• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

“Teröre İsyan”

12.09.2015 06:00
Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

Prof. Dr. Yılmaz KURT / Yazar

7 Eylül 2015 Dağlıca Baskını’nda 16 askerimizin şehit olması bütün yurtta tansiyonu yükseltti. Millilerimizin galibiyetine bile sevinemedik. Hemen arkasından Iğdır’da 13 polisimizin alçakça şehit edilişi  bütün milleti sokağa döktü. Sadece küçücük Osmaniye ilimizden son 1 ay içerisinde 8 şehit verilmişti. Halk devletine olan bütün güvenine, bütün saygısına rağmen “ARTIK YETER” dedi. Sokaklara döküldü.

Halkın sokaklara dökülmesi için “ellerini oğuşturarak” bekleyenlere de gün doğdu. Bu tür toplumsal olaylar freni tutmayan bir kamyon gibidir. Dağdan yuvarlanan taş gibidir. Kontrol etmek neredeyse imkânsızdır.


Son iki gündür ortaya çıkan “Teröre Lanet” yürüyüşlerinde bazı istenmeyen olaylar yaşandı. HDP ilçe merkezleri, Hürriyet ve Sabah gazeteleri az-çok zarar gördü. Halkın tepkisi ne kadar haklı gerekçelere dayanırsa dayansın bunun şiddet yoluyla açığa vurulması kabul edilemez.

Halkı tahrik eden bazı sorumsuz politikacıların “tükürükle boğmak”, “sırtını PKK’ya yaslamak” şeklindeki demeçleri bu öfkenin ilk kıvılcımları oldu. Terör örgütüne silah taşıyan arabadan “milletvekili” çıktı. Terör örgütüne “canlı kalkan” olmak isteyen kişi “milletvekili” çıktı. Dağa lojistik destek sağlayan arabadan “milletvekili” çıktı.  Bunlar medyada yayınlanınca halkın öfkesi arttıkça arttı. Bazı Batı illerinde “Kürt” olarak tanınan sade vatandaşların iş yerlerine zarar verildi. Bazı vatandaşlar tartaklandı. Güneydoğu’ya sefer yapan bazı otobüslere zarar verdirildi.

Halkın bu kontrolsüz öfkesini dizginleyebilecek liderlere ve kanaat önderlerine ihtiyaç var. Yoksa haksız ve yanlış tepkiler faydadan çok zarar verir. Terör örgütlerinin işine yarar. Türk halkını “tükürükle boğmak” ile tehdit eden kişi tükürükle boğulmayı hak etmiş olabilir. Arkasını “PeKeKe’ye dayayan” bayan bence de meclisde değil arkasını dayadığı PeKeKe’nin yanında olmalıdır. Uykuda uyurken öldürülen 2 polisin katillerine yardım ve yataklık edenler elbette halktan saygı göremezler. 14 yaşındaki çocukları okullarından alarak dağa çıkaranlar ve sonra TV’de halkın karşısına geçip “onlar kendi istekleri ile gitmişler” diyerek halkla, annelerle, babalarla alay eden “eşbaşkanlar” elbette saygı görmeyecekler. Ama hiç kimse de yargısız infaza kurban gitmeyecek. Halkın tepkisine saygı duyuyoruz. Türk halkını kışkırtan “sorumsuz” politikacıların nazarımızda eli silahlı teröristten hiçbir farkı yok. Ama bunları yargılamak görevi de halkın değil bağımsız mahkemelerin. Halkın görevi güvenlik güçlerine destek olmaktır.

Teröre karşı bir araya gelemeyen, “oy hesabı” içerisine giren siyasiler terörün azmasından elbette ki sorumludurlar. İşte onlarla ilgili yargılamayı da halkımız 1 Kasım’da yapacaktır. Ben halkın bu yargılamayı en adil şekilde yapacağına inanmaktayım.

Teröre karşı mücadele sadece Türk halkının değil, Kürt, Arap, Laz, Çerkes bütün Anadolu insanının görevidir. Terör örgütünden korkarak kenara çekilmek, teröre izin vermektir. Ölen gencecik çocuklarımızın hayatı bizim hayatımızdan daha değersiz değildi. Teröre karşı çıkmak, teröre dur demek insanlık borcumuzdur. Teröre teslim olmak insanlığımızdan ödün vermektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim