- BIST 77.779
- Altın 127,998
- Dolar 2,9850
- Euro 3,3066
- Adana : 27 °C
- İzmir : 24 °C
- Ankara : 20 °C
- Fethullah Gülen'in Papa'ya mektubu ve önerisi
- Norveç'ten Finlandiya'ya 100. yıl hediyesi: Dağ
- 15 Temmuz Yüreğir'de ölümsüzleşecek
- Sri Lanka’nın Ankara Büyükelçisi Amza’dan Vali Demirtaş’a ziyaret
- Cilt bakımında arı sütü kremi faydaları ve yararları
- Hadım cezasına hukukçulardan dikkat çeken uyarı
- Efkan Ala: 8 bin 113 kişi tutuklandı
- Korgeneral Yılmaz ve Tümgeneral Darendeli tutuklandı
- TEOG Türkiye birincisi Cumali Kankılıç Başkan Sözlü’yü ziyaret etti
- Adana’ya "Demokrasi Sokağı"
- Anne incir toplarken öldü, kızı sinir krizi geçirdi
- Katil zanlısı tutuklandı
- Ezgi Manlacı, Adana ASKİ'de kaldı
- Şehit Ömer Halisdemir'in adı havalimanına verilmeli
- Beştepe’de kritik zirve
Ülkede II. Akbulut vakası

Hasan Çevik / Yazar
ÜLKEDE II. AKBULUT VAKASI,
MEMLEKETE II. YILDIRIM DÖNEMİ
“İN AHMETÜL EL BİNALİ”
Tarih midir tekerrür eden yoksa insanlar mıdır tarihi değiştiremeyen?
Sizlere iki ayrı siyasetçi, iki ayrı Cumhurbaşkanı ve değişmeyen bir zihniyetten bahsedeceğim.
Tarih yine tekerrür etti…
Birinin Adı, diğerinin de Soyadı YILDIRIM.
İkisinin de memleketi Erzincan.
İkisi de başbakanları Cumhurbaşkanı olunca ’güvenilir el’ ya da başkalarının deyimi ile ‘emanetçi ve kukla başbakan’ oldular.
İkisi de Cumhurbaşkanı tarafından başbakan olarak atandılar. Aradaki tek fark son Yıldırım’ın atanmasının ülkede ilk kez sesli görüntülerle basına verilmiş olması!
İkisi de ‘düşük profil’ özelliklerinden dolayı tercih edildi.
Kim olduğunu herkes biliyor ama yine de söyleyeyim.
Biri YILDIRIM Akbulut diğeri Binali YILDIRIM.
*
Hatırlayınız Tayyip Erdoğan ilk yıllarında “Ben Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın devamıyım” demişti. Böylece yaptıklarıyla bunu da kanıtlamış oldu. Sonlarını hatırlatmaya gerek var mı bilemiyorum. Allah beterinden korusun kendilerini!(Onların kötü sonlarını onaylamadığım gibi, kimseye de böyle bir son dilemem.)
Turgut Özal Cumhurbaşkanı olunca Yıldırım Akbulut'u ANAP'ın genel başkanlığına ve dolayısıyla Başbakanlığa atamıştı. Binali Yıldırım da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AKP’nin genel başkanlığına ve dolayısıyla başbakanlığa atanmış oldu.
Özal, 9 Kasım 1989’da Çankaya Köşkü'ne çıkmış, boşalttığı koltuk için emanetçi bir isim arıyordu. Meclis’te yemin etme günü gelmişti, ancak belirsizlik hala sürüyordu. Güya 18 isimle ilgili bir anket yaptırmıştı fakat gerçek sonucunu kimse bilmiyordu. Tıpkı günümüzün temayül yoklaması gibi. Özal, yemin etmek üzere Meclis’e geldiğinde, birlikte merdivenden çıkarken görevi Yıldırım Akbulut’a vermişti. O anı ve sonrasını Akbulut şöyle anlattı:
"Bana orada (merdiven başında) ‘hükümeti sen kuracaksın’ dedi. Birlikte genel kurul salonuna girdik. O yemin ederken ben de hem Meclis Başkanı hem Başbakan olarak yanında durup yemin etmesini izledim. Ama herkes benim Meclis Başkanı olarak yemini izlediğimi düşünüyordu. Yeminden sonra istifamı verdim ve hazırlanmış olan Bakanlar Kurulu listesini hemen onaylattım."
Bu, Yıldırım Akbulut’un yaşadığı ilk sürpriz değildi. İçişleri Bakanlığı yaptığı sırada seçim olmuş, sonrasında oluşturulan kabinede yine bakan olarak yer alacağını sanmıştı. Ancak açıklanan yeni kabinede ismi yoktu. Buna çok içerleyen Akbulut kısa süreli bir şok yaşamıştı.
Evde üzüntü ile beklerken bir telefon geldi ve morali epeyce düzeldi. Akbulut bu telefonu ve sonrasını ise şöyle anlattı:
"Evin telefonu çaldı. Özel Kalem müdürü Tevfik Bey arıyordu. Bana ‘beyefendi sizinle görüşmek istiyor’ dedi. Turgut Bey telefonda ilk söz olarak ‘Üzüldün mü?’ dedi. İçime sindiremiyor ama kendisine de üzüldüğümü söyleyemiyordum. Sadece ‘ben güveninizi nerede yitirdim?’ diye sordum. Bana ‘Üzülme üzülme seni Meclis Başkanı yapacağım’ dedi. Ben de bu şekilde Meclis Başkanı oldum."
Allah selamet versin, Akbulut çok mizahi bir insandı! O dönem kendisi için, ama gerçek, ama yakıştırma epeyce fıkra üretilmişti! Gülmeye hasret olan halkımız da fıkralarla birazcık gülüyordu.
Yıldırım Akbulut’un Başbakan ve Genel Başkan olarak girdiği ANAP kongresinden Mesut Yılmaz’ın Genel Başkan ve Başbakan olarak çıkması da, atlanmaması gereken bir ironidir. Bu olay konusunda da Akbulut; “Özal’ın kendisine başbakanlığı verdiğini ancak Mesut Yılmaz’ı da örtülü olarak desteklediğini “söylemişti. Şaka gibi öyle değil mi? Eğer ki Ahmet Davutoğlu uyanıklık edip kongrede aday olmayacağım demeseydi, sonu tıpkı Akbulut gibi olacaktı.
Hatırlıyorum. Biz çocukken oyunda hata yapmışsak, gerçek karşılığını bilmiyorum ama “yanlışımı yok say” anlamında “tü yanlış minnüş” derdik. Merak ediyorum Davutoğlu hangi hatayı yaptı da Cumhurbaşkanı kendi yanlışı için “tü yanlış minnüş” dedi ve O’nu görevinden azletti.
Gelelim Binali Yıldırım’a ..
Soner Yalçın ‘Gemicik İktidarı ‘ adlı yazısında özetle şunları söyledi;
Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olunca, kadrosunu oluşturmak için Korkut Özal’a başvurdu ve onun yardımıyla Kahraman Emmioğlunu genel sekreter, ANAP döneminde Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü olan Mustafa Açıkalın’ı da sekreter yardımcılığına getirdi. Mustafa Açıkalın, o sırada kamuda mühendis olarak çalışan Binali Yıldırım'ı Erdoğan'la tanıştırarak İDO'nun başına geçmesini sağladı. O dönem Binali Yıldırım’ın ihtiyaç olmadığı halde Avustralya'dan 14 tane deniz otobüsü alması büyük tepki yaratmış ama bu icraatıyla Erdoğan'ın gözüne girmişti ve “istenileni yapan adam” olmuştu!
Anlayacağınız daha o günden bu günün garantisini vermişti.
Binali Yıldırım’ın üç çocuğu var:
Bülent Yıldırım, Erkan Yıldırım ve kızı Bahar Büşra Köylübay.
Bu çocuklar ile; gelin Seda Yıldırım ve damat Özkan Köylübay ‘ın sadece Türkiye'de değil; Hollanda, Panama, Güney Kore, Marshal Adaları gibi ülkelerde gemi şirketleri, çok sayıda gemileri var ve tıpkı Erdoğan’nın çocukları gibi “gemicikler” ile gündemdeler. Erdoğan ile Binali Yıldırım'ı tanıştıran Mustafa Açıkalın’a gelince;
İki dönem AKP milletvekilliği yaptıktan sonra, Mehmet Emin Karamehmet'e ait yılda 90 milyon cirosu olan ve 18 ülkeye ihracat yapan Çukurova Kimya'yı TMSF'den 35 milyona alarak kimya işine girdi. Allah var, hakkını yememek lazım Cumhurbaşkanı tüm hizmetkârlarına yaptıklarının karşılığını fazlasıyla ödemiştir. Kendi kesesinden değil ama, olsun. Bu bağlamda Ahmet Davutoğlu’nun da hizmetlerinin karşılığının ödeneceğinden zerre kadar şüphe duymuyorum. Yani ‘al takke ver külah.’
İlginç olan şey; tüm bu olup bitenler normalmiş gibi millet sadece konuşuyor veya seyrediyor. Bazı vatandaşlar tarihte böyle şey görülmemiştir diyor. Oysa gördüğünüz gibi ‘Tarih ülkemizde tekerrür ediyor ve etmiştir.’ Ülkemize II. ‘Yıldırım’ düşmüştür. Şimdiki başbakan ise ortaya karışık yapılmıştır “İN AHMETÜL EL BİNALİ”
Hasan Çevik 23.05.16
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
- İkinci islam15 Temmuz 2016 Cuma 06:00
- İslamiyet terör ve siyaset 212 Temmuz 2016 Salı 06:00
- İslamiyet, Terör ve Siyaset!11 Temmuz 2016 Pazartesi 06:00
- Yarınlar aydınlık yüzlü insanların olacaktır…30 Haziran 2016 Perşembe 06:00
- Kürtçe, Türkçe'nin alternatifi değildir28 Haziran 2016 Salı 06:00
- Yaşar Nuri Öztürk'ün anısına24 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Biz birlikte Türkiye'yiz22 Haziran 2016 Çarşamba 06:00
- Unutturulan Filistin ve Filistin savaşçıları20 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- Terörizmin dini imanı olmaz, olamaz13 Haziran 2016 Pazartesi 06:00
- “Muhteşem Bölge “ namı diğer “Ortadoğu”10 Haziran 2016 Cuma 06:00
- Dışişleri’nden Cevap ve düzeltme07 Haziran 2016 Salı 14:23
- Taner TalaşNe yaptığımızın farkında mısınız?

- Doğan GülbasarFETÖ’yü sadece Erdoğan bitirirdi!

- Osman PALAMUTBilgi kirliliği ve asılsız ihbarlar

- A.Kadir TUNÇERTarihe düşen cemre!

- İrfan CANSol yanın acıyor mu Türkiye'm

- Sedat MEMİLİKüçük müdürlerin küçük kapısı

- Zekeriya SOYDANZekeriya Soydan: Şebbihalar!

- Mehmet AkdoğanOral Korurlar ve yaşam ilkeleri

- Talat ÖzyürekDemokrasi nöbetinde düşündüklerim

- Yüksel MERTMilli irade için demokrasi

- Dr. Ömer ULUÇAYDarbe teşebbüsü ve mitingler

- Mahmut KORKMAZMillet korku duvarlarını yıktı

- Tülin ERSOYÜzerimize ölü toprağı mı serpildi?

- Uğur BaşaranSözlü inandırıcılığını yitirdi

- Foto-YorumHastane çöplerini okulun önüne atıyor!

- Hasan Çevikİkinci islam

- Prof. Dr. Yılmaz KURT15 Temmuz DARBE Girişiminin BATI Ayağı

- Orhan GöktaşPKK,Ermeniler,Zerdüştler ve İslami Terör

- Arif GökçeHayatımızı ibadet kılabilmek

- Hasan Hüseyin TÜRKTopa ayağını uzatan trilyonlar istiyor

- Aziz Terziİsrail Varlığı ile İlişkilerin Normalleşmesi Üzerine

- A. Niyazi SertkalaycıPRAG bu işleri

Haber Yazılımı: CM Bilişim

.20160727090929.jpg)












