• BIST 77.898
  • Altın 128,241
  • Dolar 2,9840
  • Euro 3,3058
  • Adana : 35 °C
  • İzmir : 38 °C
  • Ankara : 32 °C

Türk Milliyetçiliği ve Ülkücülük!

27.04.2011 09:39
Osman PALAMUT / YAZAR

Osman PALAMUT / YAZAR

Anadolu topraklarındaki milliyetçilik ve ülkücülüğün kuru bir söylemden ibaret olmadığını, Ülkücülük ve milliyetçiliğin tekamül etmesinin altındaki temel sırrın İslam olduğunu en iyi bilenlerden biri olduğumu söylememe gerek yok, ancak bu hassasiyetimi sanırım bazı dostlarım yeterince algılayamamış.

Rahmetli Alparslan Türkeş’in temelini attığı Ülkücü hareketin geçmişine baktığımız zaman, Ülkü Ocakları’nın ülke genelindeki şubelerinde, hafta sonları Türk gençliğine verilen seminerlerin temelini İslami eserler olduğunu da anlatmama gerek yoktur.

Peki, hafta sonları gençlerin yer bulamadığı ve Rahmetlinin bin bir çileyle temelini atmış olduğu o ülkü ocakları şimdi nerede?

 Hiç unutmam, o seminerlerin temelini oluşturan konuşmalarda, İslamiyet’i kabul eden Türklerin, “İ’LA-YI KELİMETULLAH” davası uğruna tüm dünyaya Türk-İslam adaletini götüren atalarımızın, örnek mücadelesinin altı çizile çizile anlatılırdı.

Kusura bakmayın ama, bu gün hala o halkayı genişletme uğruna verdiğimiz mücadele çerçevesinde, derneklerimizde konuk ettiğimiz çok değerli akademisyen hocalarımızı dinlemeye gelen gençlerimiz, artık parmakla gösterilecek kadar azdır.

Şimdi sormak istiyorum;

Bu sorun için hiç özeleştiri yapıyor muyuz?

Yapmıyoruz ve bu manzara karşısında her zaman üzüntülerimizi ifade ediyoruz.

Ve üstüne üstlük tutuyorsunuz, gerek ilmi açıdan, gerek İslami açıdan ve gerekse günümüzde gençliği zehirlemek için büyük mücadele veren Siyonizm karşısında, büyük bir mücadele   Fetuhullah Gülen’i hiçte gereği olmadığı halde eleştiriyorsunuz.

Yetmedi mi bunca ayrılık gayrılık?

Meseleye tek pencereden bakarsanız, günümüzde eleştirilmeyecek kimse yoktur beyler,

Eleştirilmeyecek tek bir şey var;

Bir olmamız için,

Gür olmamız için,

Diri olmamız için,

Milli değerlerimizin ve kültürümüzün, kısaca medeniyetimizin pınarı olan İslam şemsiyesini tutanlara saygı duymaktır.

Bizim öğrendiğimiz Ülkücülük,

Bizim öğrendiğimiz Milliyetçilik,

Bizim öğrendiğimiz İslam,

Bize, Siyonizmin oyununa hiçbir dönemde gelmememizi öğretti.

Ve dostlarım, Irak’ta ve diğer İslam diyarlarında, Amerikalı şerefsizlerin yaptığı şerefsizlikleri hatırlatarak, hiçte alakası olmadığı halde göndermelerde bulunuyorlar.

Gerek Amerikalı şerefsizlerin ve gerekse batılı şerefsizlerin, gerek 19. Yüzyıla kadar ve gerekse günümüze kadar ve hala devam eden alçaklığını, Rusya Başbakanı Putin bile artık biliyor.

Ama önemli olan o şerefsizlikleri ortadan kaldıracak yarının neslini yetiştirmektir.

Gün geliyor düşmanınızın elini sıkıyorsunuz,

Peki neden?

Bu durum karşısında size gönül verenlerde büyük tepki gösteriyor.

Ama siz o elin neden sıkıldığını kavrayamazsınız.

Sonuç olarak;

Vay tarih vay siyaset erbapları,

Siyaseti miyaseti bilmem,

Sorumlusu kimse bu açık dilekçem,

Bitsin artık bu ayrılık gayrılık

Bu çile, aynı cümlede geçecekse,

Bileşik yazılsın bu üç kelime,

Aha da yazdım işte,

Türkislamülküsü

 

Ve diyorum ki;

Eleştirmek kolay, yaşamak zor.

Önemli olan da bunca tuzaklara rağmen yaşamayı başarmaktır diyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Adana Medya | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim