- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Türk Solu’nun samimiyet sınavı

Doğan Gülbasar / Gazeteci Yazar
14 Aralık operasyonu her ne kadar hükümet ve cemaat arasındaki savaşın önemli bir dönüm noktası gibi görünse de bana göre devrimci, demokrat ve Atatürkçüler açısından da bir samimiyet sınavı niteliği taşımaktadır.
Yakın tarihimizdeki birçok operasyon bu kesimleri hedef almıştır. Bu operasyon sonrası devrimci, demokrat ve Atatürkçü aydınlar yapılanları iktidarın muhalifleri susturmaya, baskı altına almaya ve sindirmeye hatta yok etmeye yönelik olarak değerlendirmiş; hukuk, adalet ve demokrasi vurgusu yapmıştı.
Bugün cemaat yanlıları benzer yakınmalar içinde.
Geçmişteki operasyonlardan iktidardan çok cemaat sorumlu tutulmuştu. Bu bir sır değil. Ergenekon, Balyoz, Odatv, şike gibi operasyonları yapan polisler ve davaları açan savcılar ile sanıkları mahkum eden hakimler bugün paralel yapı olarak suçlanmaktadır.
O dönemde bu davaların bayraktarlığını yapan daha dava sonuçlanmadan yayın organlarında “Ergenekon Terör Örgütü” ifadesini kullanarak sanıkları mahkum edenler de bugün sanık pozisyonunda.
Bu yaşananlar karşısında sol aydınlar biraz temkinli.
Kimin yanında duracaklarını bilmeyenler var. Oysa ki böyle bir olayda birinin yanında durmak gerekmiyor. Durulması gereken yer hukuk, adalet ve demokrasidir.
İktidar ve cemaat bugün ciddi bir sınavdan geçiyor. İktidar hukuk sınavından geçerken, şimdiye kadar hep egemen güçlerin ve devleti yönetenlerin yanında yer alan cemaat ilk kez muhalefet olmanın şaşkınlığıyla özgür basın, hukuk, adalet ve demokrasi ilkelerine tutunmuş durumda.
Türk Solu ise böyle bir ortamda “dün bana olmadık haksızlıkları reva görenlerin bugünkü haline bakın!” anlayışı ile ellerini mi ovuşturacak, yoksa sürecin adalet ekseninde ilerlemesine katkı mı koyacak? Bu anlamda sol kesim bir samimiyet sınavından geçiyor.
Çağdaş değerlere ve demokrasiye ülkemizde en çok sahip çıkan Türk Solu’nun başkasının başına gelmesine alışık olmadığı bu dönemde ilkelerine sahip çıkması çok önemli.
Ortada bir oluştuğu düşünülüyorsa gereği yapılır. Ancak uygulamalar ve yargılamaların adil ve hızlı olması hukukun bir gereğidir. Dün yargılanmayı beklerken yıllarca yatanların bugün buna karşı çıkmaları bekleniyor.
Şimdiye kadar samimiyet sınavından başarıyla geçen Türk Solu’ndan bundan sonraki süreçte de aynı samimiyet beklenmektedir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- FETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye karşı olmak yetmez28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Korkmakta çok haklısın!27 Temmuz 2016 Çarşamba 13:01
- At izi it izine karışmasın!25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Uğur Mumcu’dan korkan demokratlar!23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Yaverler cuntası!22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Türkiye işgal edilseydi21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Darbeye neden karşıyız?20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- CHP’li üyelerin uyumu göz yaşartıyor!16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Suriye’de olup da bizde olmayan ne var?12 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Demirspor’da yaprak kımıldamıyor09 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












