- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Tarla korkulukları

Sedat MEMİLİ / Yazar
Korkuluklar korkar mı?
Ya da hisseder kızarlar mı?
Neler düşünürler, uzaktan uçan ya da ürkekçe konan kargaları görünce?
Damlalar halinde düşen yağmurların sağanağa dönüşmesiyle üşürler mi?
Ay’ın cömertçe ışık dağıttığı zamanlarda, bir kuşun ya da bir solucanın arkadaşlığını düşlerler mi?
Rüzgârda sallanan çaputlar, kırpıntı ya da kullanılmış naylon poşetlerle var olan yaşamlarının farkındalar mı?
Ya da...
Ya da... Niçin orada bulunduklarını biliyorlar mı?
Bir korkuluğun niçin tarlada bulunduğunu her insan bilir. Peki, korkuluk bunun bilincinde mi? Bilincinde olsaydı, ona korkuluk değil başka bir ad verilirdi.
O bilinçsizlik halidir, korkuluğu korkuluk yapan.
Birileri korkuluğun ne işe yaradığını bilir. Çerden, çöpten, çaputtan bir korkuluk oluşturur ve tarlanın ortasında yalnızlığa terk eder.
Kolları ve bacaklarından sarkan çaputların rüzgârda salınması, kuşları ürkütür.
Kuşlar artık tarladaki ürünlere zarar veremezler.
Orada korkuluk var...
Kuşları da korkutan bilinçsizlik halleridir.
İnsanlar, korkuluklardan korkmaz. Çünkü insanda hem bilgi hem de bilinç vardır.
Öyle bir tablo oluşur ki doğada; bilgisi ve bilinci olmayan korkuluk, bilgisi vevbilinci olmayan kuşları korkutur. Bu garip ilişkiden oluşan yarar ise, korkuluğu tarlaya dikenin yani toprak sahibinindir. Bir anlamda rantı elde edendir.
Rant elde etmek isteyen kimse, bazen korkulukları çerden çöpten değil, yasalardan üretir.
Kendi düzenlediği yasaların yetkilendirdiği ve statü kazandırdığı kimseler bilinçsizce korkuluk olma görevlerini sürdürürler.
Tarih, bu korkulukları kendi çöp sepetine atar.
Tarihin çöplüğünde bu tür korkulukların hazin hikâyeleri oldukça fazladır.
Amerika’nın Meksika korkuluğu, Madero, Preferio Diaz; Şili korkuluğu Pinochet, Endonezya korkuluğu Suharto, Uganda’ya dikilen korkuluk İdi Amin bunlar tarihin çöp sepetinde yer alacak 20 yüzyıl korkuluklarıdır.
Elbette başkaları da var...Hem de çok sayıda…
Tarla korkulukları masumdur. Masumiyetlerinin kaynağı ise, bilinçsizlik halleridir.
Ama yasalarla oluşturulan ve demokrasi vitrinine gizlenen korkulukların masum olduğunu düşünmek saf dillik olur.
Ne Madero masumdu, ne idi Amin; Ne Suharto masumdu, ne de kan içen Pinochet…
Korkulukları bunlardan üstün yapan, bilinçleri olmayışı.
İlçeleri dolaşırken tarlalarda gördüğüm korkulukların o masum halleri, çirkinliklerini gölgede bırakıyor...
Onlar rüzgârın arkadaşı, toprağın dostu...
Onlar başakların koruyucusu,
Onlar korkuluk...
Onlar masum...
Onları çok seviyorum...
Çıkarsız, beklentisiz, yürek çarpıntısıyla seven tüm korkulukların sevgililer gününü kutluyorum.
Onlar sevgiyi en çok hak eden unutulmuş çaputlardır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












