• BIST 77.779
  • Altın 128,372
  • Dolar 2,9868
  • Euro 3,3082
  • Adana : 31 °C
  • İzmir : 34 °C
  • Ankara : 30 °C

Tarih ve Kültür Hırsızlığının Doruğu: Noel

26.12.2014 08:00
Tarih ve Kültür Hırsızlığının Doruğu: Noel
Sedat MEMİLİ (Araştırma)
  1. GÜN

Sedat Memili

 

TARİH VE KÜLTÜR HIRSIZLIĞININ DORUĞU: NOEL

 

Her yılbaşı geldiği zaman, kerametleri kendinden menkul birileri 31. Aralık tarihinde dini içerikli etkinlikler düzenler. Kendilerince amaç, Müslüman din kardeşlerini yılbaşı ahlaksızlığından kurtarmak. İşi daha öteye götürüp, yılbaşı eğlencelerinin Hıristiyan geleneği olduğu ve İslam ülkelerinde bunun kutlanmaması gerektiğini söylerler.

Bu sakat görüşü ileri sürerek,

1 Hem Hıristiyan (Özellikle Katolik) kültürüne hizmet ediyorlar

2 hem de tarihsel birikimden ne kadar uzak olduklarını itiraf etmiş oluyorlar.    

İşin geçmişte vahim bir boyutu da vardı: Meclis Başkanı görevini yapmakta iken sayın Mehmet Ali Şahin Noel’i İsa’nın Doğum Günü olarak kutladı. Üstelik hayırlara vesile olmasını dileyerek…

Bu kutlamayı, bir anlamda “hoş görü” adına yapmıştı. Mantık şu idi: İslam Dünyası’nda bazı çevreler yılbaşı kutlamalarından rahatsızlık duymaktadır. Kültürlerin kavşağında bulunan Anadolu – veya Mezopotamya – topraklarında, Hıristiyanlara ait olan bir şenliğin Müslümanlarca kutlanmasına örnek olmak istedi.  Br hoş görü örneği sergiledi. Elbette bu hoş görü gösterisi ile de Yılbaşı Kutlamalarının Hıristiyanlara ait bir gelenek olduğunu kabul etmiş oldu ki bu yanlıştır. Tarih bilgisi noksanlığıdır.

 

Yılbaşı Şenliklerini bu Topraklardan Koparmak Hıristiyanlığın Başarısıdır.

Maalesef Bazı Müslümanlar da bilmeden buna hizmet etmektedir…

 

Birincisi İsa’nın doğum günü 25 Aralık değil. Bu tarih yüzyıllar sonra, gerçek nedenlere göre değil, mistik inançlara göre karar altına alınmış bir tarihtir.

Noel kutlamaları ise, Asla ve asla bir Hıristiyanlık geleneği değildir. Sadece, başka uygarlıkların kültürlerine sahip çıkma hastalığında olan Batı’nın (Bunu Hıristiyanlık anlayışı olarak da anlayabilirsiniz) “Yıldönümü Törenlerine” sahip çıkmasından kaynaklanmaktadır.

Tarihsel süreç içinde, en iyilerin ve ilklerin mimarı olduğunu iddia eden Hıristiyan inancı bir de Yıldönümü törenlerine Noel diyerek sahiplenmiştir.

Değil arkadaşlar değil.

Yeni yıl törenlerinin başlangıcının binlerce yıllık tarihi vardır ve kaynağı da Anadolu’yu da içine alan Mezopotamya’dır.

 

HİTİLERDE YILBAŞI

 

Hitit Kralları, tanrıların temsilcileri olmakla aynı zamanda tanrılara karşı bazı yükümlülükler üstlenmişlerdi. Kral, Baş Rahip görevi ile tanrılara belirli bir takvim içinde yapılması gerekli bayramları icra etmek zorunda idi. Eğer bu görevi aksatırsa, tanrıların öfkesi bu kral üzerine çekilebilirdi. Bu o denli kaçınılması gerekli bir şeydi ki, bazen askeri seferlerin yönetimini komutanlara teslim edip kralın bir bayramı zamanında kutlamak için Başkent Hattuşa’ya dönmesi gerekiyordu. Genellikle seferler yaz mevsiminde yapılıyor, kış mevsiminde ise kral, zamanını dini görevlerini yerine getirmek için harcıyordu.

Bu bayramlardan biri “hız bayramı” adını aldı. Çünkü kral, kraliçe ve veliaht ile bazı bayramlar kent kent dolaşıp kutsanması gereken bayramlar için hızla dolaşıyordu. Bayramlarda Krallar genellikle rahip kılıklarında dolaşırlardı.

 

YENİ YIL BAYRAMI

 

Genel olarak bayramlar, bolluk ve bereketi, Dinsel temizliği sağlamak için tanrıları memnun edecek dinsel törenlerdir; Tanrılara yiyecek ve içecek vermek, onlara kurbanlar ve adaklar sunmak, dinin gerektirdiği gündelik işlemlerdir. Bayramlar bu işlevlerin daha yüksek düzeyde, daha kalabalık bir toplulukla, daha zengin malzeme ile yapılması demektir.

Hititlerde birçok bayram vardı. ( Ayın bayramı, Yılın Bayramı, Geyik Bayramı,  Sonbahar Bayramı, İlkbahar Bayramı, Fırtına Bayramı, Orak Bayramı, Bağ Bozumu Bayramı, Harman Bayramı, Yıkanma Bayramı, Dağa Götürme Bayramı, Yaşlı Adamların Bayramı, Temiz Rahip Bayramı, Uzak Yerlerdeki İnsanların Bayramı vb.)  Bayramların var oluş niteliklerine göre de törenler yapılırdı. Bunlardan en önemlisi “Yeni Yıl Bayramı” idi. O zamanki takvimlere göre yeni yıl ilkbaharda başlardı.

İlkbaharda başlayan yeni yıl, Mezopotamya’da kentin dışındaki “Akitu” evine düzenlenen bir resmigeçitten sonra, orada Fırtına Tanrısının önünde toplanan Tanrılara törenler düzenlenmesi ve onların da Kral ve Kraliçe’ye, bayrama katılanlara ve tüm ülkeye “ömür” vermeleri ile kutlanırdı.  “Yılbaşında Fırtına tanrısı için, gökyüzü ve yeryüzünün büyük bir bayramı kutlandı. Bütün tanrılar toplandılar ve Fırtına Tanrısı’nın evine gittiler... Bu bayramda yiyin için! Doyun ve susuzluğunuzu giderin! Kralın ve kraliçenin ömrünü söyleyin (=uzun ömür verin)! Gökyüzü ve yeryüzünün ömrünü söyleyin! Ürüne bolluk söyleyin!”

 

KOVULAN KÖTÜLÜKLER.

 

Doğal olarak ilk çağlarda insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen bütün eylemler “kötülük” olarak tanımlanmıştır. Günümüzde de böyle. Kötülüğe uğramama ya da kötülükten korunma isteği, insanlık var olduğu günden beri süregelmektedir. Gelişen teknoloji, kötülüğün niteliklerini değiştirmiştir sadece.

Hıristiyanlık dünyasının sahiplenmeye çalışıp adına “Noel” dediği, insanlığın ortak kültürü olan yıl dönümü törenlerinin kökeni “kötülükten kurtulma” düşüncesine dayanır.

Pagan toplumlar, kötülükten kurtulmak için üç temel yöntem uygulamışlardır.

Birincisi, kötülükleri yok ederek, ikincisi, başkasına aktararak ve son olarak da kovarak...

Yılbaşı törenleri üçüncü yöntem olan “kötülükleri kovma” inancının bir parçasıdır.

İşin ilginç tarafı, dünyanın birçok yöresinde kötülükleri kovma törenleri sırasında aşırı gürültü yapılır. Davullar çalınır, bambu ve sopalarla çatılara vurulur, borular çalınır, bağırılır, çağrılır ve bir anlamda kötülük korkutulur. Noel eğlencelerinin gürültülü patırtılı olmasının kökeninde de bu sistemin kalıntısı vardır.

Salgın bir hastalık, ya da hasadın verimli olmaması veya doğal bir afetle karşılaşılınca yapılan bu törenler, daha sonra belirli takvime bağlanarak yılda bir defa yapılması yoluna gidildi. İnsanlar yaşama yeniden başlayabilsin, çevresinde ne zamandır toplanmakta olan bütün kötü etkilerden kurtulabilsin diye belli zaman seçildi. Bu belli zamanın “ne zaman” olacağı ise zaten Sümerlilerce saptanmıştı.

 

Yarın:

60 Asır Değişmeyen Hesap

52 Saniyelik Hata

Neden 25 Aralık?

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Van'da hain saldırı: 6 asker şehit24 Mayıs 2016 Salı 20:49
  • Anadolu Lisesi'nden sergi23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:32
  • Kadın hurafeler ve gerçekler19 Mayıs 2016 Perşembe 06:00
  • Cumhurbaşkanı dokunulmazlıkları referanduma götürür mü?18 Mayıs 2016 Çarşamba 15:54
  • Adana Sedat Memili’ye borçlu18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:00
  • Kaçak tur ve rehber denetimi11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:01
  • Adana'da elektrik kesintisi08 Mayıs 2016 Pazar 19:00
  • Akyürek'in kızı dünya evine girdi03 Mayıs 2016 Salı 11:08
  • Kadın ve yaşam sayfası02 Mayıs 2016 Pazartesi 06:00
  • Kızılay'a kan bağışı otobüsü26 Nisan 2016 Salı 16:40
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim