• BIST 77.779
  • Altın 128,210
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 30 °C
  • İzmir : 33 °C
  • Ankara : 28 °C

Terörden hepimiz sorumluyuz

20.10.2015 07:20
Terörden hepimiz sorumluyuz
Sedat Memili'nin analizi

6. BÖLÜM

DEVLETİ YIKMA SANAT

TERÖR NEDEN DEĞİL; SONUÇTUR

HIRSIZ, HIRSIZDAN HESAP SORAMAZ.

TERÖRDEN HEPİMİZ SORUMLUYUZ.

Birlikte yaşama isteğine karşı duran herkes potansiyel teröristtir

TÜRK EVİ ESİR EDİLDİ

Bir devlet yıkılıyorsa bu yıkılışta hiç kimse masum değildir Veya bir devlet kurtuluyorsa bu onurdan hiçbir yurttaş mahrum değildir.

Sıradan insanın yaptığı bir eylem bile devletin kurtuluşuna veya yıkılmasına katkı koyar.

Devleti yıkımdan kurtarmak için verilen savaşın silahla olması zorunlu değildir. Hatta diyebilirim ki, devletin yıkımının silahla korunma aşamasına gelmesi, yurttaşların ortak günahı, hatası ve körlüğünün bir sonucu ve son aşamasıdır.

Yurttaş, hak yememek, hakka ve adalete saygılı olarak da devletini koruyabilir.

Örneğin ülkesi borç içinde iken üretmediği saati alıp koluna takmaz. Kendi ülkesinde üretilmeyen bir ürünün peşine koşmaz. Önce kendisi ve ailesinde ana diline ve resmi diline sahip çıkar… Tabelalarında ne yazılı olduğunu anlayamadığı iş yerlerinden uzak durur.

Bahçesinde, tarlasında, toprağında üretim yapar.

Adına küreselleşme denilen ama birçok devleti ekonomik ve kültürel olarak çökerten sistemin tuzaklarına düşmez. Bunlar basit konulardır.

1-019.jpg

TERÖR NEDEN DEĞİL; SONUÇTUR.

Ama bu basit konuların ortaya çıkmasına neden olan anlayıştır ki bir devleti ayakta tutar veya yıkar. Bu basit konulardır ki devletin sefaletine veya refahına neden olan…

Herkesin görevi vardı; Hırsız, hırsızdan hesap soramaz.

Belediyeler, aynı yolu defalarca kazıp yeniden yapıyorsa, devleti yıkma sanatının bilinçsiz aktörleridir. Yolları kazıp, halkın geliş geçişini engelleyen, hendekler açan terörist oluyor da, canı istediği zaman, yolları kazan, hendekler açan sisteme ne demeli. Biri güvenliğimi tarumar ederken diğeri ekonomik birikimlerimi tarumar ediyor. Birinin hesap vermesi zorunluysa diğeri de kamu mallarını liyakatiyle kullanılıp kullanılmadığından hesap verme zorunda değil midir?

Eğer bir vali, aynı yolun ve kaldırım taşlarının neden sökülüp yenilerinin neden yapıldığının hesabını sormuyorsa, (istemeden veya farkında olmadan) yıkıma katkıda bulunuyor demektir.

Bir devlet, bir sabah uyanırsınız “pat” diye yıkılmış olmaz.

Bu bir süreci gerektirir.

Görevini yapmayan öğretmen (Yıllarca konuşuruz. Madem okullar var, bu dershaneler niye? Dershanelerin oluşu, okullardaki eğitimin yetersizliğinin bir kanıtı değil mi?)

Görevini yapmayan doktor, nitekim doktorlar her üç ameliyattan birinin gereksiz olduğunu söylüyor. Devletten para almak için yapılan tedaviler devletin yıkımına el vermek değil mi?

İlaç savurganlığı, tedavi ve tedavi yöntemlerinin denetimsizliği, sağlıkta yapılan talan terörden daha az zarar mı veriyor?

Köyler boşaldı. Köylü soğanını marketten almaya başladı. Osmanlı evi teslim olmamıştı ama Türk Evi esir edildi. Toplumun %60’ını zirai üretimden çekecek politikaları uygulamanın verdiği zararı hangi teröristin silahı verebilir.

2-008.jpg

YALAN, MOLOTOFTAN TEHLİKELİDİR

Hangisi daha tehlikelidir; Yalan yazan, sokak mafyası gibi gözüne kestirdiğinden para isteyen bir gazeteci mi, yoksa molotof atan maskeli çocuk veya terörist mi?

Beden bütünlüğü önemlidir. Molotof atan, benim beden bütünlüğüme zarar verince cezayı hak ediyor. Peki, anlayış bütünlüğüme, birlikte yaşama bilincime, insan olmaktan doğan haklarıma yayın yoluyla zarar veren bir gazeteci, ödüle mi layık görülmelidir.

Zihniyetimizi diktatörler ve firavunlar adına yönlendiren aydın kırıntıları, Molotof atandan çok çok daha zehirli ve tehlikelidir. Çünkü verdikleri tahribat daha fazladır.

Devletin kurumlarının denetlemiş ve güvenirliliği onaylamış binasında güven içinde yaşayan aile ilk depremde enkaz altında kalıyor.

Tanrı aşkına birisi bana bölünmeyi anlatsın! Devlete ve kurumlarına güveni sarsacak şekilde görevini yapmayanlar bölünmeye katkı koymuyorlar mı?

Projeyi uygun çizmeyen, uygun çizse de denetlemeyen mühendis,

Uygun olmadığı halde uygundur diye rapor veren belediye görevlisi…

Elektrik, su tesisatını yapan, yaptıran müteahhitler bir teröristten daha mı az katkı yapıyor devlet yıkımına.

Ekmeği hijyen kurallarına uygun yapmayan fırıncı,

Ormandan kesilen ağaç kümelerini tanıdıklarına veren orman yetkilisi,

Kamu kurumlarının “doğrudan temin” istisnasını, seçim giderlerini karşılamak için fırsatı ganimet bilip suiistimal eden belediye başkanı,

Esnafların haklarını koruyamayan oda başkanları hiç zarar vermiyorlar mı?

Hangisi daha büyük tahribat?

3-009.jpg

Binanın çökmesi sahiplerini ekonomik olarak çökertir ama ahlakın çökmesi devleti çökertir.

Eğer bir devlet yıkılıyorsa kimsenin kendini masum görme hakkı yoktur.

Öğrencilerimizi matematik mantık ve yorumdan uzak bir nesil olarak yetiştiren eğitimden sorumlu kimselerin tahribatı mı büyük yola mayın döşeyenin tahribatı mı?

(burada hemen mayın döşemeyi masumlaştırdığımı veya zarar görenleri önemsemediğimi kimse düşünmesin… Mayın döşeyen alçaktır; peki eğitim sistemini bozup, çocuklarımızı yorumsuz, verimsiz yetiştirenler kahraman mıdır?)

Çevrenize bakın, parkta çimler üzerinde köpeğini gezdirirken pisliğini toplamayan kişi az sonra orada bir çocuğun oynayacağını düşünemiyorsa ülkenin yaşam kalitesinin düşmesinden sorumludur.

Çantanızı teslim etmeyeceğiniz insanların kullandığı toplu taşıma araçları sürücülerine canımızı teslim ediyoruz. Ağızlarında sigara, saygısız, bilinçsiz, ruhsal dengesi bozulmuş (şüphesiz nedenleri var, çünkü binen yolcular da Merih’ten gelmedi…) insanlarla bir arada yaşıyorsunuz. Bunun önlemini almayan Şoförler Odası Başkanı hiç mi sorumlu değil?

Hem devlet hepimizin diyoruz hem de devlette yaşam kalitesinin yükselmesini başkalarından bekliyoruz.

Peki sen ne yapıyorsun?

4-004.jpg

DAĞLADAKİ EŞKİYA MI? ŞEHİRDE KARAR VERİCİ Mİ?

Bu liste o kadar uzar ki… Pir Sultan Abdal yüzyıllar ötesinden seslenir: “Bozuk düzende sağlam çark olmaz…” Çark sağlam olmayınca, kentlerin ortasına AVM’leri ve marketleri dikersin, açılan her marketin ortalama 70 esnafın dükkânını kapatmasına neden olacağını bile bile… Sana oy verip seni yetkili kılanları açlığa ve işsizliğe mahkûm edersin. İşte yorum yapmayan bu halk da kurtulmak için yine seni seçer. Ölümcül kısır döngü bu…

Bir ilde veya ilçede şehrin ortasına AVM veya market dikilmesine göz yuman bir belediye başkanının anında bu görevini terk etmesi gerek. Aklı başında hiçbir insan böyle bir başkana oy vermemeli. Kişi kendi açlığı ve sefaleti için oy verir mi? Kişi kendi iş yerinin kapanmasına neden olan sistemi uygulayana oy verir mi? Normalde vermemesi gerek. Ama olaylar normal değil. Kontrolsüz bir yıkımın parçaları gibi ilerliyor olaylar.

Esnafını koruyamayan bir anlayış masum mudur?

6-002.jpg

MAL MI? EGEMENLİK HAKKI MI?

Dağlarda gezen eşkıya devletimiz ve güvenliğimiz için ne denli bir tehdit unsuru ise şehrin ortasında AVM’lere koltuk değneği olan anlayış da o denli tehlikeli ve ölümcüldür.

Elbette bunu anlamak için azıcık ekonomi, azıcık matematik bilmek ve gerçekten de devletin yıkına değil yapımına hizmet eden anlayış bilincinde olmak gerek.

Hem milliyetçi olup hem de özelleştirme savunulamaz;

Hem milliyetçi olunup hem de şehrin ortasında AVM’ler dikilemez. Aynısı İslam geleneğini savunanlar için de geçerlidir.

Hem milliyetçi olup hem de yabancı marka düşkünlüğü yaratılmasına meydan verilemez…

Zihnimiz çürük, anlayışımız sakat, bilinç seviyemiz düşük olduğu için, ABD, kara gücü olan PKK ile evlatlarımı öldürmektedir.

Bu gün evlatlarımın dağda ölmesi ile içinde bulunduğumuz ahlaki çöküntüsü ve ufuksuzluğumuz arasındaki ilişkiyi bilmeyenler devletin yıkımına istemeyerek de olsa katkı koyanlardır.

Şöyle çevrenize bir bakın, yalan haber yapıp ağzından salya akarak yazan gazeteciden, süte su katan yoğurtçuya, aday olmak için parti merkezlerinde cüzdanı ile gezinenlerden, verdiği ihale bedellerine seçim masraflarını ekleyen belediye başkanlarına, simidin gramajından çalan fırıncıdan, yaptığı çikolataya ilgisiz katkı maddesi koyan üreticiye kadar herkes, ama herkes, hem içerideki terörden sorumludur hem de devletin yıkılışından…

7-002.jpg

HERKES TERÖRDEN SORUMLUDUR

Babasından kalan tek göz oda miras için kardeşine güvenmeyip vekâletname vermeyen, hem kendinin, ailesinin ve geleceğinin yönetimi için egemenlik hakkını devredeceği oy’u bilinçsizce, arsıza, haksıza, hırsıza veriyor.

O sorumludur… Onu böyle bilinçsiz yapan eğitim sisteminin başındaki bakan, müdür, öğretmen; onu aydınlatmayan adına aydın dediğimiz adamlar, onu yanlış bilgi ile yönlendiren televizyon ve gazeteler sorumludur…

Bir kişi ölüyorsa sen de sorumlusun kardeşim…

Terör varsa aman “ben çölde kum, denizde su damlasıyım” diye kendini kandırıp avutma.

Kendi iradeni kullanmadığın, aklının kullanım hakkını devrettiğin için sorumlusun.

Firavun’a isyan Allah’ın emirlerindendir. “Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Yoksa ateş sizi sarmalar.” (Hud-113)

8-002.jpg

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim