• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Suskunluk, sessizlik

21.12.2015 06:00
Sedat MEMİLİ / Yazar

Sedat MEMİLİ / Yazar

Bazen bir anlık hazzın ağır bedelini ödemeye hazırız.

Bazen sonsuz haz için bir anlık bedel ödemekten çekiniriz.

Suskunluk ile sessizlik arasındaki farktır bu…

Yani siyah ile beyazın farkı kadar…

Beynimize dayanmış silahın gölgesinde sigaramızdan derin bir nefes çekmek… Hayat bu mudur? Ölümün gölgesinde huzurla çektiğimiz bir nefes midir?

“Yaşamak ağır bir yüktür” der bir düşünür. Büyük olasılıkla “düşünür” olduğu için yaşamak yük olmuştur.

İranlı, Afganlı, Suriyeli ve daha milyonlarcası… Ortadoğu çöllerinde doğup, Akdeniz sularına gömülen. Okyanus ötesinde olup, Tanrı Dağlarında yaşayanların kaderini çizmeye çalışan… Ve halkını satanlar. Ve leş arayanlar, çağdaş Avrupalı kılığında…

Demokrasisinin yerlerde süründüğü Avrupa sessiz…

Halkımız suskun…

Buna karşılık, Terör örgütü olduğu bütün dünyaca tescil edilen PKK lideri, hücresinden olayları yönetiyor.

Önce özgürlüklerin tutsak edildiği Avrupa, bas bas bağırıyor.

Halkımız yine suskun. – ben öyle zannediyorum- Yoksa sessiz mi?

Gerçekten halkımız sessiz mi? Suskun mu?

Suskunluk bir kartaldır, gökyüzünde süzülür;

Sessizlik bir sürüngendir, karnı üstünde sürünür…

Suskunluk, asildir, sessizlik sefil…

Suskunluk bir çığlıktır, direniştir, iradedir…

Sessizlik, kabulleniş, teslim oluş, boyun eğiştir…

Bir kargaşa. Kaos. Değerlerin yerle bir edilişi… İnsanlığın yerde sürünmesi…

Fakirler, zengin görüntülerinin avuntusu içinde, zenginler, fakirlere baktıkça kendilerine şükretmekte.

Dünler alınmış insanların elinden. Bu günler gasp edildi. Şimdi de yarınları teslim alınıyor.

Peşin yaşamasına izin verilmeyen insanlar, taksitle yaşamayı öğrenerek, kendi elleri ve imzaları ile yarınları teslim ediyorlar.

Hep zannedilir ki, dününden koparılan insanlar ve milletler mutsuz olur. Elbette bu doğrudur. Ama daha tehlikelisi var: Gelecekten koparılmak.

Şu an sanayicimiz geleceğinden kopmuş durumdadır.

İşçi de öyle memur da…

Köylü de öyle, iş adamı da.

Geleceğine şüpheyle bakan bir toplum yaratıldı.

Sorum hala açıkta; gerçekten milletimiz sessiz mi, suskun mu?

Öfkeyi mi besliyor içinde, baş eğmeyi mi?

Özgür bir birey olma özlemi içinde mi, yoksa teslim olmuş bir kul mu?

Bir anlık hazza – erzaka, kömüre, sadakaya vs – geleceğini teslim eden, insanlar topluluğu yani halk, asil bir suskunluk içinde mi, sefil bir sessizlikte mi?

Dünü unuttu diyelim, geleceğinin bir geleceği olmadığını görüyor mudur?

Soru çok…

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim