak mümkün değil.

Dünyanın sosyal demokratları göçmenlere, mültecilere kucak açarken bizim sosyal demokratımız nasıl bu kadar mezhepçi ve ırkçı olabiliyor? Anlamak mümkün değil.    

Sosyal demokrat olarak kendini tanımlayan biri bu kadar zalime ve acımasız olabilir.

Suriyelilere duyulan bu nefretin tarifini hangi mezhepçilikte bulmak mümkün ki?

Zalim zalimdir. Alevi olsa da, Sünni olsa da. Mezhebi ve kavmi zalimin zalimliğin değiştirmez.

Sonuç olarak insanız.

Başlangıç olarak insanız.

Siyaset yapmanın yolu bu değil.

Tayyip düşmanlığı için tüm değerleri yakıp yıkmanın Kemal Kılıçtaroğlu'na bir faydası olmayacaktır.

Bu millet misafirlerini kan içen katile teslim etmek isteyen zalimlere iktidar vermeyecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim