- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Türkiye'de sistem tartışmaları (2)

Dr. Ömer ULUÇAY / Yazar
- Sınırlar İçinde “Özerklik-Özyönetim”
Ulus-devlet yapısı, ülkemizde tabu durumundadır. Kim ki buna dil uzatırsa “milletin bütünlüğünü bozan” olarak damgalanmakta ve devre dışına itilmektedir. Ülkemizde, mevcut etnik-inanç sorunlarına siyasi çözüm yolu olarak görülen “özerklik-Özyönetim” teklifi; Türkiye’nin asil üyesi olmak istediği AB- Yerel Yönetimler Şartı esas alınarak ve buna ilaveler yapılarak, 26-27.12.2015 tarihinde Diyarbakır’da yapılan Demokratik Toplum Kogre’sinde, iki gün tartışılmış ve sonuç olarak Türkiye kamuoyunda tartışılmak üzere bir Deklarasyon-Bildiri ile açıklanmıştır.
Bu Bildirge Türkiye’nin sorunlarına çözüm metodu olarak yegâne alternatiftir.
DTK, DTP, HDK, DBP‘nin katılımlarıyla hazırlanan Bildirge özetle şöyledir:
*
(DTK-Özyönetimlerle İlgili Siyasi Çözüm Deklarasyonu)[1]
Kürt sorununun demokratik özerklik çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı ele alınamaz. Türkiye gerçeğinde demokratik özerkliğe dayalı bir siyasi ve toplumsal sistem yaratmadan Türkiye’nin demokratikleşmesi mümkün değildir.
Bu açıdan daha önce DTK’nın kamuoyuna sunduğu, HDK, DBP ve HDP’nin de programlarına aldığı demokratik özerkliğin içeriğini doldurarak kamuoyuna deklare etmek istiyoruz. Böylece özyönetim ilan eden halkımızın amacı ne, ne istiyor soruları daha iyi anlaşılacaktır.
Türkiye’nin tarihsel geçmişine, çok kültürlü ve çoğulcu toplum yapısına, kalabalık nüfus ve büyük coğrafya gerçekliğine en uygun yönetim modelinin demokratik özerklik olduğunu rasyonel düşünen herkes kabul etmektedir. Bu yönetim modeli aynı zamanda Kürt sorununun demokratik temelde ve birlikte yaşama çerçevesinde çözümünü de sağlayacaktır.
Demokratik özerklik, özyönetimler ve yerel demokrasi açısından spekülatif tartışmaların son bulması için Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik şartındaki çekincelerin kaldırılması yanında, aşağıda belirteceğimiz demokratik özerklik sorumluluk alanlarının tespiti çerçevesinde sadece Kürt sorununun değil; siyasi, toplumsal ve idari birçok sorunun çözümüne kapı aralayacağına inanıyoruz.
1.Ülke genelinde kültürel, ekonomik, coğrafi yakınlıkları dikkate alınarak bir veya birkaç komşu şehri kapsayacak biçimde demokratik özerk bölgelerin oluşturulması,
2.Tüm bu özerk bölgelerin ve kentlerin demokratik esaslarla seçilmiş meclisler ve meclisler içinden seçilmiş özyönetim organları tarafından Türkiye’nin yeni demokratik Anayasasının temel prensipleri çerçevesinde yönetilmesi.
3.Demokratik özerk bölgeler ve diğer idari birimlerde merkezi yönetimin seçilmişler üzerindeki her türlü vesayetine son verilmesi, seçilmişleri görevden alma yetkisinin kaldırılması.
4.Özerk bölge ve kentlerde şehir, mahalle, köy, kadın ve gençlik meclislerinin, farklı halklar ve inanç toplulukları meclislerinin, sivil toplum örgütlerinin karar alma ve denetleme süreçlerine doğrudan katılımının sağlanması,
5.Demokrasinin derinleşmesi, kapsamlılaşması, özgür ve demokratik yaşamın sağlanması açısından kadınların meclislerde, tüm karar mekanizmaları ve özyönetim kademelerinde eşit temsilinin tanınması.
6.Gençliğin karar mekanizmaları ve özyönetim organlarında yer alması.
7.Her kademede eğitimin özyönetimlere bırakılması. Türkçenin yanı sıra bütün anadillerin de eğitim ve öğretim dili olması. Türkçe’nin yanında yerel dillerin de resmi dil olarak kabul edilmesi.
8.Dil, tarih ve kültür alanında her türlü çalışma yapabilmek. Aynı zamanda inanç ve ibadet hizmetleri sunan kurumların özerk kurumlar olarak örgütlendirilmesi,
9.Bütün düzeylerdeki sağlık ve tedavi hizmetlerinin özerk yönetimlerce sunulabilmesi.
10.Yargı sistemi ve adalet hizmetlerinin özerk bölge modeline göre yeniden düzenlenmesi.
11.Toprak, su ve enerji kaynaklarının ekolojik çerçevede toplum yararına işletilmesi, denetlenmesi ve üretimden pay alma yetkisinin özerk bölge yönetimine verilmesi.
12.Özerk bölgenin yönetim alanında ve kent içinde, her türlü kara, hava, deniz ulaşım hizmetlerini sunması ve denetimini sağlaması. Trafik hizmetlerinin merkezi trafik kurumları ile uyumlu halde yerel yönetim organları denetimindeki birimlerce yürütülmesi.
13.Yukarıda belirtilen hizmetlerin sunulabilmesi için yerelde bütçelemenin özerk bölge yönetimine devredilmesi ve kadın odaklı bütçelemenin esas alınması; merkezle ve diğer yerellerle varılacak anlaşmalara ve hakkaniyet ilkelerine bağlı olarak bazı vergilerin özyönetim birimleri tarafından toplanması.
14.Özerk bölge yönetiminin denetiminde, yereldeki asayişin tümünü sağlayacak resmi yerel güvenlik birimlerinin kurulması, bu birimlerin anayasal kurallar çerçevesinde ihtiyaçlara bağlı olarak kurulmuş merkezi Savunma ve güvenlik birimleriyle koordineli olarak çalışması.
Sonuç olarak;
Demokratik özyönetimlerin Türkiye’nin demokratik birliği ve halkların ortak geleceği temelinde gerçekleşmesini ve bu nitelikte demokrasiyi ve özgürlükleri güvence altına alacak demokratik bir anayasa yapılması zorunludur. 27 Aralık 2015-Diyarbakır
*
Ülkemizin siyasal ve inanç temelli sorunlarını barışçı-siyasi yöntemle çözmek üzere alternatif iki görüş açıklanmış olmaktadır. Devleti yönetenler, her şeye kendileri karar vermektedir. Ankara valisi Nevzat Tandoğan sanki yeniden konuşmaktadır: “Bu memlekete komünizm lazımsa, onu da biz getireceğiz. Size ne oluyor?!”
Demokratik düzende alternatif görüşler normaldir ve olmalıdır. Ama refleks hep aynı olmuştur. İşte şöyle:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı[2], Demokratik Toplum Kongresi tarafından hafta sonu yapılan özerklik toplantısı ile ilgili HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Hatip Dicle, Kamuran Yüksek, Selma Irmak ve Sebahat Tuncel hakkında soruşturma başlattı. Soruşturmanın 'Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak', 'Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek', 'Terör örgütü propagandası yapmak' ve 'Halkı suç işlemeye teşvik' maddelerinden başlatıldığı öğrenildi.
Tartışma ortamının korunması gereklidir. Silah, söze tabidir. Sözü söylemeli. Barış içinde sorunlarımız çözüme ulaştırılmalıdır. İncelen ipi koparmak marifet olmasa gerektir.
*
Gazetelerden bazı başlıklar (28.12.2015):
1- "Geçtiğimiz hafta sonunda Diyarbakır'da Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Olağanüstü Konferansı'nda ortaya çıkan ve başta Kürt Sorunu olmak üzere Türkiye'nin temel sorunlarının çözümünü öngören "Siyasi Çözüm Deklarasyonu" demokratik siyaset alanına bir çağrıdır. Bu deklarasyon barışa bir fırsat daha vermek amacıyla hazırlanmıştır. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bazı bakanlar, siyasi parti sözcüleri ve Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün HDP'yi hedef gösteren mesajları ve 'ihanet' suçlamalarıyla demokratik siyaseti değil, çatışmayı, savaşı, ölümleri istedikleri bir kez açığa çıkmıştır."
2- CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Kürt sorununun çözümü için özyönetim de dahil olmak üzere tüm taleplerin masaya getirilmesi gerektiğini belirterek, “Kürt siyasi hareketi de sokak işgaliyle özerklik, özyönetim ilan edilemeyeceğini biliyor. Hükümet açısından da bir politika değişikliği söz konusu. Öldürerek, silahla Cizre’nin, Sur’un mahallelerindeki hendekleri kapatır, barikatları söküp atarsınız: Devletin gücü tabii ki buna yeter. Ama bu anlayışla da mesele çözülemez, Türkiye’nin bölünmesi önlenemez. Bölünmenin önüne geçilmek, terör bitirilmek isteniyorsa siyasi çözümden başka yol yok. Hükümetin de inatlaşmaması lazım.”
3- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Demirtaş'ın özerklik sözleri için "Bu Eşbaşkanı yaptığı ihanettir, provokasyondur" dedi.
4- Özerklik fırtınası. Ciddiyeti unutana haddini bildiririz. Devlet çok önceden savaş planı yaptı. Roboski sürüyor. Birlikte özgür bir anayasa yapalım. Kurşun yağıyor. Süper valiler geri geliyor. Eşkıyanın fantezisi. Özerkliğe soruşturma. Ateş çemberindeyiz. Roboskinin ağıdı direnişe çağrıdır. Bizim için doğru sistem, Başkanlık. Bölgede çok geç olmadan. Her partinin kendi anayasası var.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Darbe teşebbüsü ve mitingler28 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Mustafa Suphi -127 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman'ın başsız bedeni ayaktan asıldı26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe girişimi sonrası kaos25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (2)23 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Darbe teşebbüsü akabinde olağanüstü hal ilanı (1)22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Topal Osman savaşlarda ve Karadeniz'de21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Demokrasi darbeyi yener ve önler20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Topal Osman ve Mustafa Kemal Paşa19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe teşebbüsü ve meydanların gücü19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Prens Sabahaddin ve Adem-i Merkeziyet (3)16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












