- BIST 77.898
- Altın 128,241
- Dolar 2,9840
- Euro 3,3058
- Adana : 35 °C
- İzmir : 38 °C
- Ankara : 32 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Tutsak toprakların dikili ağacı

Sedat MEMİLİ / Yazar
Bir dikili ağacı olsun diye uğraşıyor bir çok insan…
Hayatlarını bu dikili ağaca sahip olmak için harcıyorlar.
Dikili ağacı olan sanki yarını garanti altındaymış gibi öğünür; öğünmekle kalmaz kendince bu beceriyi göstermemiş olan üzerinde de tahakküm kurar.
“Beceriksiz! Bu kadar yaşadı bir dikili ağacı bile yok…”
Örneğin ben bu anlayışla beceriksizler sınıfındanım.
Çok az insan ağacı diktiği toprağın egemenlik hakkı üzerinde kafa yorar.
Özgür olmayan topraklarda diktiğiniz ağaç özgür müdür?”
Ya da özgür olmayan topraklar üzerindeki dikili ağacın mülkiyet hakkını özgürce kullanabilir misiniz?”
Bu gün ülkemizde sayıları iki milyonu aşan Suriyeli göçmen var.
Sokaklarda insanlık dışı koşullarda yaşıyorlar.
Bunların hiç birinin mi ülkelerinde bir dikili ağacı yoktu?
Öyle mi sanıyorsunuz?
Yerlerinden yuvalarından ve yaşamlarından edilmiş bu insanların çoğunun kendi ülkelerinde dikili ağacı vardır.
Ve o dikili ağaçlar kendilerini özgür kılmamıştır.
Çünkü özgür olmayan topraklar üzerindeki hiçbir malın mülkün sahibi siz değilsiniz.
Toprağınız tutsaksa, eviniz, atölyeniz, tarlanız, bağınız, bahçeniz ve fabrikanız da tutsaktır.
Özgür yatırımlar özgür topraklarda gerçekleşir.
Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika’dan göç etmek insanların cesetleriyle doldu.
Özgürleştirilmemiş toprakların verdiği kurbanlardır o cesetleşen canlar…
Onlar artık insan değil birer sayıdır.
Şimdi benim güzel ülkemde, insanların bir çoğu dikili ağacın peşinde; ya topraklarımızın egemenlik hakkı?
Bu egemenlik hakkını elde etmedikçe çaktığımız her çivi, üst üste koyduğumuz her tuğla bizim değildir.
Ben bazılarına göre beceriksizim.
Çünkü, dikili ağacın değil de ağacı dikeceğim toprağın egemenlik haklarını için tükettim ömrümü.
Çanakkale’de benim için ölenler de öyle yapmıştı.
Şimdi, bakınız kendi ülkemde artık sular, sessizce paralı oluyor.
Bazı su kaynakları var, halkıma değil, özel kuruluşlara ait. Yarın bir gün kendi ülkemin gökyüzünden dökülen yağmurların bile halka ait olmadığını anladığınızda iş işten geçmiş olacaktır.
Parlamento özgür değilse ülkenin, suyu, toprağı, madenleri, tohumu da tutsaktır.
Bazen en özgür olduğunuz yer hapishane olabilir.
Ve tutsaklık deyince sadece insan anlaşılmasın… Su, toprak, tohum, maden, enerji, düşünce… Bunların tutsaklığı daha vahimdir. Ve o zaman anlaşılır ki, bazen cezaevi bile özgürlük alanıdır.
Evet ben beceriksizim; batmakta olan gemide kaptan köşkünde değil de en altta makine dairesindeyim. Ama gemi battığı zaman, ne bombalanacak fabrikam ne de terk edeceğim bir evim olacaktır.
Kaderimi bu ülkenin kaderi ile birleştirmiş olanlardanım. Ve bu açıdan kimsenin şüphesi olmasın ki;
Özgür olan az sayıda insandan biriyim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- Küçük müdürlerin küçük kapısı27 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- İmam hatipler ve terörizm26 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Ak Partiye öneriler25 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Halkın vicdanı harekete geçti22 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- Ateş ve altın21 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Orada kaldı20 Temmuz 2016 Çarşamba 06:00
- Uzak saniyeler19 Temmuz 2016 Salı 06:00
- Darbe'ye darbe18 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Bugün günlerden Dedem Rüstem Dağlı16 Temmuz 2016 Cumartesi 06:00
- Artık "halk" ithal ediyoruz15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İnsanı kaybettim, insan nerede?14 Temmuz 2016 Perşembe 06:00
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












