• BIST 77.779
  • Altın 127,998
  • Dolar 2,9850
  • Euro 3,3066
  • Adana : 28 °C
  • İzmir : 25 °C
  • Ankara : 22 °C

Tır savcılarının iddianameleri hazırlandı

03.07.2015 19:01
Tır savcılarının iddianameleri hazırlandı
TIR Savcıları hakkında "müebbet" hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı

HSYK tarafından haklarında soruşturma yürütülen ve 8 Mayıs 2015 tarihinde tutuklanan savcılar Aziz Takçı, Özcan Şişman, Süleyman Bağrıyanık ve Ahmet Karaca ile Alay komutanı Özkan Çokayhakkında iddaname hazırlandı. Tarsus C.Baisavcılığında görevli savcı Mustafa Çelenk tarafından hazırlanan iddianame, 2.Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Savcılara " darbeye teşebbüs", "gizli bilgileri temin ve ifşa" suçlamasıyla müebbet hapis cezası istendi. 365 sayfalık iddianamede suçun işlendiği yer olarak Adana yazıldı.3 Temmuz tarihli iddianamede, aynı gün taraflara teblig edildi.

Savcı Çelenk tarafından yazılan iddianamenin sonuç kısmında "Şüphelilerin 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 89/1-2 maddesi uyarınca, eylemlerine uyan suçlardan dolayı, Yargıtay'ın görevli Ceza Dairesinde yargılanmalarının yapılması için, tüm şüpheliler hakkında ayrı ayrı son soruşturma açılması"  talep edildi.

Suçlamalar

İddianamede savcılara ve Özkan Çokay'a, "Cebir Şiddet Kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan Kaldırmaya veya Görevlerini Yapmasını Kısmen veya Tamamen Engellemeye Teşebbüs Etmek,  Devletin Güvenliğine İlişkin Bilgileri Temin Etme, Devletin Güvenliğine ve Siyasal Yararlarına İlişkin Bilgileri Açıklama (Tüm şüpheliler için ayrı ayrı)" suçlaması yapıldı. Suç tarihi olarak ise TIR'ların durdurulduğu 1 ve 19 Ocak 2014 tarihi denildi.

Hatay valisi ve başsavcısı müşteki oldu

İddianamede MİT'e ait olduğu iddia edilen TIR'larla ilgili MİT'in şikayetçi ve müşteki olarak yer almaması dikkat çekerken, müşteki ve ihbarcılar şöyle sıralandı: "1) BESTAMİ TEZCAN, Hatay eski, halen Konya Cumhuriyet Başsavcısı, 2) MEHMET CELALETTİN LEKESİZ, Hatay eski Valisi, halen Emniyet Genel Müdürü,3) Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03/01/2014 tarih ve 2014-57/363 sayılı ile 07/01/2014 tarih ve 2014-212/149 sayılı ihbar yazılar, 4) HSYK Teftiş Kurulu Başkanlığının 16/03/2014 tarih ve 2014/4 sayılı denetim emrine istinaden tespit olunan delil ve tespitler.  5) EMRE AKGÜL,    6)AHMET ÖZKÖSE"

İddianame HSYK Müfettişinin hazırladığı raporun kopyası

Savcılar hakkında hazırlanan iddianamenin HSYK Müfettişi Arif Sami Kaya tarafından savcılarla ilgili yürüttüğü soruşturmada hazırladığı raporun kopyası olması dikkat çekti. Savcının müfettiş raporunu neredeyse birebir şekilde iddianameye yansıtması göze çarparken, tutuklu savcıların lehlerine talep ettiği hiçbir belgenin iddianamede yer almadığı gözlendi. İddianamede, TIR'ların içerisinde bulunan malzemelerin ne olduğuna dair  (füze, 155'lik top mermisi vs) gibi bilgiler yer almazken, müfettişin raporunda da bunlara ilişkin bölümlerin "..." şeklinde sansürlenerek verildiği gibi sansürlenmesi dikkat çekti.

TIR'ların hangi yasal görevlendirme ile nereye gittiği bilgisi yok

İddianamede, TIR'ların nereye gittiğine dair tek bir bilgi, buna ilişkin tek bir resmi yazı da yer almadı. Ne şekilde devlet sırrı kabul edildiği ise net bir dille ifade edilemedi.

Soruşturma Adalet Bakanlığınınn ihbarı ile başlatıldı

İddianamede, savcvılar hakkında HSYK'da başlatılan önce inceleme akabinde yapılan soruşturmanın başlatılması ise şöyle anlatıldı: "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.01.2014 tarih ve 2014-57/363; 07.01.2014 tarih ve 2014-212/1499 sayılı ihbarları üzerine, Adana eski hâlen Mersin Cumhuriyet Savcısı Özcan ŞİŞMAN, Kırıkhan eski Cumhuriyet Başsavcısı hâlen Aksaray Cumhuriyet Savcısı Yaşar KAVALCIOĞLU ve Kırıkhan Cumhuriyet Savcısı Yunus ALKAN haklarındaki şikâyetin, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üçüncü Dairesinin 28.01.2014 tarihli ve 2014/198/1 sayılı kararı ile kısmen işleme konulmadığı, bu karara karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı ve Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ’ın, 17.03.2014 tarihli yeniden inceleme talebinin de aynı Dairenin 01.04.2014 tarihli ve 2014/198/3 sayılı kararı ile reddedildiği, bu ret kararına karşı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanı ve Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ tarafından yapılan itiraz HSYK Genel Kurulunca kabul edilerek Adana eski hâlen Mersin Cumhuriyet Savcısı Özcan ŞİŞMAN, Kırıkhan eski Cumhuriyet Başsavcısı hâlen Aksaray Savcısı Yaşar KAVALCIOĞLU ve Kırıkhan Cumhuriyet Savcısı Yunus ALKAN haklarında, dilekçe ve eki evrak kapsamındaki iddialar ile inceleme sırasında ortaya çıkabilecek sair hususlarla ilgili olarak keyfiyetin HSYK Kurul Müfettişi tarafından incelenmesi ve delil elde edildiğinde soruşturmaya geçilmesine ilişkin HSYK Genel Kurulunun 05.01.2015 gün, 2015/23 sayılı kararı ve Kurul Başkanının 28.03.2015 tarihli “Olur” unun bulunduğu evrak HSYK Teftiş Kurulu Başmüfettişliğine gönderilmesi üzerine 2014/133 sayılı ana dosya arasına alınarak söz konusu iddialar inceleme ve soruşturma kapsamına dâhil edilmiştir."

Basına sızdırma iddiasına yer verildi, buna ilişkin delil konulamadı

Savcılar hakkında hazırlanan iddianamede Savcılar Aziz Takçı ve Özcan Şişman'a "MİT'e ait TIR’ları durdurmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarının diğer ülkeler nezdinde zarar görmesine sebep oldukları ve yürütülen soruşturmaya ait bilgilerin basın yayın organlarında yer almasına sebep olarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettikleri iddiaları..." şeklinde iddanamede ifadeler yer alırken, buna ilişkin somut tek bir olay delil sıralanmaması dikkat çekti.

HTS kayıtları

İddianamede ayrıca iu bilgilere yer verildi: "Cumhuriyet Savcıları Aziz TAKCI, Özcan ŞİŞMAN, Yaşar KAVALCIOĞLU’nun kullandığı cep telefonlarından yaptıkları görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarına dair talep yazısı, mahkeme kararı, TİB’den gönderilen HTS kayıtları, bu kayıtlara ilişkin ilsak tabloları ve inceleme tutanakları dosya arasına iliştirilmiş, incelenen Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/19640 (117) sayılı soruşturma dosyası arasında bulunan Gökhan BAKIŞKAN, Orhan ŞAHİN ve Önder KIR’ın cep telefon numaralarına ilişkin HTS kayıtları tetkik edilerek tanzim edilen inceleme tutanakları, dosya arasına konulmuştur"

Delil olarak sıralananlar

İddianamede, TIR soruşturmalarında görev alan askerlerin ifadeleri delil olarak yer alırken diğer deliller ise şöyle özetlendi: 

 

"1- Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adana TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin kadro cetveli ve ekleri ile Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığına ait kadro cetveli ve ekleri, izin ve rapor durumunu gösterir listeler, (Ek:2/1-21)

2- Adana TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği ile Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığının işbölümü çizelgeleri, (Ek:3/1-26)

3- Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/19640 (117) soruşturma sayılı dosyasına ilişkin inceleme tutanağı ve dosya fotokopisi, (Ek:4/1-5270)

4- Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2 soruşturma sayılı dosyasına ilişkin inceleme tutanağı ve dosya fotokopisi, (Ek:5/1-259)

5- Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/136 (2014/54) soruşturma sayılı dosyasına ilişkin inceleme tutanağı ve dosya fotokopisi, (Ek:6/1-173)

 

6- Cumhuriyet Savcıları Aziz TAKCI, Özcan ŞİŞMAN'ın kullandığı cep telefonlarından yaptıkları görüşmelere ilişkin TİB’den gönderilen HTS kayıtları, bu kayıtlara ilişkin bilirkişiye düzenlettirilen ilsak tabloları ve inceleme tutanakları, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/19640 (117) sayılı soruşturma dosyası arasında bulunan Gökhan BAKIŞKAN, Orhan ŞAHİN ve Önder KIR’ın cep telefon numaralarına ilişkin HTS kayıtlarına dair inceleme tutanakları, (Ek:7/1-117)

7- Adana TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği ve Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığının olay tarihlerinde nöbetçi Cumhuriyet savcılarının belirlenmesi açısından alınan haftalık nöbet çizelgeleri, (Ek:8/1-11)

8- Orhan ŞAHİN’in aracına ait PTS kayıtlarının tespitine ilişkin müzekkere ve yazı cevapları, (Ek:9/1-49)

9- 19.01.2014 günü Adana Ceyhan Sirkeli Otoyol gişelerinde MİT’e TIR’ların ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması olayına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığınca ilgili Jandarma personeli hakkında Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine açılan davanın 2014/161 esas sayılı dosyasına ilişkin inceleme tutanağı, (Ek:15/1-5)

10- 01.01.2014 günü Hatay Kırıkhan’da ve 19.01.2014 günü Adana Ceyhan Sirkeli Otoyol gişelerinde durdurulan MİT TIR’larına ilişkin görüntü CD’lerine ait inceleme tutanakları, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 2014/51, 122 ve 144 sayılı değişik iş dinleme kararları ve eklerine ilişkin inceleme tutanakları, (Ek:11/1-24)

11- Adana TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Savcılarının gerek Adana civarında gerekse TMK 10. madde kapsamında bağlı illerde meydana gelen önemli adli olaylarda arama, el koyma, olay yerinde inceleme ve keşif yapma anlamında olay yerine gidip gitmedikleri hususuna dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkere ve cevabı, (Ek:12/1, 6) 01.01.2014 günü durdurulan MİT’e ait TIR’a ilişkin yapılan ihbarın kim tarafından yapıldığının tespiti açısından ihbarın yapıldığı Telekom bayi ile ilgili gerekli araştırmaların yapılması için yazılan müzekkere ve cevapları, (Ek:12/2, 30)

12- 01.01.2014 günü Hatay Kırıkhan’da ve 19.01.2014 günü Adana Ceyhan Sirkeli Otoyol gişelerinde durdurulan MİT’e ait TIR’lar ve onlara eşlik eden otomobillere ilişkin olarak, bilgileri olduğu düşünülen Hatay ve Adana Valilerine yazılı beyanda bulunmaları için yazılan müzekkere ve cevabi yazılar, (Ek:13/1-8)

13- Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine açılan 2015/99 esas sayılı dava dosyasına ilişkin tanzim edilen inceleme tutanağı, (Ek:10/178-179)"

Devlet sırrı tanımı

İddianamede uzun uzadıya "devlet sırrı" tanımı yapıldı şu ifadeler dikkar çekti: "Sır, başkalarınca bilinmesinde sakınca görüldüğü için bir olayın, bir bilginin, bir durumun vb. dışarıya karşı korunmasıdır. Bu koruma ihtiyacı, sırrın içeriğini oluşturan konunun, başkalarınca bilinmemesinde yarar görüldüğünü açığa vurur. İnsan için bilginin ve bilme durumunun dereceleri varsa; sır, gizlilik açısından en üstte yer alır. Gizlenen bilgi, üçüncü kişilerden özenle sakınılan bilgi, bir mahremiyet içerir. Başkalarına kapalı, alenileşmemiş, gizlenmesinde yarar görülen; bir bilgiye, bir olaya, bir duruma dair kapalı alandır sır. Tanrısal sırdan bahsederken, mitolojik öğelerin; doğadaki sırlardan bahsederken, yasaları henüz yeterince aydınlanmamış fenomenlerin; insana dair sırlardan bahsederken, özel yaşamın, devlete dair sırlardan bahsederken kamusal gizemin dilidir sır. Tanrısal sırlar; yaratıcı ile insan dünyası arasındaki bilgi düzeyinin hiyerarşik konumu gösterir. Üstelik mitolojik öykülere bakılırsa; insanın başına gelen belaların taşıyıcısı yine bu sırlardır."

"Devlet sırrı"na ilişkin yasal düzenleme yok itirafı

İddianamede yine "devlet sırrı"nı önce insanlara özgü olarak anlatırken, "devlet sırrı"na ilişkin hem tespitlere yer verildi hem de yasal düzenleme olmadığı itirafı yer aldı."İnsan nasıl sır tutar? Bu bilgiyi saklayarak, koruma altına alarak ve bazen de unutarak. Hafızasının derin dehlizlerine hapsederek. Devletlerin de sırları vardır. Devletler, insanların hafızaları gibi biyolojik bir hafızaya sahip olmadığından “arşivler” gibi devasa suni hafızalar içinde korur sırlarını.Sır, hukukun koruma altına aldığı bir konudur. Özel hukuk ve kamu hukuku alanlarında, sır kavramına ilişkin düzenlemeler vardır. Yasa koyucu, sır ve mahremiyet olgularını; açıklandığında veya ortaya çıktığında karşılaşılabilecek çeşitli durumları öngörerek tedbirli davranmıştır.Sır, hukuk tarafından farklı alanlarda düzenlenmiş bir kavramdır. Ancak devlet sırrının niteliği ve kapsamı hakkında Türkiye’de henüz yasal bir düzenleme yapılmamıştır." 

82 Anayasası'nın 26 ve 28.maddeleri

"1982 Anayasası’nın 26. maddesinde düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik hangi fikir ve düşüncelerin sınırlandırılabileceğini belirtirken, devlet sırrı kavramına yer vermiştir: “Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçla­rıyla sınırlanabilir.”

Yine Anayasa’nın 28. maddesinde, “devlet sırrı” ceza hukuku bakımından bir kriter olarak değerlendirilmiştir.“…Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar.” Bu düzenlemede ise bir aidiyetten bahsedildiğine göre devletin “şahsileştirilmesi” söz konusudur. Devlet de diğer tüzel kişiler gibi bazı gizli bilgilere (burada sır kelimesi geçmiyor) sahip olabilir."

                                                                                                                                          Savcılarla ilgili suçlamalar

Eski Adana Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık'ın dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve müsteşar Kenan İpek hakkında "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" iddiası ile hazırladığı tutanak iddianamede, darbe suçlamasına ilişkin organizasyonun bir parçası olarak anlatıldı. Tutanakta Bakan Bozdağ ve müsteşar İpek' "terör" suçlaması yapılmazken, iddianamede bu algının yaratılmaya çalışıldığı ileri sürüldü. Başsavcı Bağrıyanık'ın buna ilişkin savunmasına da yer verildi. Bağrıyanık savunmasında "Bakan ve müsteşar hakkında hazırlana tutanağın hiçbir yerinde 'terör' suçlaması olmadığını, buna göre terör algısı yaratılmak istendi iddiasının neye dayanılarak ortaya atıldığını sormuştu.

İddianamede suçlama şöyle anlatıldı: 

Bağrıyanık ile ilgili birinci iddia:

“01.01.2014 tarihinde, Hatay Kırıkhan’da MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurulması olayı ile ilgili olarak; Adalet Bakanı ve HSYK Başkanı Bekir BOZDAĞ ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve HSYK 1. Dairesi Üyesi Kenan İPEK tarafından telefonla aranıldığınızı iddia ederek, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun 26. maddesindeki özel düzenleme hatırlatıldıktan sonra “…ihbara konu TIR’ın MİT’e ait olduğu, sözü edilen Yasadaki özel düzenleme nedeniyle MİT görevlileri hakkındaki soruşturmanın yapılabilmesinin Başbakanın iznine tabi olduğu, bu nedenle görevli savcının bu TIR’da arama yapamayacağını, bu nedenle aramaya engel olunması…” şeklindeki beyanlarını müteakip, ilgililer hakkındaki şikâyetinizi içerir, sadece kendi isim ve imzanızın bulunduğu, hukuki anlamda tutanak vasfına haiz olmayan “Telefon Görüşme Tespit Tutanağı” başlıklı 02.01.2014 günlü yazıyı, ilgilerin mesleki sıfatları da gözetilerek bakanlık muharebe bürosu aracığı ile doğrudan görevli ve yetkili birimlere göndermek yerine, yapılan görüşme içeriğinin ve iddia edilen suçlamaların terör suçu ile ilgisi olmamasına karşın, Adalet Bakanı ve Müsteşarını terör örgütü üyesi olduğu algısını yaratacak şekilde 13.01.2014 tarihli “02.01.2014 tarihli Telefon Görüşme Tespit Tutanağı, tarafınızdan yürütülmekte olan 2014/2 nolu soruşturma dosyası ile ilgisi nedeniyle kapalı zarf içerisinde ilişikte gönderilmiştir.” şeklinde ifadeler içerir. Üst yazı ile birlikte mesleki müktesebatınızla da bağdaşmayacak ve planlanan bir organizasyonun parçası olacak şekilde TMK 10. Maddesi ile görevli Cumhuriyet Savcısı Aziz TAKCI’ya gereği ve ifası için yolladığınız” şeklinde iddiada bulunulmuştur."

İkinci iddia: ""01.01.2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’da, 09.01.2014 tarihinde ise Adana Ceyhan Sirkeli Otoyol Gişelerinde MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobillerin kolluk tarafından durdurulmasının hemen sonrası, araçların MİT’e ait, ilgili personelin de MİT personeli olduğu ve gerçekleştirilen faaliyetin de suç teşkil etmediğinin gerek Hatay ve Adana Valilerinin yazılı ya da telefonla, gerekse (kendi iddianıza göre) HSYK Başkanı olan Adalet Bakanı ile aynı zamanda HSYK 1. Dairesi Üyesi olan Adalet Bakanlığı Müsteşarı tarafından telefonla aranmak suretiyle size bildirilip 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun “Soruşturma İzni” başlıklı 26. madde hükmünün hatırlatılmasına, ayrıca MİT mensuplarının görevi sırasında ya da görevinden dolayı işledikleri suçlar nedeniyle Cumhuriyet savcısının doğrudan soruşturma yapamayacağına ilişkin düzenleme getiren 3713 sayılı Yasa’nın olay tarihinde yürürlükte olan mülga 10/b maddesinin açık hükmüne rağmen olaya herhangi bir müdahalede bulunmadığınız gibi, olay yeri görüntülerini içerir CD ile, alınan HTS kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; Hatay Kırıkhan’da durdurulan TIR nedeniyle olay yerine giden Cumhuriyet Savcısı Özcan ŞİŞMAN ile saat 20:45’te “…burada görevliler açtırmayız gibi şeyler var, bizzat gereğini yapıyoruz Başsavcım, açacağız şimdi, tamam” şeklindeki ifadelerin kullanması hususu birlikte değerlendirildiğinde, devlet sırrı niteliğinde olan TIR’lardaki malzemenin aramasını yapan ve yapmaya çalışan TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet savcılarının yasaya aykırı eylem ve işlemlerine doğrudan katılarak olayın gerçekleşmesine katkı sağladığınız, şeklinde iddiada bulunulmuştur."                                                                         

Eski Adana Başsavcı vekili Ahmet Karaca'ya yönelik suçlamalar

"01.01.2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’da MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobil ile 19.01.2014 tarihinde Adana Ceyhan Otoyol Gişelerinde MİT’e ait üç adet TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurularak aranması ya da aranmaya çalışılması olaylarına ilişkin olarak, TIR ve otomobillerin MİT’e ait, ilgili personelin ise MİT personeli olduğunun anlaşılmasına ve bu konudaki 3713 sayılı Yasa’nın olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 10/b maddesi ile 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun “Soruşturma İzni” başlıklı 26 maddesindeki açık hükümlere rağmen, usul ve yasaya aykırı arama kararı veren, arama kararını tatbik eden ve etmeye çalışan Cumhuriyet savcılarının eylem ve işlemlerinden haberdar olduğu halde, denetim ve gözetim yetkisine aykırı olacak şekilde arama gibi usulsüz soruşturma işlemlerinin yapılmasına sessiz kalarak devletin gizli sırlarının ifşa olmasına kasten sebebiyet verdiği, 01.01.2014 tarihinde Hatay Kırıkhan’da MİT’e ait TIR ve ona eşlik eden otomobil ile 19.01.2014 tarihinde Adana Ceyhan Otoyol Gişelerinde MİT’e ait üç adet TIR ve ona eşlik eden otomobilin durdurularak aranması ya da aranmaya çalışılması olayları ile ilgili olarak Süleyman BAĞRIYANIK’ın kaleme aldığı şikâyetini içerir tutanak vasfına haiz olmayan yazı içeriğindeki ileri sürülen iddialar üzerine usulsüz olarak yürütülen soruşturmayı sonlandırıp adi suçlara ilişkin isnatlar içeren şikâyet dilekçesini Bakanlık Muhabere Bürosu üzerinden ilgili mercilere gönderilmesi yerine, hukuka aykırı bir şekilde başlatılan soruşturmayı TMK 10. maddesi kapsamında görüp Adalet Bakanı ve HSYK Başkanı Bekir BOZDAĞ hakkında, UYAP üzerinden adlî sicil ve nüfus kayıt örneği de alarak terör suçlusu algısını yaratacak şekilde fezleke düzenlediği iddialarıyla re’sen icra edilmiştir."

Savcı Aziz Takçı'ya yönelik suçlamalar

HSYK müfettişi tarafından alınan HTS kayıtlarına ilşkin veriler, askerlerin ve tanıkların beyanlarının yanı sıra suçlama konusu şöyle ifade edildi: "İlgililerin HSYK’ya gönderdiği dilekçeler ve yapılan denetim sonucu re’sen elde edilen tespitler neticesinde; Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 01.01.2014 tarih ve 0410-2-14 tutanakta yer verilen “01.01.2014 günlü saat 16:00 sıralarında Komutanlığımıza gelen ihbar ile durdurulan 06 BR 8860 plakalı çekici, 06 DE 3290 plakalı dorse içerisinde kaçak silah bulunduğu” şeklinde ihbarı içeren yazının Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi üzerine, ihbar içeriğini 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında görerek Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2 sayısına kayden başlattığı soruşturmada, arama yapılması için Kırıkhan Jandarma Komutanlığına müzekkere yazdığı, nöbetçi olmadığı halde teamüllere aykırı olarak arama kararının icrası için olay yerine giden TMK 10. madde ile görevli Cumhuriyet Savcısı Özcan ŞİŞMAN ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/19640 (6526 sayılı Yasa ile kaldırılan TMK 10. madde ile Görevli Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/117) sayılı,01.01.2014 tarihinde MİT'e ait TİR ve otomobilin durdurulması olayı nedeniyle casusluk suçuna ilişkin yürütülen soruşturmanın şüphelilerinden Adana İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli olup olay tarihinde de izin alıp ziyaret bahanesiyle Kırıkhan’da bulunan ve Hatay İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli diğer şüpheli Üsteğmen Gökhan BAK1ŞKAN ile birlikte olay yerine giden Üsteğmen Orhan ŞAHİN'in, yılbaşı tatili olan 01.01.2014 gününün ilk saatlerinden başlayarak MİT'e ait TIR'ın durdurulmasının hemen öncesi ve sonrası ile olayın hitam bulduğu ana kadar yapılan birden çok telefon görüşmesine iştirak ederek başından beri planlanan yasa dışı organizasyonun içerisinde olduğu, ilgilinin, 01.01.2014 günü durdurulan TIR ve otomobilin MİT’e ait olduğunu her türlü şüpheden uzak kesin bir şekilde bilmesine, 3713 sayılı Yasa nın (mülga) 10/b maddesi ile 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu ’nun “soruşturma izni” başlıklı 26. maddesi açık hükümlerine ve MİT teşkilatının görevi kapsamında nakledilen ve devlet sırrı niteliğindeki malzemenin herhangi bir suça da konu olmadığının açıkça anlaşılmasına karşın, verilen arama kararının derhal geri alınması ve ilgililerle irtibata geçilerek gerçekleştirilmek istenen arama faaliyetinin durdurulması yerine, olayın arka planında kalarak devlet sırrının ortaya çıkarılmasına yönelik yapılan yasa dışı uygulamaya zımnen destek verdiği, MİT'e ait faaliyet ile ilgili usulsüz olarak vermiş olduğunuz arama ve el koyma kararının icrasını sağlayarak TIR 'lar içerisindeki malzemelerinin tespitini yaptırdığı, Adalet Bakanı ve HSYK Başkanı Bekir BOZDAG ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve HSYK 1. Dairesi Üyesi Kenan İPEK'in dönemin Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman BAĞRIYANIK'ı arayıp 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu 'nun 26. maddesindeki özel düzenlemesi hatırlatarak “...ihbara konu TIR 'ın MİT'e ait olduğu, sözü edilen Yasadaki özel düzenleme nedeniyle MİT görevlileri hakkındaki soruşturmanın yapılabilmesinin Başbakanın iznine tabi olduğu, bu nedenle görevli savcının bu TIR 'da arama yapamayacağını, bu nedenle aramaya engel olunması... ” şeklindeki beyanları sonrası, Süleyman BAĞRIYANIK'ın 02.01.2014 günü sadece kendi imzası ile düzenlediği ve tutanak vasfına haiz olmayan "Telefon Görüşme Tespit Tutanağı ” başlıklı yazının, konuşmanın içeriği ile ilgisi olmamasına rağmen terör suçu ile irtibatlandırılarak kendisine gönderilmesi üzerine, hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın terör suçu ile yapılan irtibatlandırma doğrultusunda Adalet Bakanı ve Müsteşarı hakkında, terör örgütü üyesi algısı oluşturacak şekilde uhdesindeki, 01.01.2014 tarihinde Hatay Kırıkhan'da, MİT’e ait olduğu anlaşılan TIR ve otomobilin durdurulması olayına ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olarak başlatılan 2014/2 sayılı soruşturma dosyası kapsamına alıp bilahare usulsüz bir şekilde eklediği evraka ilişkin olarak ayırma kararı vererek Adalet Bakanlığı Müsteşarı hakkında HSYK’ya suç ihbarında bulunduğu, Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ hakkında ise, 3713 sayılı Yasa'nın olay tarihinde yürürlükte olan mülga 10. maddesinde düzenlenen görev ve yetki kurallarına aykırı şekilde kendisini görevli görerek Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin 2014/54 sırasına kayden soruşturma başlattığı, Milli İstihbarat Teşkilatına ait TIR’ları durdurmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin itibarının diğer ülkeler nezdinde zarar görmesine sebep oldukları ve yürütülen soruşturmaya ait bilgilerin basın yayın organlarında yer almasına sebep olarak soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği hususları iddia konusu edilmiştir."

Savcı Özcan Şişman ile ilgili iddialar

Savcı Özcan Şişman ile ilgili de daha önce basına yansıyan soruşturmada görev alan askerlerin, kolluğun ve Hatay Başsavcısı, Hatay Valisi'nin ifadelerinin yanı sıra "MİT’in faaliyetinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olmamasına karşın sözü edilen Yasanın mülga 10. maddesi kapsamında görerek aynı suçlarla ilgili olarak Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcısı Yaşar KAVALCIOĞLU’na tutanakta belirtilen araçların aranması için talimat verdiği, olay yerine intikal ederek TIR’ların MİT’e ait, personelin de MİT personeli olduğunu bilmesine rağmen arama yapmakta ısrarcı olduğu, MİT Bölge Başkanının olay yerine intikalini müteakip kendisini tanıtmasının ardından, hâkim kararı olmadan Teşkilata ait araçta arama yapılamayacağı belirtilmesine rağmen, “Ben ararım” diyerek aracın kesinlikle aranacağını ve buna hiç kimsenin engel olamayacağını söylediği, MİT personeli hakkında, ancak yapılmakta olan bir soruşturma sırasında kullanılabilecek koruma tedbirlerinden olan gözaltına alma ve cep telefonlarına el koyma talimatlarını verdiği iddialarından ibarettir." iddialarına yer verildi.

 

Alay Komutanı Özkan Çokay'la ilgili iddialar

"En üst dereceli kolluk amiri sıfatıyla Adana eski İl Jandarma Alay Komutanı, hâlen Jandarma Okullar Komutanlığında görevli Kurmay Albay Özkan ÇOKAY hakkında, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca HSYK’ya gönderilen 2014/3764 sayı ve 14.03.2014 tarihli yazı ve eklerinde ilgilinin; 19.01.2014 Adana/Ceyhan gişelerinde MİT’e ait TIR’ları durdurarak 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda yazılı görevleri yerine getirmekle görevlendirilmiş MİT personelinin görevlerini yapmalarına engel olduğu, 2937 sayılı Kanunun 26. maddesine aykırı olarak MİT görevlileri hakkında açılan soruşturmada görev aldığı, devletin güvenliği ve iç veya dış siyasal yararları bakımında niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgilerin temin edilmesine veya açıklanmasına neden olduğu iddia edilmiştir. "

Tutuklama yapan mahkeme heyetinin üyesi İstanbul'a tayin edildi ama hala Tarsus'da

Alınan bilgiye göre, TIR savcılarını tutuklayan Tarsus 2.Ağır Ceza Mahkemesi üyesi Uğur Kalkan HSYK yaz kararnamesi ile İstanbul'a tayin edilmişti. Kalkan'ın özel görevlendirme ile Eylül'e kadar Tarsus'da görevlendirildiği ifade edildi. Durum Tarsus adliyesinde hakim mi yok tartışmalarını da beraberinde getirdi.

grihat.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:31
  • Beştepe’de kritik zirve27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:22
  • FETÖ mağduru polis adayları Cumhurbaşkanı'ndan yardım istedi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:09
  • TSK darbe girişimi için rakam verdi27 Temmuz 2016 Çarşamba 14:06
  • Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:04
  • Adana’da bir kalp ameliyatı için ilk kez robot kullanıldı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:54
  • Adana'da iş adamlarından da "1 dolar" çıktı27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:42
  • Otomobil portakal bahçesine uçtu27 Temmuz 2016 Çarşamba 12:39
  • Şehit Özel Harekat Polisi Malkav'a son görev27 Temmuz 2016 Çarşamba 11:28
  • 50 polisi şehit eden Pilot Azimetli'nin ifadesi27 Temmuz 2016 Çarşamba 10:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim