• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Sus! Sedat mısın Nesin?

22.01.2015 08:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

 

Bir dakika böyle yağma yok;

Her kafanız estiğinizde herkese hırsız; her eyleme de hırsızlık diyemezsiniz.

TBMM’de yapılan oylama beni ilgilendirmiyor. Aslında konunun o noktaya kadar dahi gelmemiş olması gerekirdi.

Hukuku bilmeyen – bilenleri kast etmiyorum – bazılarına hırsız deyip duruyor.

Herkese hırsız diyecek olsam, sevinçlerimi çalana da hırsız diyecek miyim? Kalbimi veya umutlarımı çalana? Peki ya Mandolin çalana?

Hırsızlık, insanlık tarihinin en eski suçudur. Hatta melek, çalarak insanlaşmıştır. İnanmıyorsanız, Tevrat’a bakınız. İsterseniz bakmayınız.

Eğer melek çalmamış olsaydı, (örneğin elmayı veya bilgi ağacının meyvesini) insanlaşamazdı. Hırsızlık sayesinde evrensel bir ataya kavuşmuş olduk.

Saadede geleyim.

Kaba anlamıyla hukukumuzda hırsızlık tanımı ve unsur olarak şunları içerir. Hırsızlık suçu Türk Ceza Kanunu 141. inci maddesinde sahibinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı bulunduğu yerden alarak kendisine veya bir başkasına fayda sağlamak olarak tanımlanmıştır. Tamam.

Devam ediyorum: Hırsızlık suçunun oluşabilmesi için taşınabilir bir mal olması, başkasına ait olması, sahibinin rızası bulunmaması ve kendisine ya da başkasına bir yarar sağlaması gerekmektedir. Bunlar hırsızlık suçunun maddi unsurlarıdır.

Hırsızlık suçunda fail hırsızlık konusunu oluşturan malı alarak mağdurun o mal üzerindeki sahipliğine son verir. Mağdurun suça konu eşya üzerindeki tasarruf haklarını kullanması olanaksız hale geldiğinde ise hırsızlık suç tamamlanmış olur. Yani malı çalıp kaçarken şahsın yakalanmış olması hırsızlık suçunu oluşturmaz, hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturur.

İmdiiiiiiii gelelim meseleye; veya gelmeyelim etrafında dolanalım.

Bir sefer ortada sahibinden habersiz çalınmış hiçbir şey yoktur.

Her şeyden herkes haberdar... (Halk Hariç). Aldatma, kandırma, yutturma yok. Halk bilmese de olur. Çünkü malın maliki o değil ki… Malın maliki kamu; kamu da belirli kişiler tarafından temsil edilir. Bu kişilerin haberi varsa, kamunun da haberi var sayılır. (Bkz. Henüz yazılmamış safsata sözlüğü)

Bulunduğu yerden almak başka yere taşımak; belki de bulunduğu yerde güvencede değil, daha sağlam bir yere alındı. Eve giren hırsızın kravat kutusuna baktığı görülmüş müdür? Söyle müdür, görülmüş müdür?

Peki, başkasının aleyhine olan bir yarar sağlanmış mıdır? Ayrıca taşınır malın maliki bundan mahrum kalmış mıdır?  Katiyen hayır. Çünkü daha orada çok para var. Eksik olan kravat kutusu… Eğer buzdolabı kutuları olsaydı neyse? Anlayacağınız malın maliki taşınır malın kullanımından tamamen mahrum olmamıştır. Bir konu daha var. Saatin kaç olduğunu anlamak için illa ki kol saatine bakmak gerekmez. Etraf saat dolu. (Ayrıca saat konumuzun dışı, orada birisi almış birisine vermiş- Kime ne?)

Anlayacağınız ben bu işi anlamadım.

Bazı arkadaşlar neden zan altında bırakılıyor.

Velev ki çalmışlar.

Yahu çalmaktan daha güzel ne var?

Felekten bir gün çalmak için canımız çıkar başaramayız.

Benim en büyük hevesim saz çalmak… Hendeklerden sazları toplar sepet yapardım. Şimdi de saz çalmak istiyorum ama her yer kapalı ve kameralı. Üstelik ders verecek kişi bulamıyorum.

Sonra çalmak fazile……

“Sus! Sedat mısın nesin? Ne konuştuğunu sen de bilmiyorsun!”

Ne bağırıyorsunuz yahu sustum; ama gel gör ki vicdanım susmuyor.

Ona da hükmüm geçmiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim